Connect with us

Bilim & Teknoloji

WhatsApp’ın yeni kullanıcı sözleşmesi ne anlama geliyor?

Published

on

Foto: Alfredo Rivera , Pixabay

Mesajlaşma ve arama uygulaması WhatsApp’ın “kabul et” butonuna basmaktan başka alternatifi olmayan “gizlilik ve paylaşım” içerikli yeni sözleşmesi tartışmalara ve endişelere sebep oldu.

BBC, WhatsApp’ın söz konusu sözleşmesiyle ilgili derleme bir makale yayınladı. WhatsApp, kullanıcılarına son günlerde yeni gizlilik sözleşmesini kabul etmeleri, yoksa uygulamayı akıllı telefonlarından silmeleri yönünde bir uyarı gönderiyor.

Bir mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp, yeni sözleşmeyi ve veri paylaşımı kurallarını 8 Şubat’a kadar kabul etmeyenlerin telefonlarından uygulamanın silineceği uyarısı yapıyor.

Bu durum hem Türkiye hem de dünyanın dört bir yanında kullanıcıların WhatsApp uygulamasını silme kampanyasına katılmalarına yol açtı.

WhatsApp’ın alternatifi olan ve gizliliğe daha çok önem veren Signal adlı uygulamaya son günlerde ilgi yükseldi.

Peki WhatsApp’ın yeni gizlilik sözleşmesine göre kullanıcıların hangi bilgileri WhatsApp’ın sahibi olan Facebook ile paylaşılacak?

2016 yılından beri bu kurallar devredeydi

Facebook 2014 yılında WhatsApp’ı satın aldığından beri, veri paylaşımı ve gizlilik ile ilgili kuralların nasıl değişeceği merakla bekleniyordu.

Özellikle Facebook’un veri paylaşımı ve gizlilik konusunda isminin geçtiği skandallarla güvenilen bir platform olmaması, bu soru işaretinin ortaya çıkmasına neden olmuştu.

Wired dergisine göre WhatsApp’ın son günlerde kullanıcılarının ekranına gönderdiği uyarı, 2016 yılında Facebook ile hangi verilerin paylaşılacağına dair değişen kuralların bir uzantısı.

O yüzden dergiye göre bu kurallar 2016 yılından beri geçerli.

Wired’a göre pazartesi günü devreye giren yeni gizlilik sözleşmesi, daha çok WhatsApp’ın işletme hesabı (WhatsApp Business) olan kullanıcılarının sürdürdüğü iletişimin nasıl depolanacağına ilişkin bir değişiklik.

2016 yılında gizlilik ve veri paylaşımı kurallarıyla ilgili yapılan büyük güncellemede kullanıcılara bazı verilerin Facebook ile paylaşılmasını devre dışı bırakabilmeleri seçeneği verilmişti; ancak yeni sözleşmeyle bu seçenek uygulamadan kalkıyor.

2016 yılından sonra uygulamayı yükleyen bir milyarı aşkın kullanıcının verileri ise halihazırda Facebook ile paylaşılmaktaydı.

Facebook, Wired’a yaptığı açıklamada bu hafta yürürlüğe konan yeni sözleşmenin halihazırdaki gizlilik politikalarında bir değişiklik anlamına gelmediğini savundu.

WhatsApp hangi verilerinizi paylaşacak?

Wired dergisi, son değişikliğin uçtan uca şifreleme (end-to-end encryption) uygulamasını etkilemediğini vurguluyor.

Bu da gönderdiğiniz mesajların, fotoğrafların ya da diğer içeriklerin sadece kendi akıllı telefonunuzda ya da gönderdiğiniz kişilerin cihazlarında görüntülenebilmesi demek.

WhatsApp ve Facebook mesajların içeriğini görüntüleyemiyor.

WhatsApp’ın kullandığı ve paylaştığı veriler ise daha çok sizin uygulamayı nasıl kullandığınıza yönelik.

WhatsApp’ın Facebook ile paylaştığı veriler arasında telefon numaranız, WhatsApp’ı ne kadar süre ve ne kadar sıklıkla kullandığınız, diğer kullanıcılarla nasıl bir etkileşim içinde olduğunuz, cihazınızla ilgili bilgiler, IP adresiniz, işletme sisteminiz, tarayıcı verisi, bataryanın sağlığı, uygulamanın versiyonu, mobil ağ, dil ve zaman dilimi yer alıyor.

WhatsApp’a en başta verdiğiniz izne göre ödeme verileriniz ve konumunuz da Facebook ile paylaşabilen veriler arasında.

Wired’a konuşan Johns Hopkins Üniversitesi’nden kriptolog Matthew Green, “WhatsApp mesajlarınızın içeriğine dair gizliliğinizi korumakta gayet iyi. Diğer her şeye dair gizliliğiniz ise ihlal ediliyor gibi gözüküyor” yorumunda bulunuyor.

Dijital haklar grubu Fight for the Future’un başkan yardımcısı Evan Greer ise Wired’a, “Facebook’un yaptığı hiçbir ürüne güvenmiyorum. İş modeli gözetleme üzerine kurulu, bunu hiç unutmayın” diyor.

‘Değerli bir veri seti’

Forbes dergisi de WhatsApp’ın metaveri (metadata – üst veri) topladığına dikkat çekiyor.

Forbes, WhatsApp’ın böylelikle kiminle mesajlaştığınız, kimi tanıdığınız, ne zaman ve hangi sıklıkla konuştuğunuz gibi verileri paylaştığını aktarıyor.

Forbes’a konuşan sanal güvenlik şirketi Cyjax’ın baş bilgi güvenliği görevlisi Ian Thornton-Trump, “Metaveri de sizin verilerinizle ilgili bir veri. Verinin kendisi kadar güçlü olabilir” diyor.

Forbes’a yazdığı makalede siber güvenlik uzmanı Zak Doffman, “Eğer telefonunuzun numarası ya da cihazınızın kimliği sayesinde sizi çeşitli uygulamalarla eşleştirebilirsem, sizin metaverinizi de diğer bildiğim her şeye bağlayabilirim” vurgusunu yapıyor.

Doffman, metaverinin gri bir alan olduğunu ve mesajlaşma platformlarında yapılan her aktivite ile bu verinin değerinin yükseldiğini aktarıyor.

Hangi reklamlara maruz kalabilirsiniz?

TechRadar teknoloji haber sitesi, WhatsApp’ın statünüz, hikayeleriniz ve profil fotoğrafınızı da paylaştığını hatırlatarak bunlara uygun reklamlara maruz kalabileceğinizi aktarıyor.

Eğer WhatsApp statünüzde belirli bir araba modelini satın almak istediğinize dair bilgi paylaşırsanız Facebook’un bu veriyi reklam verenlere ileteceğini, böylece Facebook, WhatsApp, Messenger ve Instagram’da buna göre reklamlar görebileceğinizi aktarıyor.

WhatsApp’ın ödeme sistemini bir kahve markasından alışveriş yapmak için kullanırsanız ya da kahve içtiğinize dair uygulamada bir hikaye paylaşırsanız, bu tüketim alışkanlığınıza dair reklam görme olasılığının da yükseleceği vurgulanıyor.

TechRadar, WhatsApp işletme hesabınızın olması durumunda ise sattığınız ürünlerin rakiplerle paylaşılması ihtimali olduğuna da değiniyor.

WhatsApp’ın veri güvenliği ve gizliliğine dair bütün bu endişeler, Telegram ve Signal gibi uygulamaları daha popüler bir hale getirdi.

Facebook’ın WhatsApp’ı satın almasının ardından 2017 ve 2018 yıllarında WhatsApp’ın kurucuları Brian Acton ve Jan Koum sırayla şirketi terk etmişti.

Acton, birkaç ay sonra Signal Vakfı’nı kurgu. Kurum, açık kaynaklı Signal Protokolü’nü oluşturdu.

WhatsApp ve Signal gibi çok sayıda uygulama bu protokolü kullanarak uçtan uca şifreleme teknolojisini uyguluyor.

BBC’de yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilim & Teknoloji

Muhtemel ‘kıyamet senaryosuna’ karşı Norveç’teki modern ‘Nuh’un Gemisi’nde 60 bin bitki tohumu muhafaza ediliyor

Published

on

By

Norveç’in kuzeyindeki Svalbard Takımadaları’nda bulunan ve muhtemel bir kıyamet senaryosuna karşı bitki çeşitliliğini devam ettirmeyi amaçlayan depoya 60 bin yeni tohum gönderildi.

Kuzey Kutbu’na yakın bir noktada olan Spitsbergen Adası’ndaki “Nuhun Gemisi” lakaplı depoda yaklaşık bir milyona yakın farklı meyve, sebze, ağaç ve yabani bitki tohumu bulunuyor.

Toplam 36 farklı bölgeden gelen 60 bin tohuma, küresel ısınma konusunda yaptığı çalışmalarla bilinen İngiltere Kraliyet Ailesi üyesi Prens Charles’ın da katkı sağladığı belirtildi.

Foto: AFP

 

Global Crop Çeşitlilik Vakfı’na bağlı deponun müdürü Stefan Schmitz iklim değişikliğinin Dünya üzerindeki biyolojik çeşitliliği hızla düşürdüğünü belirterek, “Şu anda bir acil durum söz konusu. Bitki tohumlarını yok olmadan korumamız gerekiyor. Şu anda bu işlemi yapıyor olmamız iklim değişikliği ve gıda üretimi konusundaki çekincelerin ne boyutlara vardığını gösteriyor.” diye konuştu.

Schmitz, insan soyunun devamını garanti altına almak için en az 2-3 milyon arası tohuma ihtiyaç duyulduğunu da sözlerine ekledi.

Foto: AFP

 

Her bir bitki tohumunun sürdürülebilir tarım için önemli olduğuna değinen İskandinav Ülkeleri Genetik Bankası Başkanı Lise Lykke Steffensen ise, “Hızla büyüyen Dünya nüfusunu besleyebilmek ve doğa dostu bir dönüşüm yapmak için bu tohumlar büyük önem arz ediyor” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

Bilim & Teknoloji

Google, alınan nefesleri bile sayabilecek bir teknoloji geliştiriyor

Published

on

By

Foto: Daniela Dimitrova, Pixabay

Google’ın kullanıcılarının her attığı adımdan haberi olduğu gibi, artık uykulardan da “haberi” olacak.

Teknoloji devi, yeni cihazına entegre ettiği Soli teknolojisiyle, kullanıcıların uyku düzeninden, uyku esnasındaki hareketlerine, hatta aldığı nefese kadar takip edebilecek. Bu radar teknolojisi sayesinde kullanıcının uyurken ayrı bir cihaz takması gerekmediğinden, Nest Hub’ın uyku sensörü rakiplerine göre daha avantajlı sayılıyor.

Google’ın 15 bin kişi üzerinde 110 bin gece boyunca denediği teknoloji, uyku sorunu çekenler için bir çare kapısı olabilir. Fakat madalyonun bir de diğer yüzü var: “Kişisel hayatın gizliliği.”

Kişisel hayatın gizliliği

Dijital Demokrasi Merkezi Genel Direktörü Jeff Chester’e göre uyku takibi özelliği Google için insanların hareketlerini paraya çevirme yöntemlerinin sadece bir uzantısı.

Şirketin insan davranışlarını ve ilgi alanlarını “izinsiz” takip ederek kişiselleştirilmiş reklam sunduğu daha önce çok kez haberlere konu olmuştu. Dolayısıyla Google’ın uyku sensörü teknolojisinde sınırları ne kadar zorlayacağı kaygıları da beraberinde getirdi.

Amerikalı şirket, özelliğin sadece kullanıcının iznine bağlı olduğu güvencesini verse de daha önce kullanıcıları izinsiz takip ettiği bilindiğinden, bu alandaki hak savunucuları Google’ın teminatına şüpheyle yaklaşıyor. Şirketin gizlilik sözleşmesini sık aralıklarla güncelleyip, ayarları çoğu kullanıcı için anlaşılması zor bir hale getirmesi de şüpheleri arttırıyor.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Bilim & Teknoloji

Mars’taki hava durumunu ölçecek cihaz Finlandiya’dan

Published

on

By

NASA tarafından Mars’a gönderilen rover (keşif aracı) Perseverance’nin ince hassasiyete sahip hava durumu ölçen cihazı Finlandiya’da üretildi.

Mars’ta araştırmaları üstlenen rover’ın nem ve basınç ölçümüyle de ilgili yapacağı keşifleri de Finlandiyalı şirket Vaisala‘nın yüksek hassasiyete sahip cihazı üstlendi.

Yüksek hassatiyete sahip bu ölçüm cihazı Finlandiya’da üretildi

Finlandiya Meteoroloji Kurumu’nun aktif rol aldığı projede Avrupa’nın değişik yerlerinden bilim insanları da görev aldı.

Geçen ay (18 Şubat 2021) Mars’a yumuşak inen rover Perseverance, 473 milyon km’lik yolculuğuna 30 Temmuz 2020’de başlamıştı.

Finlandiya daha önce yine benzer bir cihazı Curiosity uzay aracı için de geliştirerek 2011 yılında Mars’a göndermişti.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber