Connect with us

Çevre

İsraf edilen yiyecekleri kurtarmak için alınabilecek bireysel tedbirler

Published

on

Yemek kuyruğunda bekleyen çocuklar. Foto: KM Asad (After Exodus), 2020 Yılın En İyi Yemek Fotoğrafı ödülünü aldı

Fakir ülkelerde milyonlarca insan açlık çekerken, dünya genelinde açlık olmayan ülkelerdeki yiyeceklerin israf oranı yüzde 40’a dayandı. Alınabilecek bazı basit tedbirlerle yiyecekler israftan kurtarılabilir. Bunun için neler yapılabilir? Selçuk Aktan’ın Euronews’te yer alan haberine göre, alınabilecek basit tedbirler şöyle:

1. Yalnızca ihtiyacınız olanı satın alın

Yemeklerinizi planlayın. Bir alışveriş listesi yapın ve ona bağlı kalın ve ani kararlardan kaçının. Daha az yiyecek israf etmekle kalmaz, aynı zamanda paradan da tasarruf edersiniz.

2. Yiyecekleri akıllıca saklayın

Eski ürünleri dolabınızda ön tarafa, yenileri arkaya koyun. Buzdolabında açık yiyecekleri taze tutmak için hava geçirmez kaplar kullanın.

3. Artıklara şans verin

Yaptığınız her şeyi yemiyorsanız, daha sonrası için dondurun veya artıkları başka bir öğünde malzeme olarak kullanın.

4. Çirkin görünen meyve ve sebzeleri de seçin

Yiyecekleri görünüşüne göre yargılamayın. Garip şekilli veya zedelenmiş meyve ve sebzeler, keyfi kozmetik standartlarını karşılamadıkları için genellikle atılır. Merak etmeyin, tadı aynı. Smoothie’ler, meyve suları ve tatlılar için bu tür olgun meyveleri kullanabilirsiniz.

5. Yerel gıda üreticilerini destekleyin

Yaşadığınız bölgede yetişen ürünleri satın almak yapabileceğiniz en çevreci eylemlerden biridir. Yerel ürünler satın alarak, topluluğunuzdaki aile çiftçilerini ve küçük işletmeleri desteklemiş olacağınız gibi kamyonlar ve diğer araçlar için teslimat mesafelerini azaltarak kirlilikle mücadele etmiş olursunuz.

 

6. Daha sağlıklı, daha sürdürülebilir bir diyet benimseyin

Hızlı ve besleyici öğünler hazırlamak zor olabilir, ancak sağlıklı öğünlerin ayrıntılı olması gerekmez. İnternet, aileniz ve arkadaşlarınızla paylaşabileceğiniz hızlı sağlıklı tariflerle dolu. Buna önem gösterin. Hem daha sağlıklı hem de gezegene yardımcı olmuş olursunuz.

7. Gıda etiketlerini nasıl okumanız gerektiğini öğrenin

“Son kullanma tarihi” ve “Açıldıktan sonra tüketme süresi” tarihleri ​​arasında büyük bir fark vardır. Bazen yiyecekler “en iyi şu tarihten önce” kısmında belirtilen tarihinden sonra da yenmek için hala güvenlidir. Artık ne zaman yemenin güvenli olmadığını size söyleyen “son kullanma” tarihidir. Trans yağlar ve koruyucular gibi sağlıksız içerikler için gıda etiketlerini kontrol edin ve ilave şeker veya tuz içeren gıdalardan kaçının.

8. Daima küçük başlayın, az yiyin

Eve daha küçük porsiyonlar alın ve restoranlara gittiğinizde daha fazla kişi için büyük yemek alarak onu paylaşın.

9. Yiyecek atıklarınızı kompost olarak kullanın

Yiyecek artıklarınızı atmak yerine onları kompostlayın. Bu şekilde besinleri toprağa geri veriyor ve karbon ayak izinizi azaltıyorsunuz.

10. Mevsimsel gıdalar tüketin

Mevsimsel gıdalar tüketmezseniz mevsimi olmayan gıdalara oluşan talep nedeniyle iklimi o mevsimde farklı olan ülkelerden gelmesi veya daha fazla tarımsal alan ve daha fazla su sarfiyatına neden olan yapay seraların kurulması gerekir. Bu da o gıdaların üretimden ulaşımına daha fazla karbon ayak izi oluşturması ve size ulaşana kadar daha fazla kayıp yaşanması demektir.

11. Daha az su kullanın

Susuz yiyecek üretemeyiz. Çiftçilerin yiyecek yetiştirmek için daha az su kullanması önemli olsa da, gıda israfını azaltmak aynı zamanda onu üretmek için kullanılan tüm su kaynaklarından tasarruf sağlar. Su alımınızı başka şekillerde de azaltın. Dişlerinizi fırçalarken suyu kapatmak gibi örneğin ya da daha tasarruflu duş başlıkları kullanmak.

12. Toprağı ve suyu temiz tutun

Bazı evsel atıklar potansiyel olarak tehlikelidir ve asla normal bir çöp kutusuna atılmamalıdır. Piller, boyalar, cep telefonları, ilaçlar, kimyasallar, gübre, lastikler, mürekkep kartuşları vb. Maddeler toprağımıza ve su kaynağımıza sızarak yiyeceklerimizi üreten doğal kaynaklara zarar verebilir. Bu da neticede gıda kaybına yol açar. Çöplerinizi doğru şekilde ayırın.

13. Daha fazla bakliyat ve sebze yiyin

Haftada bir kez bakliyat veya kinoa gibi tahıllara dayalı bir yemek yemeyi deneyin. Bu tür yiyecekler daha uzun süre gider ve daha çabuk doyurur.

14. Paylaşmak

Boşa gideceğini öngördüğünüz yiyecekleri bağışlayın. Mesela, komşularınızla ve yerel işletmelerle yaşadığınız yerde bir ağ oluşturabilir siz de gıda atığını en aza indirebilecek dağıtımlar yapabilirsiniz. Üstelik bu gibi organizasyonlar için hibe veren ulusal ve uluslararası fonlara da başvurabilirsiniz.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çevre

Türkiye yine Avrupa’dan en çok plastik çöp alan ülke oldu

Published

on

By

Foto: Mine Yormaz

Greenpeace’den yapılan açıklamada Türkiye’nin 2020 yılında da Avrupa’dan en çok plastik atık alan ülkesi olduğu belirtildi.

Açıklamaya göre bir önceki yıla göre plastik atık ithalatında yüzde 13 artış gerçekleşti ve her gün 241 kamyon dolusu plastik atık Türkiye’ye geldi. Son 16 yılda ise Avrupa’dan Türkiye’ye gelen plastik atıklar 196 kat arttı.

Çin’in 2018 yılındaki plastik atık ithalatı yasağının ardından Türkiye’de her sene plastik atık ithalatı artmaya devam ediyor.

Greenpeace ekibinin, Kasım 2020’de Adana’da çektiği görüntüler, ithal edilen plastiklerin bir kısmının doğaya atıldığını ya da yakıldığını ortaya koymuştu.

Nisan 2021’de yeniden Adana’ya yapılan saha gezisinde durumun değişmediği gözlendi.

Çekilen görüntüler Avrupa’dan gelen plastik çöplerin doğaya atıldığını ya da yakıldığını bir kez daha ortaya çıkardı.

Greenpeace Akdeniz, “Türkiye plastik çöplüğü olmasın” diyerek başlattığı projede plastiklerin çevreye, deniz canlılarına ve en nihayetinde insan sağlığına yönelik tehlikelerine karşı plastik atık ithalatının acilen yasaklanmasını talep ediyor.

Greenpeace Akdeniz’in, Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ve İngiltere Ulusal İstatistik Dairesi’den topladığı veriler şöyle:

Türkiye, 2020 yılında AB ülkeleri ve İngiltere’den toplam 659 bin 960 ton plastik atık ithal etti.

2019 yılında Avrupa’dan Türkiye’ye gelen plastik atık miktarı 582 bin 296 tondu. Bir yılda plastik atık ithalatı yüzde 13 arttı.

Türkiye, 2020 yılında da Avrupa’dan en çok plastik atık alan ülke oldu. Ayrıca Türkiye, Avrupa plastik atık ihracatının yüzde 28’ini karşıladı.

Plastik atık ithalatı son 16 yılda (2004’ten bu yana) ise 196 kat arttı.

Türkiye’ye 2020 yılında en çok plastik atık gönderen ilk beş ülke: İngiltere (209,642), Belçika (137,071), Almanya (136.083), Hollanda (49.496), Slovenya (24.884)

Greenpeace Akdeniz Biyoçeşitlilik Projeler Lideri Nihan Temiz Ataş, Türkiye’nin “Sıfır Atık” hedefine her geçen gün katlanarak artan ithal plastik atıklarla ulaşmasının mümkün olmadığını belirterek acilen ithalatın yasaklanması gerektiğini belirtti.

Ataş, “Geçen sene başlattığımız ‘Türkiye Plastik Çöplüğü Olmasın’ kampanyamız sonucunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı plastik atık ithalatı kotasını düşürdü; bu adımın güzel ancak yeterli olmadığını o zaman da söylemiştik. Verilerden ve sahadan gördüğümüz kadarıyla Avrupa’nın en büyük plastik çöplüğü olmaya devam ediyoruz. Hatta kotanın düştüğü günden sonra da artış devam ediyor. Bu durum, denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması gerektiğini gösteriyor. Bununla birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanı, Ocak ayında hedefin sıfır atık ithalatı olduğunu belirtti. Bakanlığın bu taahhüdünü acilen gerçekleştirerek plastik atık ithalatı yasağı eylem planını açıklamasını, denetim ve şeffaflık mekanizmalarını artırmasını talep ediyoruz.” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Euronews’te yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çevre

Kozmetik sanayiinde hayvanlara işkenceyi anlatan kısa film

Published

on

By

Orijinal ismi ‘Ralph’i Kurtar’ olan filmde tüm ailesi test için kullanılıp öldürülen Ralph, bunu son derece normal bir durum olduğunu ve hayata geliş amacının bu olduğunu kabullenmiş olarak başına gelenleri anlatıyor.

Ricky Gervais gibi ünlü isimler tarafından seslendirilen film yayınlandıktan sonra sosyal medyada en çok tartışılan konular arasına girdi.

Konuyla ilgili euronews Türkçe‘ye konuşan vegan diyetisyen Doktor Kevser Başkara tüketiciyi bilinçlendirmenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Test konusu çok sıkıntılı. Kozmetik aslında hayvan deneylerinin yüzde olarak en az yapıldığı alan. Tıp alanında çok daha yaygın. İnsanlar bu videoya baya ilgi gösterdiler ancak bir yandan da bana gelen insanlar ‘Bizim kafamız karıştı’ diyorlar. Mesela Loreal markası ‘Biz deney yapmıyoruz’ diyor ama nasıl bileceğiz nasıl ayırt edeceğiz? gibi sorular çok var. Ben bunları 4 madde ile anlatıyorum: Bir ürün vegan ve deneysiz olduğu kadar ham maddesi üzerinde de deney yapılmamış olacak ve Çin’de satışı olmayacak. Ancak o zaman emin olabilirsiniz.”

‘Teknolojik alternatifler mevcut, karar vericiler adım atmalı’

İlaç üretimi konusunda da kademe kademe gerekli adımları atmak gerektiğine inanan Başkara, hayvan testlerinin zaten insanlar için gerekli güvenilirliği sağlamadığını ve hayvan testlerinden edinilen sonuçların önemli oranda insanlar söz konusu olunca geçersiz olduğunun ortaya çıktığını kaydederek yeni teknolojilerin el verdiği alternatif dikkat çekiyor.

Organizmaları taklit edebilen mikroçipler, 3 boyutlu yazıcılarla geliştirilen organlar, kültürler ve daha birçok yeni imkanın ortaya çıktığını aktaran Başkara, tüketiciler kadar karar vericilerin de bu alanda cesur adımlar atmalarının zamanının geldiğini ileri sürüyor.

Kadın Doğum Uzmanı Operatör Doktor İlter Yenidede artık hayvanlı deneylere gerek bırakmayacak teknolojilerin oluştuğunu şu sözlerle anlatıyor:

“Eskiden bu kadar gelişmiş teknolojiler ve ölçüm yapan cihazlar bulunmadığı için hayvanlar başvurduğumuz bir yoldu ancak bugün bunun yerini alacak olan bir sürü laboratuvar yöntemi, çeşitli bilgisayar simülasyonları ve yapay zeka kullanılan yöntemler var. Ancak kalıplaşmış, kabul görmüş bilgilerle ve nispeten ucuz olması ve ciddi bir altyapı gerektirmemesi sebebiyle kullanımı devam ediyor.”

Haberin tamamı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

AB üyeleri karbon emisyonlarının yüzde 55 düşürülmesi için anlaştı

Published

on

By

Foto: Foto-Rabe, Pixabay

Avrupa Parlamentosu (AP) ve Avrupa Birliği (AB) üyeleri, karbon emisyonlarının 2030 yılına kadar “en azından” yüzde 55 düşürülmesi hedefi konusunda anlaşma sağladı.

AB Komisyonu, AB ülkeleri ve AP’nin uzun müzakerelerin ardından konuyla ilgili mutabakata vardığı duyurdu.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber