Connect with us

Sağlık

Prof. Dr. İsmail Cinel: Virüs silah değiştirdi, çocuk hastalarımız da geliyor

Published

on

İllüstrasyon: Inactive_account_ID_249, Pixabay

Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, Türkiye koronavirüs vaka sayısının 60 bini geçtiği son dalgada genç hastaların hastaneye daha fazla doku tahribiyle geldiğini ve çocuk hasta sayısının da arttığını söyledi:

“Yoğun bakımlar alarm veriyor. Lütfen herkes artık bir adım geri dursun, seferberlik varmış gibi kurallara riayet etsin. 15 gündür kırmızı alarm çanları çalıyor. Yoğun bakımlar hastanelerin sigortasıdır, tamamen dolduğu an o sigortayı kaybedersiniz ve sistem kilitlenir.”

Türkiye, salgının başından bu yana, vaka ve ağır hasta sayısında en yüksek sayılara ulaştı. Bu hafta vaka sayıları dört gün üst üste 60 binin üzerindeydi ve cumartesi günü 62 bin 606, ağır hasta sayısı ise 3 bin 240’a ulaştı.

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, artık çok daha genç yaşta hastaların kaybedilmeye başlandığını ve yoğun bakım ekiplerinin de ağır bir travmatik süreçle karşı karşıya kaldığını vurguladı. Demirören Haber Ajansı’na konuşan Prof. Dr. Cinel, “Bunun majör olarak üçüncü bir yukarı gidiş olduğunu düşündüğümüz zaman, birinci dalgada adeta bir seferberlik hali vardı ve vaka sayıları zirvede 13 bin 300’lerdeydi. Yoğun bakımlara yansıması da 1980 hasta oldu. İkinci yukarıya gidişte, vaka sayısı 33 bin 500, yoğun bakımlara yansıması ise 5 bin 970’lerde olmuştu. Biz, tam kapanmaya gitmeden, müthiş bir sağlık altyapısının yanında üstyapı diyebileceğimiz yoğun bakım ekiplerinin inanılmaz özverili mücadelesi ile bunun da üstünden gelmiştik ve ağır hasta sayılarımız 500’lere kadar inmişti. Fakat şimdi durum farklı. Yukarıya doğru gidiyoruz. Son 15 gündür kırmızı alarm çanlarının çaldığı açık ve net.”

Yeni mutasyonların hem yayılmayı artırdığını hem de dokuları daha fazla tahrip ettiğini belirten Cinel, “Çok daha genç hastalarımız var. Artık yoğun bakımlarda ortalama 78 gibi yaşlardan şu an 60’lara 59’lara geri geldik. Bu çok önemli bir detay. Çünkü artık 38 yaşında da hastamız var, 45 yaşında da hastamız var. Bunlar da dokuları daha tahrip olmuş bir şekilde geliyorlar yoğun bakımlarımıza. Şu anda ağır hasta sayısında 3 bin 200’lerdeyiz. Son altı haftadır her gün artıyor. Yoğun bakım gereksinimi de artıyor hızla.” dedi.

BBC’de yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İsveç

İsveç’te aşılananlar için pandemi ‘kuralları’ kalkıyor

Published

on

By

Foto: Angelo Esslinger, Pixabay

İsveç genelinde en az bir aşı olanların sayısı 7 milyonu geride bıraktı. Bu sayının 6 milyonu iki doz aşıyı da aldı. İsveç’te beklenen oranda aşının gerçekleşmiş olması sebebiyle pandemi kuralları (tavsiyeleri), tam doz aşılananlar için kaldırılıyor.

Pandemi için verilen tasviyeler, aşılanmayanlar için aynen geçerli olacak.

Aşı olmayanların, sosyal mesafeye uyması, yaşlı insanlarla ve risk grubundakilerle temas etmemesi, tiyatro, spor müsabakaları, konser gibi kalabalık etkinliklere katılmaması isteniyor.

İsveç Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Johan Carlson, “Tam doz aşı olmayanlar, dansa ve barlara gitmemeli,” dedi.

Verilere göre, 18 yaş üzeri aşılanması gereken 1.5 milyon insan kaldı. Uzmanlar, herkesin aşı olmasını tavsiye ediyor.

Aşıların etkili olması hakkında, virüse karşı koruduğu, ölüm riskini azalttığı ve bulaşma riskini de düşürdüğü biliniyor.

Continue Reading

İsveç

Lund Üniversitesi: Düzenli egzersiz yapmak anksiyete riskini önemli ölçüde azaltıyor

Published

on

By

Foto: Free-Photos, Pixabay

Düzenli şekilde spor yapmak, anksiyete riskini yüzde 60 oranında azaltıyor. İsveç Lund Üniversitesi’nin de dâhil olduğu araştırma, yaklaşık 21 yıl sürdü.

EurekAlert internet sitesinin haberine göre, araştırmacılar, 1989-2010 yılları arasında düzenlenen, “Vasaloppet” adı verilen, dünyanın en büyük uzun mesafe kayak yarışına katılan ve katılmayan kişilerin verilerini inceledi.

Sonuçları “The Innovation” dergisinde yayımlanan çalışmada, 400 bin kişinin verileri değerlendirildi.

Araştırmanın baş yazarı Martine Svensson ve İsveç Lund Üniversitesi Deneysel Tıp Bilimleri bölümünden araştırmacı Tomas Deirborg, “Fiziksel olarak daha aktif bir yaşam tarzına sahip olan grubun, 21 yıla varan bir takip döneminde, kaygı bozuklukları geliştirme riskinin neredeyse yüzde 60 daha düşük olduğunu bulduk.” dedi.

Uzmanlar, kadınlarda da erkeklerde olduğu gibi aktif yaşam tarzı ile düşük kaygı riski arasında bir bağlantı görüldüğünü kaydetti.

Erkek ve kadın kayakçılar üzerinde yapılan incelemelerde, erkek kayakçıların performans düzeyleriyle kaygı bozukluğu arasında doğrudan bir ilişki bulunamazken, kayakta yüksek performans gösteren kadınların daha düşük düzeyde performansta bulunan kadınlara göre 2 kat kaygı bozukluğu yaşadığını ortaya konuldu.

Ancak buna rağmen kaygı riskinin, yüksek performans sergileyen kadınlarda, egzersiz yapmayanlara kıyasla daha düşük olduğu belirtildi.​​​​​​​

Continue Reading

Sağlık

Yeni bir koronavirüs varyantı daha: Mu varyantı

Published

on

By

İllüstrasyon: Inactive_account_ID_249, Pixabay

Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüsün yeni bir versiyonunu varyantlar listesine ekledi.

B.1.621 olarak da bilinen ‘Mu’ varyantı, 39 ülkede tespit edildikten ve birçok kişinin edindiği bağışıklık korumasını daha az duyarlı hale getirebilecek mutasyonlara sahip olduğu tespit edildikten sonra 30 Ağustos’ta DSÖ’nün izleme listesine eklendi.

DSÖ’nün pandemi hakkındaki haftalık bültenine göre, Mu varyantı “bağışıklık kaçışının potansiyel özelliklerini gösteren bir mutasyonlar kümesine sahip”.

Rapordaki ön veriler Mu’nun Güney Afrika’da keşfedilen Beta varyantına benzer şekilde bağışıklık savunmalarından kaçabileceğini öne sürüyor, ancak bunun daha fazla çalışma ile doğrulanması gerekiyor.

Mu varyantı ilk olarak Ocak 2021’de Kolombiya’da tanımlandı. O zamandan beri, dünya çapında vakalar kaydedildi. Güney Amerika’nın ötesinde, İngiltere, Avrupa, ABD ve Hong Kong’da vakalar bildirildi. Varyant şimdilik küresel olarak Covid-19 enfeksiyonlarının yüzde 0,1’inden daha azını oluşturuyor ancak Kolombiya ve Ekvador’da vakaların yüzde 39 ve yüzde 13’ünü oluşturarak buralarda zemin kazandığı görülüyor.

Bilim insanları ve halk sağlığı yetkilileri, Mu varyantının dünyanın çoğunda baskın olan Delta varyantından daha bulaşıcı olup olmadığını veya daha ciddi hastalıklara neden olup olmadığını araştırıyor.

Amerika ve Avrupa kıtasında mevcut

Birleşik Krallık’ta şu ana kadar en az 32 Mu varyantı vakası tespit edildi. Public Health England (PHE) tarafından Temmuz ayında yayınlanan bir raporda, bunların çoğunun Londra’da ve 20’li yaşlardaki insanlarda bulunduğu belirtildi. Mu testi pozitif çıkanlardan bazılarının bir veya iki doz Covid-19 aşısı almış olduğu da raporda yer alıyor.

Mu varyantına ABD’de de rastlanıyor. New York Post’a konuşan sağlık yetkilileri, bu varyantın Miami Üniversitesi’nin patoloji laboratuvarında incelenen pozitif vakaların yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğunu söyledi.

Belçika’da bir huzurevinde kalan ve iki aşısını da olmuş yedi kişinin söz konusu Mu varyantı nedeniyle öldüğü belirlenmişti. 21 huzurevi sakini ve bazı çalışanlarda da bu varyanta rastlandı ancak bu kişiler hastalığı hafif geçirdi.

En az Beta varyantı kadar dirençli

Mu varyantı ilk olarak Temmuz ayında incelenmekte olan varyantlar listesine eklenmişti. Daha ciddi endişe yaratan Alpha ve Delta varyantları nedeniyle şimdiye kadar kadar alarm vermese de Ağustos ayında yayınlanan bir risk değerlendirmesinde varyantın aşılamadan kaynaklanan bağışıklığa karşı en az Beta varyantı kadar dirençli olduğunu gösteren laboratuvar çalışmaları olduğu belirtiliyor.

Yine de kanıt için var olan çalışmalardan daha fazlası gerekli. Bu nedenle bu varyantın ne kadar tehdit oluşturduğu henüz oldukça belirsiz.

Mu hakkındaki endişelerin bir kısmı, taşıdığı belirli mutasyonlardan kaynaklanıyor. P681H mutasyonu, Alfa varyantında da bulunuyor ve daha hızlı bulaşmasına neden oluyor. E484K ve K417N dâhil olmak üzere diğer mutasyonlar, virüsün bağışıklık savunmalarını geçmesine yardımcı oluyor.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber