Connect with us

Bilim & Teknoloji

Salgınların kaynağı “küresel ısınma” olabilir

Published

on

Covid-19 hastalığına yol açan yeni tip koronavirüs (Sars-CoV-2) sebebi ile salgın hastalıklar, virüsler, bakteriler ve bunların nasıl yayıldıkları yeniden gündeme geldi. Covid-19’un ilk kez kime nasıl bulaştığı henüz bulunamazken uzmanlar küresel ısınma ile birlikte yeni salgın hastalıklarla karşı karşıya kalabileceğimiz uyarısı yapıyor.

Peki ama salgın hastalıklarla küresel ısınmanın ne gibi bir bağlantısı olabilir ? Fairbanks’teki Alaska Üniversitesi’nden Profesör Vladimir Romanovsky, “Mikroorganizmalar donmuş bir alanda çok uzun süreler yaşayabilir diyor.

Beraat Gökkuş’un’ Euronews’te yer alan haberine göre, Uzmanlara göre kuzey kutup bölgesindeki toprakların dörtte birini kaplayan buzullarda yaşanacak doğal olmayan erimeler sonucu insanlık daha önce karşılaşmadığı mikroorganizmalarla karşılaşabilir. Bu mikroorganizmaların insanda nasıl etkilere yol açabileceği ise muamma.

“En büyük düşmanımız kendi cahilliğimiz”

İsveç’teki Umea Üniversitesi’nden mikrobiolojist Birgitta Evengard’a göre “Bizim en büyük düşmanımız kendi cahilliğimiz.Çünkü doğa mikroorganizmalarla dolu”. Biliminsanı Evengard bu bilinmezlik karşısında “En karanlık anlarımda homosapiens için çok karanlık bir gelecek görüyorum” diyor.

Bir jeofizisyen olan Romanovsky, buzulların erimesi ile yüzlerce hatta binlerce yıldır izole olan bazı mikroorganizmaların sulara karışarak yeryüzünde sirkülasyona girebileceğinin altını çiziyor.

Bu iki uzmanı Akdeniz Mikrobioloji Enstitüsü’nün başındaki isim Jean-Michel Claverie de onaylıyor. Ekibi ile birlikte Sibirya’da bulunan en az 30 bin yaşındaki virüsleri aktive etmeyi başaran Claverie “Eğer bir tohumu bir buzula gömerseniz yıllarca hiçbirşey olmaz. Ama yeri ısıtırsanız tohum çimlenmeye başlar. Virüslerle de durum aynı” dedi.

Buzullarda donmuş virüs ve bakterilerin hepsi zararlı mı ?

Yeryüzünde donmuş halde bulunan bakteri ve virüslerin sayısını bilmek şu anda mümkün değil. Peki hepsi zararlı mı ? Bu konuda farklı görüşler var.

Claverie’ye göre aşılar sayesinde “Lokal bir salgın zarar verse de insanoğlu bunu aşacaktır.” Ancak onun için asıl tehlike 2 milyon yıl yaşında ve buzullarda donmuş halde serbest kalmayı bekleyen hiç bilmediğimiz hastalıklarla karşılaşma ihtimali.

Birgitta Evengard da donmuş bir toprakta yüzlerce yıldır uyurken canlanan bir bakterinin salgın hastalıklara yol açabileceğini düşünüyor.

2016 yılında Sibirya’da kömür hastalığından bir çocuk ölmüştü. Bu hastalık bölgede 75 yıldır hiç görülmemişti. Salgının donmuş toprakta kalmış ölü bir rengeyiğinin cesedinin çözülmesi ile de bulaşmış olabileceği tahmin ediliyor. Bazı uzmanlar ise hastalığı taşıyan cesedin sadece her yıl donup çözülen toprağın yüzeyinde donmuş halde olduğunu savunuyor.

Bazı uzmanlar kuzey kutup bölgesinde bulunan mezarlarda da 1917 grip salgınına benzer virüslerin donmuş halde olabileceğini iddia ediyor. Ancak Vladimir Romanovsky buna katılmıyor. Ona göre bu virüsler “muhtemelen aktif değil”.

Eski ya da yeni bir virüs tekrar aktif hale gelip salgına dönüşmek için bir taşıyıcıya ihtiyaç duyacak. Küresel ısınma ise Kuzey Kutbu’na giden yolları açarak bu karşılaşmayı kolaylaştırıyor.

Bilim & Teknoloji

Muhtemel ‘kıyamet senaryosuna’ karşı Norveç’teki modern ‘Nuh’un Gemisi’nde 60 bin bitki tohumu muhafaza ediliyor

Published

on

By

Norveç’in kuzeyindeki Svalbard Takımadaları’nda bulunan ve muhtemel bir kıyamet senaryosuna karşı bitki çeşitliliğini devam ettirmeyi amaçlayan depoya 60 bin yeni tohum gönderildi.

Kuzey Kutbu’na yakın bir noktada olan Spitsbergen Adası’ndaki “Nuhun Gemisi” lakaplı depoda yaklaşık bir milyona yakın farklı meyve, sebze, ağaç ve yabani bitki tohumu bulunuyor.

Toplam 36 farklı bölgeden gelen 60 bin tohuma, küresel ısınma konusunda yaptığı çalışmalarla bilinen İngiltere Kraliyet Ailesi üyesi Prens Charles’ın da katkı sağladığı belirtildi.

Foto: AFP

 

Global Crop Çeşitlilik Vakfı’na bağlı deponun müdürü Stefan Schmitz iklim değişikliğinin Dünya üzerindeki biyolojik çeşitliliği hızla düşürdüğünü belirterek, “Şu anda bir acil durum söz konusu. Bitki tohumlarını yok olmadan korumamız gerekiyor. Şu anda bu işlemi yapıyor olmamız iklim değişikliği ve gıda üretimi konusundaki çekincelerin ne boyutlara vardığını gösteriyor.” diye konuştu.

Schmitz, insan soyunun devamını garanti altına almak için en az 2-3 milyon arası tohuma ihtiyaç duyulduğunu da sözlerine ekledi.

Foto: AFP

 

Her bir bitki tohumunun sürdürülebilir tarım için önemli olduğuna değinen İskandinav Ülkeleri Genetik Bankası Başkanı Lise Lykke Steffensen ise, “Hızla büyüyen Dünya nüfusunu besleyebilmek ve doğa dostu bir dönüşüm yapmak için bu tohumlar büyük önem arz ediyor” ifadelerini kullandı.

Continue Reading

Bilim & Teknoloji

Google, alınan nefesleri bile sayabilecek bir teknoloji geliştiriyor

Published

on

By

Foto: Daniela Dimitrova, Pixabay

Google’ın kullanıcılarının her attığı adımdan haberi olduğu gibi, artık uykulardan da “haberi” olacak.

Teknoloji devi, yeni cihazına entegre ettiği Soli teknolojisiyle, kullanıcıların uyku düzeninden, uyku esnasındaki hareketlerine, hatta aldığı nefese kadar takip edebilecek. Bu radar teknolojisi sayesinde kullanıcının uyurken ayrı bir cihaz takması gerekmediğinden, Nest Hub’ın uyku sensörü rakiplerine göre daha avantajlı sayılıyor.

Google’ın 15 bin kişi üzerinde 110 bin gece boyunca denediği teknoloji, uyku sorunu çekenler için bir çare kapısı olabilir. Fakat madalyonun bir de diğer yüzü var: “Kişisel hayatın gizliliği.”

Kişisel hayatın gizliliği

Dijital Demokrasi Merkezi Genel Direktörü Jeff Chester’e göre uyku takibi özelliği Google için insanların hareketlerini paraya çevirme yöntemlerinin sadece bir uzantısı.

Şirketin insan davranışlarını ve ilgi alanlarını “izinsiz” takip ederek kişiselleştirilmiş reklam sunduğu daha önce çok kez haberlere konu olmuştu. Dolayısıyla Google’ın uyku sensörü teknolojisinde sınırları ne kadar zorlayacağı kaygıları da beraberinde getirdi.

Amerikalı şirket, özelliğin sadece kullanıcının iznine bağlı olduğu güvencesini verse de daha önce kullanıcıları izinsiz takip ettiği bilindiğinden, bu alandaki hak savunucuları Google’ın teminatına şüpheyle yaklaşıyor. Şirketin gizlilik sözleşmesini sık aralıklarla güncelleyip, ayarları çoğu kullanıcı için anlaşılması zor bir hale getirmesi de şüpheleri arttırıyor.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Bilim & Teknoloji

Mars’taki hava durumunu ölçecek cihaz Finlandiya’dan

Published

on

By

NASA tarafından Mars’a gönderilen rover (keşif aracı) Perseverance’nin ince hassasiyete sahip hava durumu ölçen cihazı Finlandiya’da üretildi.

Mars’ta araştırmaları üstlenen rover’ın nem ve basınç ölçümüyle de ilgili yapacağı keşifleri de Finlandiyalı şirket Vaisala‘nın yüksek hassasiyete sahip cihazı üstlendi.

Yüksek hassatiyete sahip bu ölçüm cihazı Finlandiya’da üretildi

Finlandiya Meteoroloji Kurumu’nun aktif rol aldığı projede Avrupa’nın değişik yerlerinden bilim insanları da görev aldı.

Geçen ay (18 Şubat 2021) Mars’a yumuşak inen rover Perseverance, 473 milyon km’lik yolculuğuna 30 Temmuz 2020’de başlamıştı.

Finlandiya daha önce yine benzer bir cihazı Curiosity uzay aracı için de geliştirerek 2011 yılında Mars’a göndermişti.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber