Connect with us

İsveç

‘Kısıtlamaların fiziksel ve bedensel zararlarından endişeliyiz’

Published

on

İsveç Kamu Sağlığı Kurumu Direktörü Johan Carlson, sokağa çıkma yasaklarının ve daha fazla kısıtlamanın halk sağlına fiziksel ve ruhsal açıdan zarar vermesinden endişe edildiğini söyledi.

Koranavirüs pandemisi sebebiyle çok sayıda ülke ciddi ve yoğun tedbirler aldı. Bütün bu tedbirlerin aksine İsveç’te “hafif” tedbirlerle yetinildi. İsveç’in pandemi tutumu çok sayıda eleştirinin de hedefi oldu. Çok sayıda ülkede, okullar, kamu kuruluşları, restoranlar gibi toplu kullanım alanları kapatıldı. Fakat İsveç’te okullar, restoranlar, alışveriş merkezleri gibi yerler hâlen açık.

Carlson, yabancı gazetecilere, “Sosyal mesafe tavsiyeleri ve 50 kişiden fazlasının toplanmasını yasaklayan kanunların bir karışımıyla, virüsü ciddiye aldıklarını,” söyledi.

Bbc‘de yer alan habere göre, Carlson ayrıca, daha sıkı sokağa çıkma kısıtlaması kurallarının fiziksel ve ruhsal sağlıkla, aile içi şiddet seviyeleri üzerindeki olumsuz etkilerinden endişe ettiklerini belirtti.

Johan Carlson, “insanların evinde oturup, onlara sokağa çıkmamalarını söyleyen radyo haberlerini dinlemesinde bir mantık göremediğini” vurguladı.

‘İsveç’in stratejisi uzun vade için tasarlandı’

Carlson, İsveç’in stratejisinin gerekirse 2022’ye dek gidebilecek kadar uzun vadeli tasarlandığını, ancak mevcut kısıtlamaların da İsveç’te Haziran sonu başlayan yaz tatillerinden önce esnetilebileceğini umduğunu ifade etti.

Basın toplantısına Carlson ile birlikte katılan İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde de, İsveç’te hayatın normal seyrinde devam ettiği fikrinin bir “efsane” olduğunu savundu.

Linde “Birçok insan evinde kalıyor ve seyahat etmeyi durdurdu. Birçok işletme çöküyor. İşsizliğin çok artması bekleniyor” dedi.

Linde ayrıca “İsveç de Covid-19 salgınında diğer ülkelerle aynı amacı paylaşıyor; yaşam kurtarmak ve kamu sağlığını korumak. Diğer ülkelerle aynı sorunları yaşıyoruz; virüsün boyutu ve yayılma hızı, ulusal sağlık sistemi üzerined kurduğu baskı, ve çoğu ülkeyle aynı araçları kullanıyoruz” diye konuştu.

İsveç

İsveç’te aşılananlar için pandemi ‘kuralları’ kalkıyor

Published

on

By

Foto: Angelo Esslinger, Pixabay

İsveç genelinde en az bir aşı olanların sayısı 7 milyonu geride bıraktı. Bu sayının 6 milyonu iki doz aşıyı da aldı. İsveç’te beklenen oranda aşının gerçekleşmiş olması sebebiyle pandemi kuralları (tavsiyeleri), tam doz aşılananlar için kaldırılıyor.

Pandemi için verilen tasviyeler, aşılanmayanlar için aynen geçerli olacak.

Aşı olmayanların, sosyal mesafeye uyması, yaşlı insanlarla ve risk grubundakilerle temas etmemesi, tiyatro, spor müsabakaları, konser gibi kalabalık etkinliklere katılmaması isteniyor.

İsveç Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Johan Carlson, “Tam doz aşı olmayanlar, dansa ve barlara gitmemeli,” dedi.

Verilere göre, 18 yaş üzeri aşılanması gereken 1.5 milyon insan kaldı. Uzmanlar, herkesin aşı olmasını tavsiye ediyor.

Aşıların etkili olması hakkında, virüse karşı koruduğu, ölüm riskini azalttığı ve bulaşma riskini de düşürdüğü biliniyor.

Continue Reading

Çevre

İsveç’te binlerce kişi doğada çöp topladı

Published

on

By

Foto: Pere Serrat, Pixabay

İsveç’te ve dünya genelinde her yıl, yaz sonunda ülke genelinde çöp toplama faaliyeti gerçekleşiyor.

Håll Sverige Rent (İsveç’i Temiz Tut) derneğinin organize ettiği etkinliğe binlerce kişi katıldı, İsveç genelinde binlerce torba çöp toplandı.

İsveç’i Temiz Tut etkinliği herkese açık. Etkinliğin resmi tarihi bu sene 18 Eylül’dü. Ancak geç henüz geç kalınmış değil. Etkinliğe katılmak için hrs.se sitesinden başvuru yapılabiliyor veya bağımsız da yapılabilir.

Continue Reading

İsveç

Lund Üniversitesi: Düzenli egzersiz yapmak anksiyete riskini önemli ölçüde azaltıyor

Published

on

By

Foto: Free-Photos, Pixabay

Düzenli şekilde spor yapmak, anksiyete riskini yüzde 60 oranında azaltıyor. İsveç Lund Üniversitesi’nin de dâhil olduğu araştırma, yaklaşık 21 yıl sürdü.

EurekAlert internet sitesinin haberine göre, araştırmacılar, 1989-2010 yılları arasında düzenlenen, “Vasaloppet” adı verilen, dünyanın en büyük uzun mesafe kayak yarışına katılan ve katılmayan kişilerin verilerini inceledi.

Sonuçları “The Innovation” dergisinde yayımlanan çalışmada, 400 bin kişinin verileri değerlendirildi.

Araştırmanın baş yazarı Martine Svensson ve İsveç Lund Üniversitesi Deneysel Tıp Bilimleri bölümünden araştırmacı Tomas Deirborg, “Fiziksel olarak daha aktif bir yaşam tarzına sahip olan grubun, 21 yıla varan bir takip döneminde, kaygı bozuklukları geliştirme riskinin neredeyse yüzde 60 daha düşük olduğunu bulduk.” dedi.

Uzmanlar, kadınlarda da erkeklerde olduğu gibi aktif yaşam tarzı ile düşük kaygı riski arasında bir bağlantı görüldüğünü kaydetti.

Erkek ve kadın kayakçılar üzerinde yapılan incelemelerde, erkek kayakçıların performans düzeyleriyle kaygı bozukluğu arasında doğrudan bir ilişki bulunamazken, kayakta yüksek performans gösteren kadınların daha düşük düzeyde performansta bulunan kadınlara göre 2 kat kaygı bozukluğu yaşadığını ortaya konuldu.

Ancak buna rağmen kaygı riskinin, yüksek performans sergileyen kadınlarda, egzersiz yapmayanlara kıyasla daha düşük olduğu belirtildi.​​​​​​​

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber