Connect with us

Dünya

Dünya tarihinin en çetin 5 salgını

Published

on

Yeni tip koronavirüs (covid-19) bütün dünyayı etkisi altına aldı. İnsanlar evlerinden çıkamaz hâle geldiler. Okullar, alışveriş merkezleri, restoranlar, kamu kuruluşları gibi toplu kullanım alanları kapatıldı. Ülkeler, sınırlarını uzun süre kapalı tutacak. Henüz aşısı bulunmadığı için, yakın vadede yaşanabilecekler tahmin edilemiyor. Ve ciddi ekonomik krizler ve işsizlik bekleniyor. Dünya genelinde şirketler iflas etmeye başladı.

Bugün itibariyle (24 Nisan 2020) koronavirüs pandemisinde vaka sayısı 2 milyon 700 bini geçti, can kaybı da 200 bine çok yakın.

Dünya tarihinde de çokça pandemi vakaları yaşandı. Büyük salgınlarda yüz milyonlarca insan hayatını kaybetti, büyük imparatorluklar sarsıldı. Tarihin akışı ciddi şekilde değişti.

Tarihe yön verecek kadar etkili olun 5 salgın vakası şöyle:

1. 14. asır vebası feodaliteyi sarstı

1350’lerde Avrupa’yı vuran veba, nüfusun yüzde 3’ünü öldüren çok büyük bir salgındı.

bbc.com‘un haberine göre, yüksek oranda insanın ölümüne sebep olduğu düşünülen hıyarcıklı veba (bubonik veba) çoğunlukla köylülerin hayatına mâl oldu. Bu da toprak sahiplerinin işgücü sıkıntısı yaşamasına yol açtı. Geride kalan sağlıklı tarım işçileri, daha fazla pazarlık gücüne sahip oldu.

Nüfusun azalması sonucu iş gücü pahalandı, feodalite sarsıldı. İllüstrasyon: ArtTower, Pixabay

Yani işçilerin, toprak sahiplerinin borçlarını ödemek adına çalıştırıldığı eski feodal sistem parçalanmaya başladı. Bu parçalanma Batı Avrupa’yı daha modern, ticaret odaklı ve nakit bazlı bir sisteme itti.

İşlerini yaptırmak için insanları çalıştırmak daha pahalı hale geldiğinden, iş sahipleri işçilerin yerine geçecek iş gücü tasarruflu teknolojilere yatırım yapmaya başladı. Sanayileşmenin, insanın yerini makinelerin almasının önü böylece açılmış oldu. Bu sebeple salgının “Avrupa emperyalizmini cesaretlendiği” görüşü hâkim.

Deniz yolculukları ve keşifler o döneme kadar son derecede tehlikeli görülmüştü. Ancak vebanın neden olduğu yüksek ölüm oranları, insanları salgından kaçmak için uzun deniz yolculuklarına çıkmaya daha istekli hale getirdi. Bu da Avrupa sömürgeciliğinin yayılmasına yardımcı oldu.

Ekonomiyi modernize etmenin, teknolojiye yatırım yapmanın ve dışa açılmayı teşvik etmenin etkisiyle Batı Avrupa, zaman içinde dünyadaki en güçlü bölgelerden biri oldu.

2. Amerika’daki çiçek hastalığı ve iklim değişimi

Amerika kıtasının 15. yüzyılda sömürge haline getirilmesi pek çok insanın ölümüyle sonuçlanıp dünyanın iklimini değiştirmiş olabilir.

University College London’daki bilim insanlarının yaptığı araştırma, yalnızca o yüzyıl içinde, o dönem dünya nüfusunun yüzde 10’una denk gelen bölge nüfusunun 60 milyondan 5-6 milyona düştüğünü gördü.

Bu ölümlerin çoğuna, sömürgeciler tarafından getirilen hastalıklar sebep oldu. Çiçek hastalığı aralarında en fazla can kaybına yol açan etkendi. Diğer ölümcül hastalıklar arasında ise hıyarcıklı veba (bubonik veba), sıtma, humma ve kolera vardı.

Bölge nüfusu 60 milyondan 5-6 milyona düştü. İllüstrasyon: Pixabay

Bunların bölgedeki yıkıcı etkisinin yanı sıra tüm dünyada da bazı sonuçları oldu. Hayatta kalan az sayıda insan, elde kalan arazileri yeterince işleyemediği için çok büyük alanlar ormana veya çayıra dönüştü. Tahmini 560 bin kilometre kare alan, kendi hâlinde doğal hâline dönmeye başladı.

Bitki ve ağaçlardaki bu muazzam büyüme, karbondioksit seviyesinde azalma sağlayıp dünyanın geniş bölgelerinde sıcaklığın düşmesine sebep oldu.

Bilim insanları, volkanik patlamalar ve güneş aktivitelerinin azalmasıyla beraber bu olayın da, dünyanın pek çok yerinde sıcaklığın düştüğü ”Küçük Buz Çağı” adı verilen dönemin başlamasına neden olduğuna inanıyor.

İronik olan ise, bu olaydan en çok etkilenen alanlardan biri, düşük oranda mahsul ve kıtlıklarla mücadele eden Avrupa’ydı.

3. Sarıhumma ve Haiti’nin Fransa’ya isyanı

Haiti’de meydana gelen bir salgın, Fransa’nın Kuzey Amerika’dan çıkmasına yardımcı oldu. Bunu da ABD’nin kıtada büyümesi ve hızla güçlenmesi izledi.

1801’de Avrupalı sömürge güçlerine karşı çıkan bazı isyanların ardından, Fransa’nın işbirliğiyle Haiti’yi Toussaint Louverture yönetti.

Ancak Fransız lider Napoleon Bonaparte kendisini hayat boyu yönetici olarak açıklayınca, adanın da tüm kontrolünü ele geçirmek için on binlerce askeri Haiti’ye yolladı.

Savaş meydanında oldukça başarılılardı. Ancak sarıhummanın etkisi savaşın seyrini değiştirdi. Salgın sebebiyle Fransa’dan gelen yaklaşık 50 bin asker, subay, doktor ve denizcinin öldüğüne ve sadece 3000 kişinin Fransa’ya geri dönebildiğine inanılıyor.

İllüstrasyon: ArtTower, Pixabay

Afrika kökenli hastalığa Avrupalı güçlerin hiçbir doğal bağışıklıkları yoktu. Askeri güçleri bozguna uğrayan ve demoralize olan Napolyon, sadece Haiti’yi terk etmedi; Fransa’nın Kuzey Amerika’daki tüm hedeflerinden de vazgeçti.

Askeri güçlerinin Haiti’deki isyanı durdurmak için başlattığı ancak başarısız olan operasyondan sadece 2 yıl sonra Fransa lideri 2 milyon kilometre kareden daha büyük bir araziyi (‘Louisiana Alışverişi’ olarak da biliniyor) ABD yönetimine satıp, genç ülkenin boyutunu ikiye katladı.

4. Afrika sığır vebası ve sömürge yayılması

Hayvanları öldüren bir hastalık da, Avrupa’nın Afrika’yı sömürgeleştirmesini hızlandırdı.

1888-1897 yılları arasında sığır vebası virüsü (rinderpest), Afrika’nın sığırlarının yüzde 90’ını öldürüp Afrika Boynuzu, Batı Afrika ve Güneybatı Afrika bölgelerindeki toplulukları harap etti.

Büyük baş hayvanların yitirilmesi açlığa, toplumda bir çöküşe ve sığınmacıların salgından etkilenen bölgelerden kaçmalarına yol açtı. Mahsul yetişen yerler de etkilendi. İnsanların birçoğu toprağı sürmek için öküze güvendiğinden ekin yetiştirme alanları da etkilendi.

Hastalığın neden olduğu kaos, Avrupa ülkelerinin 19. yüzyılın sonlarında Afrika’nın büyük alanlarını sömürgeleştirmesini kolaylaştırdı.

Planları sığır vebası salgını başlamadan sadece birkaç yıl önce başlamıştı

1884-1885’te Berlin’deki bir konferansta, aralarında Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, Portekiz, Belçika ve İtalya’nın da olduğu Avrupa’dan 14 ülke, Afrika üzerindeki emellerini görüştü. Planlar bu konferansın sonrasında resmileşti.

Bu planlar kıtada çok büyük bir etki yarattı. 1870’lerde Afrika’nın yalnızca yüzde 10’u Avrupa kontrolü altındayken 1900’lere gelindiğinde bu oran yüzde 90’a çıkmıştı. Haksız toprak alımı, sığır vebası salgınından oluşan kaos ile desteklendi.

İtalya, nüfusun neredeyse üçte birini öldüren Etiyopya’daki kıtlık nedeniyle başka bir Afrika ülkesi olan Eritre’ye 1890’ların başında yola çıktı.

5. Veba ve Çin’deki Ming hanedanlığının düşüşü

Ming hanedanlığı, Doğu Asya’nın geniş kısmında büyük bir siyasi ve kültürel etki kullanarak Çin’i neredeyse 300 yıl boyunca yönetti. Ama bu yönetim, korkunç bir salgın hastalık sonrası son buldu.

Salgın, Çin’in kuzeyine 164 yılında, muazzam can kayıplarıyla birlikte geldi. Bazı bölgelerde nüfusun yüzde 20’si, bazılarında yüzde 40’ı öldü. Veba, kıtlık ve çekirgelerle aynı zamanda ortaya çıktı.

Tarlalarda mahsul bulamayan insanların yiyecekleri yoktu ve bazıları salgın kurbanlarının cansız bedenlerini yemeye başladı.

Foto: Devanath, Pixabay

Kriz büyük ihtimalle hıyarcıklı veba (bubonik veba) ve sıtmanın bir birleşimiydi. Kuzeyden gelip hanedanlığı tahtından edecek olan istilacılar tarafından getirilmiş olabilir.

Kaosla artan haydut saldırılarını, Ming hanedanlığının yerine geçip yüzyıllar boyu sürecek kendi imparatorluklarını kuran Qing Hanedanlığı’nın istilası takip etti.

O ara hasta olan Ming liderinin karşı karşıya kaldığı, aralarında yolsuzluk ve kıtlığın da bulunduğu pek çok sorun vardı ancak ülke çapında yayılan ölümcül salgın hastalık, yönetimlerinin çok daha hızlı şekilde son bulmasına yol açtı.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Dünya genelinde koronavirüs kaynaklı can kaybı 4 milyonu geride bıraktı

Published

on

By

Dünya genelinde koronavirüs kaynaklı can kaybı 4 milyon eşiğini de aştı. Bugün itibariyle (12 Temmuz 2021) dünya genelinde vaka sayısı da 188 milyona yaklaştı.

Johns Hopkins Üniversitesi’nin verilerine göre, 3.436.527.239 doz aşı uygulandı.

Dünya genelinde koronavirüse yakalanan takribi 172 milyon insan da sağlığına kavuştu.

ABD, 35 milyona yaklaşan vaka sayısıyla dünya genelinde en çok vaka görülen ülke olmaya devam ediyor. ABD’de 623 bine yakın can kaybı var. 31 milyona yaklaşan enfekte sayısıya Hindistan da ikinci sırada yer alıyor. Hindistan’da can kaybı 600 bini geride bıraktı. Üçüncü sırada da 19 milyonu aşan vaka sayısıyla Brezilya var. Brezilya’da can kaybı 533 bini aştı.

6 milyona yaklaşan vaka sayısıyla Fransa 4. sırada yer alıyor. Fransa’da can kaybı 111 bin. Yine 6 milyona yaklaşan vaka sayısıyla Rusya da 5. sırada yer alıyor. Rusya’da can kaybı 143 bini geçti.

Türkiye de dünya genelinde 6. sırada yer aldı. Türkiye’de enfekte sayısı 5 buçuk milyon civarında. Türkiye’de toplam can kaybı da 50 bini geride bıraktı.

Dünya geneli ilk 15 ülkede durum şöyle:

Continue Reading

Avrupa

Türkiye, Avrupa’da konut ve kira fiyatlarının en fazla arttığı ülke oldu

Published

on

By

Türkiye’de artan enflasyon oranları ve TL’nin son yıllarda değer kaybetmesi ekonominin birçok alanında olduğu gibi konut ve kira fiyatlarını de etkiledi.

Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) son verilerine göre son bir yılda yüzde 32’lik artışla konut fiyatlarının en fazla arttığı ülke Türkiye. Son bir yıl içerisinde kira artışında da yine Türkiye ilk sırada.

Avrupa Birliği genelinde ise 2021’in birinci döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6,1’lik artış kaydedildi.

Türkiye’den sonra konut fiyatlarının en fazla arttığı ülkeler yüzde 17 ile Lüksemburg, yüzde 15,3 ile Danimarka ve yüzde 12 ile Litvanya oldu.

Kira fiyatları artışında da Türkiye ilk sırada

Eurostat’ın verilerine göre 2020 ile 2021 arasında Türkiye genelinde kiralar yüzde 9,4 oranında arttı. Konut fiyatlarında olduğu gibi AB ülkeleri arasında en fazla kira fiyat artışının olduğu ülke Türkiye oldu.

Türkiye’yi yüzde 5’lik artış ile Avusturya, yüzde 4,1’lik artış ile de Letonya takip ediyor.

Diğer taraftan da Estonya (-3,1%), Malta (-2,4%) ve Slovenya (-2,2%) gibi ülkelerde son bir yılda kira fiyatları düştü. AB genelinde ise yüzde sadece yüzde 1,2’lik bir artış gözlemlendi.

Türkiye’de kira fiyatları daha çok büyük illerde arttı.

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin sahibinden.com veri havuzunu kullanarak hazırladığı “Konut Piyasası Görünümü 2021” araştırmasına göre yıllık kira artış oranı İstanbul’da yüzde 35,7, Ankara’da yüzde 20,3 ve İzmir’de yüzde 21,8 oldu.

Euronews’te yer alan haberin tamamı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

Avrupa koronavirüs tedbirlerini yeniden artırıyor

Published

on

By

İllüstrasyon: Inactive_account_ID_249, Pixabay

Koronavirüsün Delta varyantı, Avrupa’nın bazı ülkelerinde hızla yayılmaya devam ediyor. Bir süre önce vaka sayılarının düşmesi ile kaldırılan bazı tedbirler yeniden uygulanmaya başlanıyor.

Avrupa’nın pek çok ülkesinde ve bazı bölgelerinde Delta varyantı nedeniyle koronavirüs önlemleri yeniden sertleştiriliyor. Hollanda’da bu bağlamda diskotek ve gece kulüpleri tekrar kapatılırken, restoranlar geceyarısına kadar açık kalabilecek. Hollanda Başbakanı Mark Rutte, söz konusu önlemlerin 13 Ağustos’a kadar geçerli olacağını açıkladı. Ülkede vaka sayıları son bir hafta içinde yedi kat artmıştı.

İspanya’nın Katalonya bölgesinde de sosyal hayata kısıtlamalar getirildi. Gece kulüpleri kapatılırken, açık alanda 500’den fazla kişinin olduğu herhangi bir etkinliğe katılanlardan tamamen aşılandığına dair bir belge ya da güncel negatif test sonucu istenecek. Katalonya son dönemde İspanya’da koronavirüs vakalarının en hızlı arttığı bölge olmuştu. Ancak şu an vaka sayıları ülkenin tamamında yükseliyor.

Bu sebepten dolayı da Alman hükümeti İspanya’yı pazar gününden itibaren geçerli olmak üzere yeniden “risk bölgesi” listesine dahil etti.

Federal Hükümetin Turizm Sorumlusu Thomas Bareiß, Augsburger Allgemeine gazetesine verdiği röportajda, İspanya’nın riskli bölgeler kategorisine alınması ile ilgili olarak, “Bu, seyahatlerin güvenli bir biçimde yapılmaya devam edilmesi için makul bir karar” dedi. Bareiß ayrıca, bu kararla birlikte uygulamada değişen tek şeyin, Almanya’ya dönüşlerde negatif test sonucu bulundurma şartı olduğunu ifade etti.

Haberin tamamı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber