Connect with us

Dünya

UNICEF, UNESCO: Salgında okullar açık kalmalı

Published

on

Koronavirüs pandemisinde okulların açık olup olmaması tartışma konusu. Çocuklar genel itibariyle covid-19’u hiç fark etmeden atlatıyor.

Birleşmiş Milletler ve Dünya Bankası yayımladıkları ortak raporda covid-19 riskine rağmen okuların açık kalması uyarısında bulundu. Raporda özellikle yoksul ülkelerde çocukların eğitimden uzak kalmalarının yarattığı zararın Covid-19 hastalığından daha büyük olduğu vurgulandı.

UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü), UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu) ve Dünya Bankası’nın ortak raporu haziran ve ekim ayları arasında 150 ülkeden toplanan verilerle hazırlandı.

Raporda düşük ve orta-düşük gelirli ülkelerde çocukların salgının başından bu yana neredeyse 4 ay okul eğitiminden geri kaldığına dikkat çekildi. Rapora göre yüksek gelirli ülkelerde yaşanan okul eğitimi kaybı ise ortalama altı haftaya denk geliyor.

‘Fırsat eşitsizliğindeki artış yıkıcı olabilir’

Berrak Kanbir Rodriguez Sanmartin’in Euronews’te yer alan haberine göre, UNICEF Küresel Eğitim Başkanı Robert Jenkins raporu “Salgının dünya çapında çocukların eğitimi üzerine verdiği zararı görmek için uzağa bakmaya gerek yok” ifadeleriyle kamuoyuna duyurdu. Jenkins açıklamasında okulların yeniden açılmasına öncelik vermenin ve eksikleri tamamlamak için ek ders sunmanın önemine işaret etti.

UNESCO Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Stefania Giannini ise salgının düşük ve orta-düşük ülkelerdeki eğitimdeki fon açığını arttıracağından beklemek yerine doğru yatırım seçimlerinin şimdiden yapılması gerektiğini vurguladı.

Eğitim sürecinin acilen başlatılması gerektiğine dikkat çeken Dünya Bankası Eğitim Direktörü Jaime Saavedra ise “Salgından önce eğitim yoksulluğundan ve öğrenim fırsatlarının eşitsizliğinden endişe duyuyorduk. Şimdi öğrenimde taban çizgisi düştü ancak, fırsat eşitsizliğindeki artış yıkıcı olabilir” dedi.

Rapordan öne çıkan notlar

  • Verileri derlenen 150 ülkenin üçte ikisinde okullar tamamen ya da kısmen açıldı
  • Her dört ülkeden biri ya okulların yeniden açılmasına dair planı uygulayamadı ya da yeni bir tarih belirleyemedi
  • Düşük gelirli ülkelerin beşte birinde uzaktan eğitim günleri resmi okul günü sayıldı
  • Eğitim bütçesine ilişkin soruları yanıtlayan 79 ülke arasında düşük ve orta-düşük gelirli ülkelerin yüzde 40’ı eğitim bütçesinde bu yıl kesinti yaşamakta olduklarını ya da önümüzdeki yıl yaşayacaklarını bildirdi
  • Her ne kadar katılımcı ülkelerin çoğu öğrencilerin eğitimlerini takip ettiklerini bildirse de, düşük ve orta-düşük ülkelerin dörtte biri hiçbir şekilde öğrenci takibi yapmadıklarını belirtti
  • Düşük gelirli ülkelerin yarısı Covid-19’a karşı gerekli olan el yıkama tesisatı, sosyal mesafe kuralları ve öğrenci ve öğretmenler için koruyucu ekipman satın almak için maddi imkanlarının yetersiz olduğunu bildirdi. Bu oran yüksek gelirli ülkelerde yalnızca yüzde 5 düzeyinde.
  • Yüksek orta-yüksek gelirli ülkelerin yüzde 90’ında öğretmenlerin okulların kapalı olduğu dönemde eğitime devam etmeleri istendi. Bu oran düşük gelirli ülkelerde yüzde 40’ın altında kaldı.
  • Neredeyse bütün ülkelerde eğitim ihtiyacını karşılamak üzere internet üzerinden bir platform, televizyon ve radyo programları ve evde ders paketleri gibi uzaktan eğitim imkanları hazırlandı
  • Her on ülkeden dokuzu internet üzerinden eğitim için, genellikle cep telefonu üzerinden ya da düşük ücretli veya bedava bağlantı sunarak erişim hizmeti sağladı, ancak bu erişimin maliyeti a.ısından ülkeler arasında büyük fark bulunuyor.
  • Her on ülkeden altısı velilere evde eğitim için rehber olması amacıyla malzeme sundu. Bu girişimler yüksek gelirli ülkelerde daha sıklıkla görüldü
  • Her on ülkeden dördü okulların kapalı olduğu dönemde çocuklar ve onlara bakan kişiler için psikososyal danışma hizmeti sundu Bu girişimler yüksek gelirli ülkelerde daha sıklıkla görüldü

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avrupa

AB Dışişleri Bakanları İsrail saldırıları için acil toplanıyor

Published

on

By

Foto: Greg Montani, Pixabay

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dışişleri bakanları, İsrail’in Filistinlilere saldırılarının ardından bölgede artan gerilimi görüşmek üzere olağanüstü toplantı yapacak.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “İsrail ile Filistin arasında devam eden gerginlik ve kabul edilemez sivil can kayıpları” nedeniyle gelecek salı bakanları olağanüstü toplantıya çağırdığını duyurdu.

Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Borrell, toplantının salı günü video konferans yöntemiyle yapılacağını açıkladı.

Borrell, “Şiddetin sonlandırılmasına AB’nin nasıl katkı sağlayabileceğini koordine edeceğiz ve tartışacağız.” ifadesini kullandı.

Gazze Şeridi’ndeki Filistinli direniş grupları, 10 Mayıs’ta İsrail polisinin işgal altındaki Doğu Kudüs’te yer alan Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah Mahallesi’nden çekilmesini istemiş, İsrail polisinin çekilmemesi üzerine Filistinli direniş grupları İsrail’e çok sayıda roket fırlatmıştı. Bunun üzerine İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik “Surların Muhafızı” adıyla askeri operasyon başlatıldığını bildirmişti.

İsrail’in 10 Mayıs’tan bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda şu ana kadar en az 147 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail tarafında ise Gazze’den atılan roketler nedeniyle 9 kişi yaşamını yitirdi.

Euronews’te yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Dünya

DSÖ: Çocuk ve gençleri bırakıp, aşıları yoksul ülkelere bağışlayın

Published

on

By

Foto: Jeyaratnam Caniceus, Pixabay

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yetişkinlerin ardından çocuk ve gençlere Covid-19 aşısı yapmayı planlayan yüksek gelirli ülkelere, ellerindeki aşıları düşük gelirli ülkelere bağışlama çağrısında bulundu.

Ghebreyesus, örgütün Cenevre’deki merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Covid-19 salgınının, ikinci yılında daha ölümcül olabileceği uyarısı yaptı.

Dünya genelindeki aşı adaletsizliğine dikkati çeken Ghebreyesus, yoksul ülkelerde sağlık çalışanları ve yaşlı grupların halen aşılanmadığına, hastanelerin dolup taştığına işaret etti.

“Şu anda aşı tedarikinin yalnızca yüzde 0,3’ü düşük gelirli ülkelere gidiyor.” uyarısı yapan Ghebreyesus, zengin ülkeleri Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı’na (COVAX) destek vermeye davet etti.

Ghebreyesus, “Bazı ülkelerin neden çocuk ve gençlerini aşılamak istediklerini anlıyorum. Ama şu anda onları yeniden düşünmeye ve bunun yerine aşıları COVAX’a bağışlamaya çağırıyorum.” diye konuştu.

DSÖ’ye göre, bugün itibarıyla salgın nedeniyle dünya genelinde 3,34 milyon kişi hayatını kaybetti, toplam vaka sayısı 161 milyonu aştı ve 1,26 milyon doz Covid-19 aşısı uygulandı.

Euronews’te yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

Alman istihbaratı İslam karşıtı hareketi kara listeye aldı

Published

on

By

Almanya’da İslam ve göç karşıtı Pegida hareketi, iç istihbarat tarafından “anayasaya aykırı aşırı sağ oluşum” ilan edildi. Bu kararla Pegida vakfı ile, bağlantılı kişi ve faaliyetlerin resmen izlenmesi mümkün olacak.

Almanya’da Saksonya eyaletine bağlı Dresden kentinde kurulan “Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Avrupalı Yurtseverler” (Pegida), iç istihbarat tarafından anayasaya aykırı oluşum ilan edildi.

Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın Saksonya birimi, Pegida’yı “aşırılıkçı niteliği kanıtlanmış yapılanma” olarak sınıflandırarak Pegida’nın yıllar içinde anayasaya aykırı bir oluşuma dönüştüğüne yönelik güvenilir yeterli bulgular bulunduğunu bildirdi.

Açıklamada, başlangıçta heterojen bir kitleye hitap eden Pegida’nın yıllar içinde hem ideolojik hem de söylem olarak giderek radikalleştiği ve aşırı sağ çevrelerin ayrılmaz bir parçası haline geldiğine yer verildi. Pegida’nın, parlamenter sistemi küçük düşürme, hukukun üstünlüğünü hiçe sayma gibi Alman anayasasının değerleriyle uyuşmayan tutumların propagandasını yaptığı, Yahudi, Müslüman ve azınlıklara yönelik düşmanca içerikler yaydığı kaydedildi.

‘Ciddiye alınacak bir tehlike’

İç istihbaratın Saksonya teşkilat başkanı Dirk-Martin Christian, Pegida’nın tanınmış aşırı sağcılara anayasa düşmanı tutum ve ideolojileri kamuoyuna yaymak için düzenli olarak ajitasyon platformu sunduğunu ve böylelikle aşırılıkçılarla aşırılıkçı olmayanlar arasında bir bağlantı unsuru işlevi gördüğünü kaydetti. Christian, “Bu şekilde kamuoyundaki tartışma ortamında demokratik, radikal ve aşırılıkçı tutumlar arasındaki sınır giderek belirsizleşmekte, aşırı sağcı düşüncenin toplumun merkezine giderek daha derin bir şekilde nüfuz etmesi, özgürlükçü-demokratik toplum düzenimiz için ciddiye alınacak bir tehlike oluşturmaktadır” dedi.

İç istihbaratın bu kararı, Pegida Derneğinin yanı sıra bağlantılı kişi ve faaliyetlerin de resmen istihbari takibini mümkün kılacak. Pegida’nın düzenlediği gösterilerdeki “barışçı katılımcıların” ise izlemeye dahil olmayacağı belirtildi.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber