Connect with us

Sağlık

Türkiye’nin kullanacağı Çin aşısının Brezilya’daki başarısı yüzde 50

Published

on

Türkiye’de kullanımına başlanacak Çinli Sinovac’ın geliştirdiği koronavirüs aşısının, Brezilya’da yapılan son aşama testlerinde etkinlik oranının yüzde 50.4 olduğu açıklandı.

Çinli şirket Sinovac’ın Brezilya’daki ortağı Butantan Enstitüsü, Faz-3 sonuçlarında elde ettikleri verileri paylaştı. Buna göre Türkiye’de perşembe günü uygulanmaya başlanacak aşının etkinlik oranı yüzde 50.4’te kaldı. Bu oranın, sağlık otoritelerden onay almak için yeterli eşik olan yüzde 50’nin çok az üstünde olması salgında 200 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği ülkede hayal kırıklığı yarattı.

Butantan Enstitüsü Başkanı Ricardo Palacios, yeni sonucun klinik yardıma gerek duyulmayan ‘çok hafif’ vakaları içerdiğini söyledi. Butantan Enstitüsü elde ettikleri verileri paylaşmayı, sözleşmedeki gizlilik maddelerinden dolayı daha önce üç kez ertelemişti.

Sinovac’ın geliştirdiği aşının Brezilya’daki deneyleri Butantan tarafından yürütülüyor. Enstitünün hazırladığı rapor, ülkenin sağlık otoritesi Anvisa’ya bugün sunulacak.

Brezilyalı Sağlık Bakanlığı yetkilileri, geçtiğimiz hafta aşının etkinliğinin yapılan ön çalışmalarda yüzde 78 olarak belirlendiğini açıklamış, federal sağlık ajansı Anvisa ise ön çalışmadaki verilerin tamamının kendilerine henüz ulaşmadığını duyurmuştu.

Türkiye’de perşembe veya cuma günü yaygın kullanımına başlanması planlanan aşının etkinlik oranına ilişkin farklı ülkelerden gelen açıklamalar tartışma konusu oldu.

Türkiye Bilim Kurulu, CoronaVac’ın ülkede yapılan testleri sonucunda toplam etkinliğinin yüzde 91,25 olarak hesaplandığını aktardı.

Brezilya’da ise, ön çalışmalara göre bu oranın yüzde 78 olduğu söylenmişti.

Son olarak, aşının klinik deneylerinin yürütüldüğü diğer bir ülke olan Endonezya aşıya onay vermiş, ülkenin Gıda Güvenliği Ajansı (BPOM), yapılan testlerde CoronaVac’ın yüzde 65 oranında etkili olduğunu aktarmıştı.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Delta varyantı ne kadar bulaşıcı, aşılar varyanta karşı etkili mi?

Published

on

By

İllüstrasyon: Inactive_account_ID_249, Pixabay

Covid-19 bazı coğrafyalarda mutasyon geçirerek yeni bir varyanta dönüştü. Kesin olmayan araştırmalara göre Delta varyantının ölümcüllüğü azaldı fakat yayılması daha hızlı. Delta varyantı ve diğer varyantların covid-19 aşılarına karşı dayanıklı olup olmadığı merak konusu.

Euronews’te yer alan habere göre, covid-19’a yol açan koronavirüsün en güçlü varyantı olarak kabul edilen Delta, birçok ülkenin kısıtlamaları hafifleterek ekonomilerini canlandırmaya çalıştığı bu dönemde yayılmaya devam ederken, virolog ve salgın hastalık uzmanlarının salgına ilişkin tahminlerinin de değişmesine neden oldu.

Aşılar Covid-19’un neden olduğu ağır hastalık ve hastane tedavisine ihtiyaç gereksinimini güçlü şekilde azalttı ancak elde edilen bulgular ilk defa Hindistan’da ortaya çıkan delta varyantının iki doz aşı olanlarda bile hızla bulaştığına işaret ediyor.

İngiltere’de koronavirüs varyantlarının genetik dizilim çalışmalarının başındaki mikrobiyolog Sharon Peacock “bugüne kadar görülen en güçlü ve hızlı varyant” olarak tanımladığı Delta’nın şu anda dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük risk olduğunu belirtiyor.

Delta varyantı neden daha bulaşıcı?

Çin’de yapılan bir çalışma koronavirüs bulaşan kişilerin ilk kez 2019’da Vuhan’da ortaya çıkan virüse kıyasla burunlarında bin kat daha fazla Delta varyantı taşıdığını tespit etti.

İngiliz mikrobiyolog Peocock daha fazla virüsün dışarıya atılıyor olması sebebiyle Delta varyantının daha bulaşıcı olabileceğini ancak bu konuyla ilgili araştırmaların hala sürdüğünü belirtiyor.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) San Diego Üniversitesi’nden bağışıklık uzmanlarına göre delta varyantı İngiltere’de ilk kez görülen ve orijinal virüsten daha bulaşıcı olduğu bildirilen Alpha varyantından yüzde 50 daha bulaşıcı.

Kaliforniya’daki Scripps Araştırma Dönüşümsel Enstitüsü Müdürü ve genetik dizilim uzmanı Eric Topol Delta varyantının kuluçka döneminin daha kısa olduğunu ve bu nedenle daha fazla viral parçacığa sahip olduğunu dile getiriyor. Topol bu durumun aşıları zorladığını ve aşılanmış kişilerin bu nedenle özellikle dikkat etmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Topol virüsün en çetin versiyonunun ortaya çıktığı bu dönemde kısıtlamaların kaldırılması, özellikle de maske kullanımından vazgeçilmesinin yapılması gereken son şey olduğu görüşünde.

Aşı Delta varyantına karşı ne kadar koruyor?

Delta’nın en kaygılandıran yönü insanları daha çok hasta etmekten ziyade daha hızlı bulaşarak aşı olmamış kişilerde ağır hastalığa yol açması ve hastene tedavisi gerektirmesi.

İngiltere Halk Sağlığı Kurumu geçen hafta yayınladığı son verilerde ülkede Delta varyantı nedeniyle hastanede yatan 3 bin 692 kişiden yüzde 53’ünün aşılanmamış olduğunu, yüzde 22,8’inin ise tam doz aşılanan kişiler olduğunu açıkladı.

Delta’nın en baskın varyant olduğu Singapur’da da geçtiğimiz hafta hükümet tarafından açıklanan son verilere göre Covid-19 vakalarının üçte birini aşılanmış kişilerin oluşturduğunu ancak hiçbirinde hastalığın ağır seyretmediği bildirildi.

Dünyada en fazla Covid-19 vakası ve hastalıktan kaynaklanan ölümlerin yaşandığı Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yeni enfeksyonların yüzde 83’üne Delta varyantı neden oluyor. Hekimler aşıların hafif enfeksiyonlara karşı yüzde 100 koruma sağlamamasının aşılanmış kişilerde hayal kırıklığı yarattığını belirtiyor. Ancak ülkede bugüne kadar koronavirüs kaynaklı ağır hastalıkların yüzde 97’sinin aşılanmamış kişilerde görülmesi aşıların etkinliği konusunda önemli bir veri sağlıyor.

Öte yandan İsrail’den gelen bilgiler aşı olanlar için biraz daha karamsar. İsrail sağlık yetkililerinin verdiği bilgilere göre halen koronavirüs nedeniyle hastanede tedavi görenlerin yüzde 60’ını aşılanmış kişiler oluşturuyor. Çoğunluğu 60 yaş üzeri olan bu kişilerin başka sağlık sorunu bulunduğu belirtiliyor.

Continue Reading

Sağlık

Pfizer-BioNTech’in 2. dozunun yan etkileri neler?

Published

on

By

Covid-19’a karşı üretilen Pfizer-Biontech aşısının özellikle ikinci dozunu yaptıranlar yan etkilerden şikayet ediyor.

Türkiye’de Sinovac aşısından sonra gittikçe yaygınlaşan ve halk tarafından tercih edilen BioNTech aşısının yan etkileriyle ilgili yapılan araştırmalar, ikinci dozdan sonra dile getirilen şikayetleri doğruluyor.

Pfizer-BioNTech aşısını yaptıran kişiler özellikle ikinci dozdan sonra yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrısı, mide bulantısı ve titreme gibi şikayetlerde bulunuyor.

ABD’de Gıda ve İlaç Dairesi’nin (FDA) yaptığı bir araştırmaya göre Moderna da dahil olmak üzere mRNA teknolojisi kullanan aşıların ikinci dozunu alanların en az 3’te 2’si yorgunluk, halsizlik ve kas ağrısı gibi konulardan şikayet ediyor.

Yan etkiler bununla da sınırlı değil. Mesela İsrail’de BioNTech aşısının ikinci dozunu olan çoğunluğu erkek 30 yaşın altında olan 62 kişide kalp kası enfeksiyonu (miyorkardit) görüldü.

CDA: Tüm yan etkiler vücudun antikor ürettiğinin bir kanıtı

ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC), mRNA aşılarının yan etkilerinin kol üzerinde ağrı, kızarıklık, şişme olarak görüldüğünü ve bu kişilerde yorgunluk, kas-baş ağrısı, titreme, ateş ve mide bulantısına sebep olabileceğini belirtiyor.

CDA, söz konusu yan etkilerin 1-2 gün içinde ortaya çıkabileceğini ve tüm bunların vücudun bağışıklık sisteminin harekete geçtiğinin bir kanıtı olduğunu ifade ediyor.

CDA, sitesinde BioNTech veya Moderna gibi Covid-19’a karşı mRNA teknolojisini kullanan aşılardan yaptıranların, ikinci dozda da aynı markaları tercih etmesi gerektiğini belirtiyor.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık’a göre de BioNTech aşısında yan etkiler kendini daha fazla gösteriyor.

Prof. Dr. Balık, “Bu yan etkiler aşı yerinde ağrı, şişlik, ateş, vücut kırgınlığı gibi belirtiler BioNTech aşısında daha fazla görülüyor ama bunların hiçbiri risk oluşturmuyor, kişiyi ağır hastalık geçirme ve ölüm riskinden koruyor. İnaktif olan Sinovac aşısında ise bu tip yan etkiler ya olmuyor ya daha az gözüküyor.” diyor.

mRNA tekniği nasıl çalışıyor, yan etki sebepleri nedir?

Bazı bilim insanları ciddi yan etkilerden kaçınmak için birinci ve ikinci doz aşılarda farklı markaların kullanılmasının yararlı olacağını savunuyor.

BioNTech veya Moderna gibi firmaların ürettiği mRNA aşıları, insan vücudundaki hücrelerde Covid-19 virüsünde yer alan proteine benzer proteinlerin üretilmesini sağlıyor. Bu sayede vücudun bağışıklık sistemi virüsü tanımlıyor ve ona karşı antikor üretiyor.

Aşı olanların vücutları ilk doz sonrası “aşıdaki virüs RNA’sına” tepki veriyor. Yan etkiler, vücudun iltihaplanmaya gösterdiği tepki de denilebilir. İkinci doz sonrası ise vücudun bağışıklık sistemi etkisini artırmak için, virüse karşı daha fazla tepki gösteriyor.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Sağlık

Stockholm merkezli AB kurumu: Ağustos başına kadar vakalar artacak

Published

on

By

İllüstrasyon: Inactive_account_ID_249, Pixabay

Merkezi Stockholm’de bulunan Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), salgının seyri ile ilgili hesaplamalara dayanan tahminlerini açıkladı. ECDC, Ağustos ayının başına kadar yeni vaka sayılarının beş kat artacağını tahmin etti. Vaka sayılarının artışına ise bulaşıcılığı yüksek Delta varyantının etkili olduğu belirtildi.

AB’nin hastalıklarla mücadele kurumu ECDC’nin tahminleri, Avrupa Birliği ülkeleri ile AB üyesi olmayan Norveç, İzlanda ve Lihtenştayn’ı kapsıyor. ECDC, bu bölgelerde 1 Ağustos’tan itibaren yedi günlük insidans oranının 100 bin kişi de 420 yeni vaka olacağını tahmin ediyor. Söz konusu bölgelerde geçen haftaki insidans oranı ise ortalama 90’dı.

Öte yandan kurum, hastanede tedavi görmeye ihtiyaç duyacak korona vakaları ve can kayıplarının ise devam eden aşı kampanyası nedeniyle daha az artacağını tahmin ediyor. ECDC, gözlemlediği 30 ülkenin üçte ikisinde vaka sayılarında artış eğiliminin başladığına ve yeni vakaların da çoğunlukla 15 ila 24 yaşlarında olduğuna dikkat çekti.

Delta varyantı ne kadar bulaşıcı?

Alman Daimî Aşı Komisyonu’nun (Stiko) açıklamasına göre Delta varyantı (B.1.617.2) Mart 2021’den beri yeni vakalarda baskın olan Alfa (B.1.1.7) varyantına göre daha bulaşıcı. İngiliz bilim insanları da Delta’nın Alfa’dan yüzde 60 daha bulaşıcı olduğunu ifade ediyor.

Dünya genelinde hızla yayılan koronavirüsün Delta varyantı Almanya’da da baskın varyant haline geldi. Vakaların yarıdan fazlasının kaynağı Delta. Delta’nın görüldüğü Türkiye’de de vaka sayıları yeniden artış eğiliminde.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber