Connect with us

Hayat

Mısır dini otoriteleri: ‘Kadınların tacize uğramalarında kıyafetlerinin rolü olduğu’ kanısını reddediyoruz

Published

on

Mısır’da en yüksek iki dini otorite kabul edilen el Ezher kurumu ve Müftülük, ‘kadınların tacize uğramalarında kıyafetlerinin rolü olduğu’ yönündeki kanıyı reddettiklerini açıkladı.

Hafta sonu ayrı ayrı yapılan açıklamalarda kadınların bu tür iddialarla (kıyafet tercihinin taciz sebebi) asla suçlanmamaları gerektiği dile getirildi.

Kurumların açıklama yapmasına ise bir üniversite öğrencisinin 50’den fazla kadına yönelik cinsel taciz ve şantaj iddialarının ortaya çıkmasının ardından sosyal medyada başlayan kampanyalar neden oldu.

Onlarca kadın ve kız çocuğuna yönelik cinsel istismar ve devamında şantaj yaptığı iddia edilen ve adı açıklanmayan üniversite öğrencisinin sorgulanmak üzere hafta sonu gözaltına alındığı belirtildi.

Ezher: Kadının kıyafeti her ne olursa olsun bu taciz için bahane olamaz

Euronews’te yer alan habere göre, sünni dünyanın en yüksek otoritesi kabul edilen el Ezher’e bağlı dergi, Savtül Ezher ise bu haftaki sayısını kadınlara yönelik cinsel tacize karşı mücadeleyi artırma ihtiyacına ayırdı.

Derginin başyazısında tacizlere atıfla, “Bu suçlar söz konusu olduğunda sessiz kalmak ya da başka yöne bakmak, toplumun güvenliği için bir tehdit oluşturuyor ve erdemlerin ve kutsallığın ihlal edilmesini teşvik ediyor” ifadelerine yer veridi.

‘Sessiz kalmayın’

Ezher kurumunun resmi görüşünün yansıtıldığı yazıda ayrıca, “Kadının kıyafeti her ne olursa olsun, bu onların mahremiyetlerine, özgürlüklerine ve haysiyetlerine saldırmak için bir bahane değildir” denildi.

Kamuoyunu ‘utanç’ nedeniyle sessiz kalmamaları konusunda uyaran Ezher, “Taciz karşısında sessiz kalmak kabul edilemez. Vazgeçmeyin ve saldırganları polise şikayet edin.” çağrısı yaptı.

Müftülük: ‘Tacizin temelinde kadının kıyafeti etkili’ kanısı kabul edilemez

Müftülükten yapılan açıklamada da tacizin büyük günah olduğuna atıfta bulunuldu. ‘Tacizin temelinde kadınların kıyafet tercihinin bulunduğu’ kanısı ya da algısına karşı çıkıldı.

‘Kadınları kıyafetleri nedeniyle taciz etme’ sadece hasta ruhlu insanların geçici heveslerini eğlendirme adına ürettikleri bahanedir” denildi.

Bu arada Mısır Ulusal Kadınlar Konseyi (NCW), 50’den fazla kadını taciz eden şahsa yönelik iddiaların soruşturulması için savcılığa resmi şikayette bulundu.

Kahire Amerikan Üniversitesi de sosyal medyada adı paylaşılan ve onlarca kadını taciz etmekle suçlanan şahsın 2018’de okuldan ayrıldığını ve kendi öğrencileri olmadığını duyurdu.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çevre

Türkiye yine Avrupa’dan en çok plastik çöp alan ülke oldu

Published

on

By

Foto: Mine Yormaz

Greenpeace’den yapılan açıklamada Türkiye’nin 2020 yılında da Avrupa’dan en çok plastik atık alan ülkesi olduğu belirtildi.

Açıklamaya göre bir önceki yıla göre plastik atık ithalatında yüzde 13 artış gerçekleşti ve her gün 241 kamyon dolusu plastik atık Türkiye’ye geldi. Son 16 yılda ise Avrupa’dan Türkiye’ye gelen plastik atıklar 196 kat arttı.

Çin’in 2018 yılındaki plastik atık ithalatı yasağının ardından Türkiye’de her sene plastik atık ithalatı artmaya devam ediyor.

Greenpeace ekibinin, Kasım 2020’de Adana’da çektiği görüntüler, ithal edilen plastiklerin bir kısmının doğaya atıldığını ya da yakıldığını ortaya koymuştu.

Nisan 2021’de yeniden Adana’ya yapılan saha gezisinde durumun değişmediği gözlendi.

Çekilen görüntüler Avrupa’dan gelen plastik çöplerin doğaya atıldığını ya da yakıldığını bir kez daha ortaya çıkardı.

Greenpeace Akdeniz, “Türkiye plastik çöplüğü olmasın” diyerek başlattığı projede plastiklerin çevreye, deniz canlılarına ve en nihayetinde insan sağlığına yönelik tehlikelerine karşı plastik atık ithalatının acilen yasaklanmasını talep ediyor.

Greenpeace Akdeniz’in, Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ve İngiltere Ulusal İstatistik Dairesi’den topladığı veriler şöyle:

Türkiye, 2020 yılında AB ülkeleri ve İngiltere’den toplam 659 bin 960 ton plastik atık ithal etti.

2019 yılında Avrupa’dan Türkiye’ye gelen plastik atık miktarı 582 bin 296 tondu. Bir yılda plastik atık ithalatı yüzde 13 arttı.

Türkiye, 2020 yılında da Avrupa’dan en çok plastik atık alan ülke oldu. Ayrıca Türkiye, Avrupa plastik atık ihracatının yüzde 28’ini karşıladı.

Plastik atık ithalatı son 16 yılda (2004’ten bu yana) ise 196 kat arttı.

Türkiye’ye 2020 yılında en çok plastik atık gönderen ilk beş ülke: İngiltere (209,642), Belçika (137,071), Almanya (136.083), Hollanda (49.496), Slovenya (24.884)

Greenpeace Akdeniz Biyoçeşitlilik Projeler Lideri Nihan Temiz Ataş, Türkiye’nin “Sıfır Atık” hedefine her geçen gün katlanarak artan ithal plastik atıklarla ulaşmasının mümkün olmadığını belirterek acilen ithalatın yasaklanması gerektiğini belirtti.

Ataş, “Geçen sene başlattığımız ‘Türkiye Plastik Çöplüğü Olmasın’ kampanyamız sonucunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı plastik atık ithalatı kotasını düşürdü; bu adımın güzel ancak yeterli olmadığını o zaman da söylemiştik. Verilerden ve sahadan gördüğümüz kadarıyla Avrupa’nın en büyük plastik çöplüğü olmaya devam ediyoruz. Hatta kotanın düştüğü günden sonra da artış devam ediyor. Bu durum, denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması gerektiğini gösteriyor. Bununla birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanı, Ocak ayında hedefin sıfır atık ithalatı olduğunu belirtti. Bakanlığın bu taahhüdünü acilen gerçekleştirerek plastik atık ithalatı yasağı eylem planını açıklamasını, denetim ve şeffaflık mekanizmalarını artırmasını talep ediyoruz.” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Euronews’te yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çevre

Kozmetik sanayiinde hayvanlara işkenceyi anlatan kısa film

Published

on

By

Orijinal ismi ‘Ralph’i Kurtar’ olan filmde tüm ailesi test için kullanılıp öldürülen Ralph, bunu son derece normal bir durum olduğunu ve hayata geliş amacının bu olduğunu kabullenmiş olarak başına gelenleri anlatıyor.

Ricky Gervais gibi ünlü isimler tarafından seslendirilen film yayınlandıktan sonra sosyal medyada en çok tartışılan konular arasına girdi.

Konuyla ilgili euronews Türkçe‘ye konuşan vegan diyetisyen Doktor Kevser Başkara tüketiciyi bilinçlendirmenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Test konusu çok sıkıntılı. Kozmetik aslında hayvan deneylerinin yüzde olarak en az yapıldığı alan. Tıp alanında çok daha yaygın. İnsanlar bu videoya baya ilgi gösterdiler ancak bir yandan da bana gelen insanlar ‘Bizim kafamız karıştı’ diyorlar. Mesela Loreal markası ‘Biz deney yapmıyoruz’ diyor ama nasıl bileceğiz nasıl ayırt edeceğiz? gibi sorular çok var. Ben bunları 4 madde ile anlatıyorum: Bir ürün vegan ve deneysiz olduğu kadar ham maddesi üzerinde de deney yapılmamış olacak ve Çin’de satışı olmayacak. Ancak o zaman emin olabilirsiniz.”

‘Teknolojik alternatifler mevcut, karar vericiler adım atmalı’

İlaç üretimi konusunda da kademe kademe gerekli adımları atmak gerektiğine inanan Başkara, hayvan testlerinin zaten insanlar için gerekli güvenilirliği sağlamadığını ve hayvan testlerinden edinilen sonuçların önemli oranda insanlar söz konusu olunca geçersiz olduğunun ortaya çıktığını kaydederek yeni teknolojilerin el verdiği alternatif dikkat çekiyor.

Organizmaları taklit edebilen mikroçipler, 3 boyutlu yazıcılarla geliştirilen organlar, kültürler ve daha birçok yeni imkanın ortaya çıktığını aktaran Başkara, tüketiciler kadar karar vericilerin de bu alanda cesur adımlar atmalarının zamanının geldiğini ileri sürüyor.

Kadın Doğum Uzmanı Operatör Doktor İlter Yenidede artık hayvanlı deneylere gerek bırakmayacak teknolojilerin oluştuğunu şu sözlerle anlatıyor:

“Eskiden bu kadar gelişmiş teknolojiler ve ölçüm yapan cihazlar bulunmadığı için hayvanlar başvurduğumuz bir yoldu ancak bugün bunun yerini alacak olan bir sürü laboratuvar yöntemi, çeşitli bilgisayar simülasyonları ve yapay zeka kullanılan yöntemler var. Ancak kalıplaşmış, kabul görmüş bilgilerle ve nispeten ucuz olması ve ciddi bir altyapı gerektirmemesi sebebiyle kullanımı devam ediyor.”

Haberin tamamı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

AB üyeleri karbon emisyonlarının yüzde 55 düşürülmesi için anlaştı

Published

on

By

Foto: Foto-Rabe, Pixabay

Avrupa Parlamentosu (AP) ve Avrupa Birliği (AB) üyeleri, karbon emisyonlarının 2030 yılına kadar “en azından” yüzde 55 düşürülmesi hedefi konusunda anlaşma sağladı.

AB Komisyonu, AB ülkeleri ve AP’nin uzun müzakerelerin ardından konuyla ilgili mutabakata vardığı duyurdu.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber