Connect with us

İsveç

Türkiye Stockholm Büyükelçiliği’nden ‘arabasıyla İsveç’e gelecekler’ için duyuru

Published

on

Türkiye Stockholm Büyükelçiliği, özel arabasıyla Türkiye’den İsveç’e gelmek isteyenlere bir duyuru yaptı.

Büyükelçilik duyuruda şu ifadelere yer verdi:

Pandemi sürecinde taşıtları ile birlikte Türkiye’ye gelen veya gelecek olan şahıslara ilişkin Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünce hazırlanan bilgi notu aşağıda sunulmuştur.

Yurt dışından ülkemize gelen şahısların Koronavirüs (Covid-19) salgını dolayısıyla uygulanan seyahat kısıtlamaları ya da kendileri veya yakınlarının tedavisi gibi sebeplerle yurt dışına çıkamamalarından dolayı taşıtlarına verilen izin sürelerini geçirmeleri ya da söz konusu nedenlerle Türkiye’de fazla süre geçirdiklerinden yurt dışına çıkıp tekrar taşıtlarıyla birlikte Türkiye’ye girmek istediklerinde, giriş yapmak istedikleri tarihten geriye doğru 365 gün içerisinde en az 185 gün yurt dışında bulunma koşulunu sağlayamamaları söz konusu olmaktadır.

Bu çerçeve öncelikle, Türkiye’de bulunan kişisel kullanıma mahsus yabancı plakalı kara taşıtlarına ilişkin süreler, gümrük idaresine başvuru yapılmasına gerek olmaksızın 31.12.2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Bu tarihten sonra toplu olarak süre uzatımı yapılmamış olup süre uzatım talepleri kişilerin bireysel olarak kendilerine en yakın gümrük idarelerine müracaatları üzerine, aşağıdaki hususlar göz önünde bulundurularak değerlendirilmektedir.

Yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, taşıtı Türkiye’ye getiren kişinin kaza, yangın gibi beklenmeyen haller, herkesçe bilinen olağan dışı durumlar, hastalık ve tutukluluk hali gibi olayların taşıtın yurtta kalma süresi içerisinde cereyan ettiğinin resmi belgelerle ispatlanması hâlinde süre uzatımı yapılacaktır.

Bununla birlikte salgın nedeniyle alınan önlemler kapsamında;

– 65 yaş üzeri kişilerden sağlık raporu aranmaksızın,

– 65 yaş üzeri olmayan ancak kronik rahatsızlığı (bağışıklık baskılayıcı tedavi alanlar, kanser hastaları, organ nakli, kemik iliği/kök hücre nakli yapılan hastalar, kronik akciğer hastaları, şeker hastaları, komplike hipertansiyon, dekompanse kalp yetmezliği, akut koroner sendrom geçiren hastalar, kronik karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalar vb) bulunan kişilerce ibraz edilecek sağlık raporlarında istirahat süresinin bulunması şartı aranmaksızın,

– Gideceği ülke ya da güzergahı üzerinde bulunan bir ülkenin uyguladığı bilinen kısıtlamalar (sınırlarının kapalı olması, oturum izni bulunmayanların girişine izin verilmemesi vb.) nedeniyle yurt dışına çıkamayan kişilerden ayrıca bir belge aranmaksızın,

6 ayı geçmeyecek şekilde süre uzatımı yapılacaktır.

Öte yandan, 14.10.2020 tarihli ve 31274 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4458 Sayılı Gümrük Kanununun Bazı Maddelerinin Uygulanması Hakkında Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar ile anılan Karara Geçici 3 üncü madde eklenmiştir.

Bu çerçevede;

-14.10.2020 tarihinden önce taşıtla veya taşıtsız Türkiye’ye giriş yapan yurt dışında ikamet eden kişilerden Koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle yurt dışına çıkamayanların, 31.12.2021 tarihine kadar taşıtlarıyla Türkiye’ye tekrar girişlerinde, giriş tarihinden geriye doğru bir yılda 185 gün yurt dışında bulunma koşulu aranmayacaktır.

– Giriş tarihinden geriye doğru bir yılda en az 185 gün Türkiye Gümrük Bölgesi dışında bulunma koşulu aranmayacağı hükme bağlanmış olmakla birlikte, Milletlerarası Geçici İthalat Sözleşmesi ve bahsi geçen Karar uyarınca yabancı plakalı taşıtlarını getirmek isteyen kişilerin yurt dışında ikamet ediyor olmaları gerekmektedir. İkametgahı Türkiye’de olan kişilerin bu haktan faydalanmaları mümkün değildir.

-Kişinin 14.10.2020 tarihinden önce taşıtla veya taşıtsız Türkiye’ye giriş yapmış olması gerekmektedir.

-Kişinin halihazırda Türkiye’de bulunmasına gerek bulunmamaktadır. Keza, 14.10.2020 tarihinden önce Türkiye’ye giriş yapıp seyahat kısıtlarının kalkması, vaka sayılarının azalması gibi pandemi sürecinde yaşanan rahatlamalarla birlikte yurt dışına çıkış yapan kişilerin de bu süreçte Türkiye’de geçirdiği sürenin fazla olması nedeniyle yurt dışında yerleşiklik şartını kaybetmiş olması söz konusu olabilmektedir.

– Kişiler, 31.12.2021 tarihine kadar yapacakları girişlerde, giriş tarihinden geriye doğru bir yılda en az 185 gün yurt dışında bulunma koşulu aranmaksızın kendilerine ilk girişlerinde verilen sürenin kalanından faydalanabileceklerdir.

– Süresinin tamamını kullanan bahse konu geçici madde kapsamındaki şahısların 31.12.2020 tarihinden sonra günü birlik çıkış-giriş yaparak tekrar 730 gün süre almaları mümkün bulunmamakta, taşıtın en az 15 gün fiilen yurt dışında kalması ya da kişinin süre uzatım talebinde bulunması gerekmektedir.

– Kişinin taşıtını yurt dışına çıkarıp 15 gün veya daha fazla bir süre sonra tekrar getirmesi tekrar 730 gün süre alacağı anlamına gelmemektedir. Taşıtın bir önceki girişte verilen süreden kalan süresi varsa bu süre verilecektir.

– Kişilerin 31.12.2021 tarihinden sonra yapacakları girişlerde ise giriş tarihinden geriye doğru bir yılda en az 185 gün Türkiye Gümrük Bölgesi dışında bulunma koşulu aranacaktır.

– Söz konusu düzenlemeler salgından dolayı yaşanan veya yaşanacak mağduriyetlerin önüne geçmek amacıyla hayata geçirildiğinden Türkiye’ye taşıtları ile birlikte giriş yapmak isteyen ve 185 gün yurt dışında bulunma şartını sağlamayan kişilerin, yurt dışında ikamet ettiklerini ispatlamaları ve bu şartı (bir sene içerisinde 185 günden fazla yurt dışında kalmış olma) Dünya Sağlık Örgütünce pandemi ilan edildiği 11.03.2020 tarihinden sonra kaybetmiş olmaları gerekmektedir.

Bir başka ifade ile 11.03.2019-11.03.2020 tarihleri arasında 185 günden daha fazla yurt dışında geçirmemiş kişiler salgından önce de zaten yurt dışında yerleşik olma durumlarını kaybetmiş olduklarından söz konusu düzenleme kapsamında girmemektedirler.

Vatandaşlarımıza saygıyla duyurulur.

Büyükelçiliğin duyurusu için tıklayın.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İsveç

İsveç’te aşılananlar için pandemi ‘kuralları’ kalkıyor

Published

on

By

Foto: Angelo Esslinger, Pixabay

İsveç genelinde en az bir aşı olanların sayısı 7 milyonu geride bıraktı. Bu sayının 6 milyonu iki doz aşıyı da aldı. İsveç’te beklenen oranda aşının gerçekleşmiş olması sebebiyle pandemi kuralları (tavsiyeleri), tam doz aşılananlar için kaldırılıyor.

Pandemi için verilen tasviyeler, aşılanmayanlar için aynen geçerli olacak.

Aşı olmayanların, sosyal mesafeye uyması, yaşlı insanlarla ve risk grubundakilerle temas etmemesi, tiyatro, spor müsabakaları, konser gibi kalabalık etkinliklere katılmaması isteniyor.

İsveç Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Johan Carlson, “Tam doz aşı olmayanlar, dansa ve barlara gitmemeli,” dedi.

Verilere göre, 18 yaş üzeri aşılanması gereken 1.5 milyon insan kaldı. Uzmanlar, herkesin aşı olmasını tavsiye ediyor.

Aşıların etkili olması hakkında, virüse karşı koruduğu, ölüm riskini azalttığı ve bulaşma riskini de düşürdüğü biliniyor.

Continue Reading

Çevre

İsveç’te binlerce kişi doğada çöp topladı

Published

on

By

Foto: Pere Serrat, Pixabay

İsveç’te ve dünya genelinde her yıl, yaz sonunda ülke genelinde çöp toplama faaliyeti gerçekleşiyor.

Håll Sverige Rent (İsveç’i Temiz Tut) derneğinin organize ettiği etkinliğe binlerce kişi katıldı, İsveç genelinde binlerce torba çöp toplandı.

İsveç’i Temiz Tut etkinliği herkese açık. Etkinliğin resmi tarihi bu sene 18 Eylül’dü. Ancak geç henüz geç kalınmış değil. Etkinliğe katılmak için hrs.se sitesinden başvuru yapılabiliyor veya bağımsız da yapılabilir.

Continue Reading

İsveç

Lund Üniversitesi: Düzenli egzersiz yapmak anksiyete riskini önemli ölçüde azaltıyor

Published

on

By

Foto: Free-Photos, Pixabay

Düzenli şekilde spor yapmak, anksiyete riskini yüzde 60 oranında azaltıyor. İsveç Lund Üniversitesi’nin de dâhil olduğu araştırma, yaklaşık 21 yıl sürdü.

EurekAlert internet sitesinin haberine göre, araştırmacılar, 1989-2010 yılları arasında düzenlenen, “Vasaloppet” adı verilen, dünyanın en büyük uzun mesafe kayak yarışına katılan ve katılmayan kişilerin verilerini inceledi.

Sonuçları “The Innovation” dergisinde yayımlanan çalışmada, 400 bin kişinin verileri değerlendirildi.

Araştırmanın baş yazarı Martine Svensson ve İsveç Lund Üniversitesi Deneysel Tıp Bilimleri bölümünden araştırmacı Tomas Deirborg, “Fiziksel olarak daha aktif bir yaşam tarzına sahip olan grubun, 21 yıla varan bir takip döneminde, kaygı bozuklukları geliştirme riskinin neredeyse yüzde 60 daha düşük olduğunu bulduk.” dedi.

Uzmanlar, kadınlarda da erkeklerde olduğu gibi aktif yaşam tarzı ile düşük kaygı riski arasında bir bağlantı görüldüğünü kaydetti.

Erkek ve kadın kayakçılar üzerinde yapılan incelemelerde, erkek kayakçıların performans düzeyleriyle kaygı bozukluğu arasında doğrudan bir ilişki bulunamazken, kayakta yüksek performans gösteren kadınların daha düşük düzeyde performansta bulunan kadınlara göre 2 kat kaygı bozukluğu yaşadığını ortaya konuldu.

Ancak buna rağmen kaygı riskinin, yüksek performans sergileyen kadınlarda, egzersiz yapmayanlara kıyasla daha düşük olduğu belirtildi.​​​​​​​

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber