Connect with us

Kültür

Tatilde, karantinada izlenebilecek en iyi 12 pandemi filmi

Published

on

İnsanlık tarihi boyunca dünya genelinde milyonlarca can kaybına yol açan pandemiler elbette oldu. Belki de pandemi karşısında bugünün insanının çaresiz kalması insanın “unutkan” olmasından kaynaklanıyor.

Koronavirüs pandemisi 2020 senesini zora sokmuş olsa da, bundan daha kötüleri yaşandı. Bazılarının filmleri çekildi. Pandemiyi anlatan bazı senaryolar da filme alındı.

Avrupa genelinde yeniden bir kapanma, karantina süreci gerçekleşirken, pandemi hakkında çekilmiş filmler izlenebilir.

1- ‘Contagion (Salgın)’

Euronews’te yer alan habere göre, Hong Kong’da bir yarasanın domuzu ısırmasının ardından domuzdan insana geçen bir virüs salgınını konu alan 2011 yapımı ‘Contagion (Salgın)’ filmi elbette Covid-19’a benzerliği bakımından ilk sırada yer alıyor.

Filmin senaristi Scott Burns, olay örgüsünü yazmadan önce birçok bilim insanıyla görüştüğünü ve çoğunun yakın bir zamanda bu tarz bir salgın olacağını söylediğini ifade ediyor. Burns şu anda yaşananlar için “Ben o kadar şaşkın değilim” diyor.

2- ‘Outbreak’

1995 yapımı film ebola benzeri bir virüs salgınını konu alıyor. Dustin Hoffman, Morgan Freeman ve Rene Russo gibi yıldızların baş rollerde yer aldığı yapım, Netflix platformunda en popüler 10 film listesinin 3’üncü sırasında yer almayı başarmıştı.

3- ’28 Days Later ve 28 Weeks Later’

2003 yılında çekilen ’28 Days Later’ filmi tüm dünyaya yayılan ve enfekte olanların birer yaratığa dönüştüğü bir hikayeye sahip. Normal ‘zombi’ filmlerinden farklı bir olay örgüsü olan filmin beğenilmesi sebebiyle 2007 yılında ’28 Weeks Later’ adlı serinin ikinci filmi çekildi.

4- ’12 Monkeys’

Terry Gilliam’ın bilim-kurgu başyapıtı ’12 Monkeys’, zamanda seyahat ederek 90’lı yıllara gönderilen ve o dönemde başlayan bir salgın hastalığı konu alıyor. 1995 yapımı filmin baş rollerinde iki tanıdık isim Bruce Willis ve Brad Pitt’in performansları görülmeye değer.

5- ‘Carriers (Veba)’

2009 yılı Hollywood yapımı film ölümcül bir salgına karşı mücadele eden 4 arkadaşın hikayesini konu alıyor. Filmin senaryosu ve yönetmenliğini ise Alex Pastor ve David Pastor üstleniyor. Filmin oyuncuları arasında ise; Josh Hartnett, Chris Pine ve Lou Taylor Pucci yer alıyor.

6- ‘World War Z’

2013 yapımı filmin baş rolünde yine Brat Pitt’i görüyoruz. Dev yapım 190 milyon dolarlık bir bütçeyle çekildi. Salgın filmleri denilince akla ilk gelen filmlerden biri olan ‘World War Z’, Max Brooks’un aynı adlı romanından sinemaya uyarlandı. Yaklaşık 2 saat süren filmde, zombi salgını yaratan bir virüsün ardından hayatta kalmaya ve ailesini hayatta tutmaya çalışan bir adamın hikayesi konu ediliyor.

7- ‘Flu’

2013 yılı Güney Kore yapımı Flu, kurbanlarını 36 saatte öldüren H5N1 virüsünün sebep olduğu bir salgını konu ediniyor. Salgın, Güney Kore’nin başkenti Seul’e 20 kilometre uzaklıkta bulunan bir şehirde insan kaçakçılarının bir konteynırın içerisinde ölmüş göçmenleri bulmasıyla başlıyor.

8-‘Panic In The Streets’

Kayseri kökenli bir Rum ailenin çocuğu olarak Elias Kazancıoğlu ismiyle İstanbul’da doğan Elia Kazan’ın kült filmlerinden olan ‘Panic In The Streets’, 1950’li yıllardaki bir veba salgınını konu alıyor. Filmde bir doktor ve polis birlikte hareket ederek New Orleans’da büyük ölümlere yol açan salgının kaynağını bulmaya çalışıyor. Ancak ikilinin bunu yapmak için sadece 48 saatleri var.

9- ‘Blindness’

Seyircinin aklında en çok kalan filmlerden biri olan ‘Blindness’, 2008 yapımı. Konusu itibariyle diğer salgın filmlerinden ayrılan ‘Blindness’ta körlük salgını üzerinde duruluyor. Hızla yayılan bu salgın ise, pek çok kişinin yaşamını değiştiriyor, ancak biri hariç. Film sıra dışı senaryosuyla dikkat çekiyor.

10-‘The Last Man on Earth’ (1964), ‘The Omega Man’ (1971), ‘I Am Legend’ (2007)

Richard Matheson’ın 1954’te yazdığı roman ‘I Am Legend (Ben bir efsaneyim)’ 3 farklı uyarlamayla karşımıza çıkıyor.

Tüm filmler romanda geçtiği gibi dünyadaki insanların çoğunun ölmesine neden olan bir salgın hastalığı konu alıyor. Salgına yakalananlar birer yaratığa dönüşüyor. Will Smith’in oynadığı 2007 yapımı film, romanın konusuna sadık kalırken olay örgüsünün sonundaki büyük dönüşe (twist) odaklanıyor.

Vincent Price’ın 1964 yapımı ‘The Last Man on Earth’, üç film arasında en düşük bütçeye sahip olmasına rağmen en iyi hikayelerden birini işliyor. 1971 yapımı ‘The Omega Man’ ise üç film arasında sinemaseverlerde ayrı bir yere sahip.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İsveç

Dünyaca ünlü İsveçli müzik grubu Abba 40 yıl sonra geri döndü

Published

on

By

İsveçli efsanevi müzik grubu Abba, yaklaşık 40 sene sonra yeni bir albümle hayranlarının karşısına çıkacağını açıkladı.

70’li yılların Avrupa ve dünyadaki en ünlü müzik gruplarından olan Abba, 1982 yılında dağılmış, grup elemanları tekrar bir araya gelmeyeceklerini açıklamıştı.

Geçtiğimiz perşembe günü grubun üyelerinden Bjorn Ulvaeus ve Benny Andersson’dan yapılan açıklamada, Abba’nın yeni bir stüdyo albüm projesiyle geri döneceği ve bu çerçevede İngiltere’nin başkenti Londra’da bir konser vereceği belirtildi.

Voyage adlı yeni albüm, 10 parçadan oluşacak ve 5 Kasım 2021’de piyasaya çıkacak.

Grup üyeleri Ulvaeus ve Andersson konuyla ilgili olarak, “Albüm şu anda hazır cepte duruyor. Neredeyse 40 sene geçti. Ancak sanki aradan hiç zaman geçmemiş gibi hissediyoruz. Geri dönmemiz, inanılmaz bir şey. Yaşımızın elverdiği ölçüde, elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. 40 sene sonra yeni bir albüm yapmaktan daha güzel bir şey olamaz. Hala çok iyi arkadaşız ve yeni şarkılar bestelemeyi seviyoruz.” ifadelerini kullandı.

Haberin tamamı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

‘Aşı pasaportu’ Avrupa Birliği genelinde yürürlüğe girdi

Published

on

By

İllüstrasyon: Gerd Altmann, Pixabay

Avrupa Birliği’nin (AB) koronavirüs salgınında seyahatleri kolaylaştırmak için hazırladığı “aşı pasaportu” uygulaması bugün itibariyle (1 Temmuz 2021) yürürlüğe girdi.

AB sınırları içindeki seyahatlerde kullanılacak aşı sertifikası uygulaması resmen faaliyete geçti.

Artık AB ülkelerinden hava yolu seyahatlerinde uçağa binmeden önce sertifika sunmak gerekecek.

Ücretsiz olan “AB Dijital Covid Sertifikası”, kâğıt veya dijital şekilde hazırlanıyor.

Ayrımcılığın önlenmesi amacıyla aşı olmayan kişiler de sertifikaya sahip olabiliyor.

Aşı sertifikası, kişilerin covid-19 aşısı olup olmadığını, olduysa nerede ve hangi aşıyı olduğunu gösteren bilgiyi, hastalığı geçirenlerin iyileştiğine dair belgeyi ve negatif test sonucunu içeriyor.

Covid-19 testlerinin PCR türleri, seyahatin 72 saat öncesine kadar yapılıp sertifikaya tanımlanabiliyor.

Hızlı antijen testler ise 48 saat öncesine kadar yapılabilirken, bu testin tanınmasına her ülkenin kendisi karar veriyor.

Sertifikayla AB’de onaylı covid-19 aşılardan Pfizer, Moderna, AstraZeneca ve Johnson and Johnson olmuş ve son dozun üzerinden 2 hafta geçmiş kişilere seyahatlerde ek test veya karantina gibi kısıtlamalar uygulanmıyor.

Sertifika, AB vatandaşlarına, hangi ülkenin vatandaşı olduğuna bakılmaksızın ailelerine, ayrıca AB’de ikamet eden ancak AB vatandaşı olmayan kişilerle diğer AB ülkelerine seyahat hakkı bulunan ziyaretçilere veriliyor.

Aşı sertifikası, tüm AB ülkeleriyle birlikte İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre’de geçerli oluyor.

Sertifika üye ülkelerin dilleri ile birlikte İngilizce olarak hazırlanıyor.

Şimdilik 12 ay için geçerli olan sertifika, seyahatlerde kontrol ediliyor.

AB sertifikasının dış ülkelerle de karşılıklı tanınmasına yönelik görüşmeler yürütülüyor.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

İsveç

İsveç’te ‘Midsommar’ nedir, nasıl kutlanır?

Published

on

By

Foto: Corina Selberg, Pixabay

İsveç’te “yılın en uzun gününün” ardından ülke çapında geleneksel Midsommar (yaz ortası) kutlanıyor. İsveçlilerin kafalarına çiçekten taç taktıkları bu günde doğurganlığı simgeleyen çiçekli bir direk toprağa gömülerek, doğanın canlanacağına ve bitki örtüsünün renkleneceğine inanılıyor.

Kurbağa dansları ve şarkıları eşliğinde Midsommar direğinin (Midsommarstången) etrafında halka şeklinde el ele tutuşan İsveçliler, müzik eşliğinde geleneksel danslar ediyorlar. Midsommar bu sene 25-26 Haziran tarihlerinde kutlanıyor.

Geleneksel olarak patates haşlaması, salamura ringa balığı, çilek ve likörlerin tüketildiği bu günün kökleri pagan geleneğine dayanıyor. Midsommar Günü’nde çuvalla koşu yarışı, halat çekme, ağızda kaşıkla yumurta taşıma gibi geleneksel oyunlar da oynanıyor.

Noel’den sonra ülke için ikinci en önemli gün sayılan Midsommar’da İsveçliler, 7 farklı çiçeği doğadan toplayıp gece uyumadan önce yastıklarının altına koyuyor ve gelecekteki eşlerinin o gece rüyalarına gireceğine inanıyor.

Her yıl 19 ve 25 Haziran tarihleri arasındaki cuma akşamı Midsommar Gecesi; cumartesi ise Midsommar Günü olarak kutlanıyor. Finlandiya, Norveç ve Danimarka gibi diğer kuzey Avrupa ülkelerinde de kutlanan Midsommar İsveç için ise özel bir anlam taşıyor. İsveç’te 6 Haziran yerine Midsommar Gecesinin ülkenin ulusal bayramı olarak kabul edilmesi teklifleri söz konusu.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber