Connect with us

İsveç

İsveç’te lehim kaynağı ile sünnet yapan ‘sahte sünnetçiye’ ceza verildi

Published

on

İsveç’te 2018’de doktor olmadığı halde küçük çocukları lehim tabancasıyla sünnet eden bir kişi, 180 saat kamu hizmeti cezasına çarptırıldı. “Sahte doktor” ayrıca 55 bin İsveç Kronu (5.400 euro) tazminat ödemeye mahkum edildi.

SVT’te yer alan habere göre, doktorluk lisansının ve İsveç’te sünnet işlemi için gerekli izinlere sahip olmadığı ortaya çıkan sahte sünnetçinin, 2018 yılının nisan ve mayıs aylarında en az 9 çocuğu sünnet ettiği ortaya çıktı.

Olay, Söderhamn ve Gävle kentlerinde çocukların sünnet sonrası şiddetli ağrı ve yürüyememe sorunu üzerine doktora giden ebeveynlerin bu durumu anlatmasının ardından gündeme düştü.

Tıp dergilerine konuşan İsveçli doktorlar, işlemin cerrahi açıdan acemi ve ilkel yöntemlerle yapıldığının net olarak görüldüğünü dile getirdi.

Ancak İsveç kamu yayın kuruluşlarının haberine göre 30’lu yaşlardaki şahıs, Suriye’de tıp eğitimi aldığını dolayısı ile sünnet işlemini de iyi bildiğini söyledi. Ayrıca ailelerden sünnet başına 2 bin İsveç Kronu (197 euro) ücret aldığı belirlendi.

Savcılıkça başlatılan soruşturmanın ardından şahısa “vücuda zarar vermek” ve “İsveç sünnet yasasını ihlal” başlıklarından suçlama yöneltildi.

Bu kapsamda hakim karşısına çıkarılan şahıs, 8 ay hapis (ya da 180 saat kamu hizmeti )cezası ile çocukların ailelerine 55 bin İsveç kronu tazminat ve yasayı ihlal suçundan devlete de 33 bin kron ceza ödemeye mahkum edildi.

İsveç’te 2001’de çıkarılan bir yasa ile sünnet işlemini sadece bu alanda lisansı bulunan doktorların yapmasına izin veriliyor.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İsveç

İsveç’te aşılananlar için pandemi ‘kuralları’ kalkıyor

Published

on

By

Foto: Angelo Esslinger, Pixabay

İsveç genelinde en az bir aşı olanların sayısı 7 milyonu geride bıraktı. Bu sayının 6 milyonu iki doz aşıyı da aldı. İsveç’te beklenen oranda aşının gerçekleşmiş olması sebebiyle pandemi kuralları (tavsiyeleri), tam doz aşılananlar için kaldırılıyor.

Pandemi için verilen tasviyeler, aşılanmayanlar için aynen geçerli olacak.

Aşı olmayanların, sosyal mesafeye uyması, yaşlı insanlarla ve risk grubundakilerle temas etmemesi, tiyatro, spor müsabakaları, konser gibi kalabalık etkinliklere katılmaması isteniyor.

İsveç Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Johan Carlson, “Tam doz aşı olmayanlar, dansa ve barlara gitmemeli,” dedi.

Verilere göre, 18 yaş üzeri aşılanması gereken 1.5 milyon insan kaldı. Uzmanlar, herkesin aşı olmasını tavsiye ediyor.

Aşıların etkili olması hakkında, virüse karşı koruduğu, ölüm riskini azalttığı ve bulaşma riskini de düşürdüğü biliniyor.

Continue Reading

Çevre

İsveç’te binlerce kişi doğada çöp topladı

Published

on

By

Foto: Pere Serrat, Pixabay

İsveç’te ve dünya genelinde her yıl, yaz sonunda ülke genelinde çöp toplama faaliyeti gerçekleşiyor.

Håll Sverige Rent (İsveç’i Temiz Tut) derneğinin organize ettiği etkinliğe binlerce kişi katıldı, İsveç genelinde binlerce torba çöp toplandı.

İsveç’i Temiz Tut etkinliği herkese açık. Etkinliğin resmi tarihi bu sene 18 Eylül’dü. Ancak geç henüz geç kalınmış değil. Etkinliğe katılmak için hrs.se sitesinden başvuru yapılabiliyor veya bağımsız da yapılabilir.

Continue Reading

İsveç

Lund Üniversitesi: Düzenli egzersiz yapmak anksiyete riskini önemli ölçüde azaltıyor

Published

on

By

Foto: Free-Photos, Pixabay

Düzenli şekilde spor yapmak, anksiyete riskini yüzde 60 oranında azaltıyor. İsveç Lund Üniversitesi’nin de dâhil olduğu araştırma, yaklaşık 21 yıl sürdü.

EurekAlert internet sitesinin haberine göre, araştırmacılar, 1989-2010 yılları arasında düzenlenen, “Vasaloppet” adı verilen, dünyanın en büyük uzun mesafe kayak yarışına katılan ve katılmayan kişilerin verilerini inceledi.

Sonuçları “The Innovation” dergisinde yayımlanan çalışmada, 400 bin kişinin verileri değerlendirildi.

Araştırmanın baş yazarı Martine Svensson ve İsveç Lund Üniversitesi Deneysel Tıp Bilimleri bölümünden araştırmacı Tomas Deirborg, “Fiziksel olarak daha aktif bir yaşam tarzına sahip olan grubun, 21 yıla varan bir takip döneminde, kaygı bozuklukları geliştirme riskinin neredeyse yüzde 60 daha düşük olduğunu bulduk.” dedi.

Uzmanlar, kadınlarda da erkeklerde olduğu gibi aktif yaşam tarzı ile düşük kaygı riski arasında bir bağlantı görüldüğünü kaydetti.

Erkek ve kadın kayakçılar üzerinde yapılan incelemelerde, erkek kayakçıların performans düzeyleriyle kaygı bozukluğu arasında doğrudan bir ilişki bulunamazken, kayakta yüksek performans gösteren kadınların daha düşük düzeyde performansta bulunan kadınlara göre 2 kat kaygı bozukluğu yaşadığını ortaya konuldu.

Ancak buna rağmen kaygı riskinin, yüksek performans sergileyen kadınlarda, egzersiz yapmayanlara kıyasla daha düşük olduğu belirtildi.​​​​​​​

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber