Connect with us

Dünya

Dünya genelinde koronavirüs vakaları yarı yarıya azalmaya başladı

Published

on

Covid-19 salgınında dünya genelinde vaka sayısı ocak ayına göre yarı yarıya azaldı. Geçtiğimiz hafta günlük vaka sayısı, 362 bin ile dört ayın en düşük seviyesine geriledi.

Yeni vakalar, ocak ayının ilk yarısında 743 binlik rekor seviyeye ulaştıktan sonra hafta içinde yüzde 12 oranında düştü.

O zirveden bu yana dünya çapında yeni vaka sayısı yarı yarıya azaldı. Bu durum pandeminin başlamasından bu yana en keskin ve en uzun süreli düşüş olarak kayda geçti.

Vaka sayısı en fazla ABD’de

ABD bir önceki haftaya göre yüzde 28’lik bir oranla, vakalarda görülen büyük düşüşe rağmen 28 milyon 529 bin 53 ile en yüksek vaka sayısına sahip ülke olmaya devam ediyor.

ABD’yi 45 bin 200 vaka ile Brezilya, yüzde 2’lik bir düşüşe rağmen 18 bin 600 vaka sayısıyla da Fransa takip ediyor.

Kişi bazında Çek Cumhuriyeti, 100 bin kişide 544 vaka ile en yüksek enfeksiyon sayısına sahip.

Covid-19 nedeniyle dünya genelinde 2 milyon 456 bin 217 kişi yaşamını yitirdi, 85 milyon 921 bin 358 kişi de virüsü yenerek sağlığına kavuştu.

Halen 22 milyon 741 bin 402 Covid-19 hastası tedavi altında bulunuyor.

Euronews’te yer alan haberin tamamı için tıklayın.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Covid-19’u dünyaya duyuran gazeteci 18 ay sonra ortaya çıktı

Published

on

By

Çin’in Wuhan şehrinde başlayan koronavirüs (covid-19) salgınının dünyaya duyurulmasında yardımcı olan Çinli gazeteci Chen Qiushi, 18 ay sonra yeniden ortaya çıktı.

Wall Street Journal’a göre, 30 dakikalık video çeken Qiushi, “Geçtiğimiz yıl ve sekiz ay boyunca birçok şey yaşadım. Bir kısmı hakkında konuşabilirim anca bir kısmı hakkında konuşamam. Anladığınıza inanıyorum.” dedi.

Eski insan hakları avukatı ve gazeteci Chen Qiushi, virüs dünyaya yayılırken geçen yıl Şubat ayının başında ortadan kaybolmuştu. Geçen yıl eylül ayına kadar Çin’in kuzeyindeki Qingdao’daki ailesinin yanına dönmesine izin verildiğine dair haberler çıkmasına rağmen, kendisinden haber alınamamıştı.

Qiushi, dünyayı Wuhan’daki salgın hakkında uyarmaya çalıştıktan sonra pandeminin ilk günlerinde ortadan kaybolan üç gazeteciden biriydi.

Diğer muhabirlerden biri olan 20’li yaşlarının ortasındaki Li Zehua, Wuhan Viroloji Enstitüsü’nün virüs salgınının kaynağı olduğunu iddia ettiği videolar yayınladıktan sonra kaçırıldı. Ancak eski Çinli TV sunucusu iki ay sonra yeniden ortaya çıktı.

Wuhan’da ikamet eden Fang Bin ise hastanelerdeki otobüslere ceset yığınları doldurulduğunu gösteren videoları yayınladıktan sonra 9 Şubat’ta kayboldu. O zamandan beri kendisinden haber alınamadı.

Continue Reading

Avrupa

İsveç ‘AB ordusu’ planına sıcak bakmıyor

Published

on

By

İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist, Avrupa Birliği’nin (AB), ABD’ye bağımlı kalmamak için kendi askeri gücünü kurma planına dair, “Bu planı sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” dedi.

Bakan Hultqvist, devlet radyosu SR’ye yaptığı açıklamada, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in “Stratejik Pusula” planı çerçevesinde “AB’nin ortak askeri güç oluşturması” önerisini değerlendirdi.
Hultqvist, ABD ile askeri işbirliğinin AB’nin belkemiği olduğunu belirterek, “ABD ile işbirliğinin ve transatlantik bağlantının Avrupa’nın geleceği için hala çok önemli olduğuna inanıyorum. AB’nin askeri gücünü oluşturma planını, sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

16 Kasım’da görüşülecek

‘Stratejik Pusula’nın, AB’nin askeri anlamda gelecekteki hedeflerini, stratejik planlarını, kendisine yönelik tehditleri içeren bir askeri strateji belgesi olması isteniyor.

AA’nın aktardığı haberde, ‘Stratejik Pusula’nın hazırlanmasında omurgayı oluşturacak belge ise AB’nin “tehdit analizi” raporu olacak. Bu gizli rapor, AB üyesi ülkelerin istihbarat kurumlarının tehdit değerlendirmelerinden oluşuyor. Ancak her AB üyesinin tehdit algısı farklı olduğundan henüz mutabakata varılmış değil.
AB’nin Stratejik Pusula oluşturmak istemesinin başlıca nedenlerinden biri “Avrupa’nın güvenliğinde özerklik” istemesi.
ABD’nin koruma kalkanından çıkmak ve kendi korumasını oluşturmak isteyen AB, bunu “stratejik özerklik” olarak tanımlıyor.

Stratejik Pusula adlı rapordaki öneri 16 Kasım’da Avrupa Konseyi’nde ele alınacak.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

DSÖ: Avrupa’da artan vaka sayısı çok endişe verici

Published

on

By

Foto: Jeyaratnam Caniceus, Pixabay

Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa’da artan Covid-19 vakalarının çok endişe verici olduğunu vurgulayarak aşılama faaliyetlerinin hızlandırılması çağrısında bulundu.

DSÖ Avrupa Direktörü Dr. Hans Kluge düzenlediği basın toplantısında Avrupa’da salgının durumuna ilişkin bilgi vererek, bölgede vaka sayısının 64 milyona ulaştığını, yaklaşık 1,3 milyon kişinin Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini ve 53 ülkeden bildirilen 14 günlük vaka sayılarında endişe verici şekilde yüzde 10’dan fazla artış gözlemlendiğini belirtti.

Kluge bazı ülkelerdeki hastanelerde aşırı yoğunluğun gözlenmeye başladığını belirterek özellikler Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya ülkelerindeki vaka artışlarında sert yükselişler olduğunu kaydetti.

Kluge, ayrıca aralık ayına kadar Avrupa bölgesinde salgın kaynaklı 200 bin ölümün gerçekleşebileceğini belirtti.

Vaka ve ölü sayılarındaki artış üç nedene bağlanıyor. Bunlar; halihazırda 15 ülkede baskın hale gelen Delta varyantı, alınan sağlık önlemlerindeki gevşeme ve yaz mevsimi nedeniyle artan seyahatler olarak gösteriliyor.

Aşılama yavaşladı

Ülkelere salgına karşı çoklu koruma önlemlerini (katmanlarını) sürdürmede kararlı olmaları çağrısında bulunan Kluge, bu önlemler arasında aşılama ve maske takmanın da yer aldığını söyledi.

“Aşılar, toplumları yeniden açmanın ve ekonomileri istikrara kavuşturmanın yoludur.” diyen Kluge, buna rağmen aşı üretimindeki yetersizlik, aşılara erişim ve aşıların kabulü gibi zorluklarla mücadele etmeyi sürdürdüklerini vurguladı.

DSÖ Avrupa bölgesinde son altı haftada aşılama hızının düştüğünü belirterek bunun “yetersiz üretim, yetersiz erişim ve yetersiz kabullenmeden” kaynaklandığını açıkladı.

Bölgedeki orta-alt ve alt gelir grubundaki ülkelerdeki toplumun sadece yüzde 6’sının tam olarak aşılandığı ve her on sağlık görevlisinden sadece birinin tam olarak bir aşı eğitimi aldığı belirtildi.

Kluge aşıyla ilgili tereddütler ve bilimsel verilerin reddi krizi kontrol atına almayı engellediğini vurguladı.

Kluge, “Aşı bir haktır ama aynı zamanda bir sorumluluktur. Bölgemizde aşı alımındaki durgunluk ciddi endişe kaynağıdır.” ifadesini kullandı.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber