Connect with us

Sağlık

Delta varyantı ne kadar bulaşıcı, aşılar varyanta karşı etkili mi?

Published

on

İllüstrasyon: Inactive_account_ID_249, Pixabay

Covid-19 bazı coğrafyalarda mutasyon geçirerek yeni bir varyanta dönüştü. Kesin olmayan araştırmalara göre Delta varyantının ölümcüllüğü azaldı fakat yayılması daha hızlı. Delta varyantı ve diğer varyantların covid-19 aşılarına karşı dayanıklı olup olmadığı merak konusu.

Euronews’te yer alan habere göre, covid-19’a yol açan koronavirüsün en güçlü varyantı olarak kabul edilen Delta, birçok ülkenin kısıtlamaları hafifleterek ekonomilerini canlandırmaya çalıştığı bu dönemde yayılmaya devam ederken, virolog ve salgın hastalık uzmanlarının salgına ilişkin tahminlerinin de değişmesine neden oldu.

Aşılar Covid-19’un neden olduğu ağır hastalık ve hastane tedavisine ihtiyaç gereksinimini güçlü şekilde azalttı ancak elde edilen bulgular ilk defa Hindistan’da ortaya çıkan delta varyantının iki doz aşı olanlarda bile hızla bulaştığına işaret ediyor.

İngiltere’de koronavirüs varyantlarının genetik dizilim çalışmalarının başındaki mikrobiyolog Sharon Peacock “bugüne kadar görülen en güçlü ve hızlı varyant” olarak tanımladığı Delta’nın şu anda dünyanın karşı karşıya olduğu en büyük risk olduğunu belirtiyor.

Delta varyantı neden daha bulaşıcı?

Çin’de yapılan bir çalışma koronavirüs bulaşan kişilerin ilk kez 2019’da Vuhan’da ortaya çıkan virüse kıyasla burunlarında bin kat daha fazla Delta varyantı taşıdığını tespit etti.

İngiliz mikrobiyolog Peocock daha fazla virüsün dışarıya atılıyor olması sebebiyle Delta varyantının daha bulaşıcı olabileceğini ancak bu konuyla ilgili araştırmaların hala sürdüğünü belirtiyor.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) San Diego Üniversitesi’nden bağışıklık uzmanlarına göre delta varyantı İngiltere’de ilk kez görülen ve orijinal virüsten daha bulaşıcı olduğu bildirilen Alpha varyantından yüzde 50 daha bulaşıcı.

Kaliforniya’daki Scripps Araştırma Dönüşümsel Enstitüsü Müdürü ve genetik dizilim uzmanı Eric Topol Delta varyantının kuluçka döneminin daha kısa olduğunu ve bu nedenle daha fazla viral parçacığa sahip olduğunu dile getiriyor. Topol bu durumun aşıları zorladığını ve aşılanmış kişilerin bu nedenle özellikle dikkat etmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Topol virüsün en çetin versiyonunun ortaya çıktığı bu dönemde kısıtlamaların kaldırılması, özellikle de maske kullanımından vazgeçilmesinin yapılması gereken son şey olduğu görüşünde.

Aşı Delta varyantına karşı ne kadar koruyor?

Delta’nın en kaygılandıran yönü insanları daha çok hasta etmekten ziyade daha hızlı bulaşarak aşı olmamış kişilerde ağır hastalığa yol açması ve hastene tedavisi gerektirmesi.

İngiltere Halk Sağlığı Kurumu geçen hafta yayınladığı son verilerde ülkede Delta varyantı nedeniyle hastanede yatan 3 bin 692 kişiden yüzde 53’ünün aşılanmamış olduğunu, yüzde 22,8’inin ise tam doz aşılanan kişiler olduğunu açıkladı.

Delta’nın en baskın varyant olduğu Singapur’da da geçtiğimiz hafta hükümet tarafından açıklanan son verilere göre Covid-19 vakalarının üçte birini aşılanmış kişilerin oluşturduğunu ancak hiçbirinde hastalığın ağır seyretmediği bildirildi.

Dünyada en fazla Covid-19 vakası ve hastalıktan kaynaklanan ölümlerin yaşandığı Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yeni enfeksyonların yüzde 83’üne Delta varyantı neden oluyor. Hekimler aşıların hafif enfeksiyonlara karşı yüzde 100 koruma sağlamamasının aşılanmış kişilerde hayal kırıklığı yarattığını belirtiyor. Ancak ülkede bugüne kadar koronavirüs kaynaklı ağır hastalıkların yüzde 97’sinin aşılanmamış kişilerde görülmesi aşıların etkinliği konusunda önemli bir veri sağlıyor.

Öte yandan İsrail’den gelen bilgiler aşı olanlar için biraz daha karamsar. İsrail sağlık yetkililerinin verdiği bilgilere göre halen koronavirüs nedeniyle hastanede tedavi görenlerin yüzde 60’ını aşılanmış kişiler oluşturuyor. Çoğunluğu 60 yaş üzeri olan bu kişilerin başka sağlık sorunu bulunduğu belirtiliyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İsveç

İsveç’te aşılananlar için pandemi ‘kuralları’ kalkıyor

Published

on

By

Foto: Angelo Esslinger, Pixabay

İsveç genelinde en az bir aşı olanların sayısı 7 milyonu geride bıraktı. Bu sayının 6 milyonu iki doz aşıyı da aldı. İsveç’te beklenen oranda aşının gerçekleşmiş olması sebebiyle pandemi kuralları (tavsiyeleri), tam doz aşılananlar için kaldırılıyor.

Pandemi için verilen tasviyeler, aşılanmayanlar için aynen geçerli olacak.

Aşı olmayanların, sosyal mesafeye uyması, yaşlı insanlarla ve risk grubundakilerle temas etmemesi, tiyatro, spor müsabakaları, konser gibi kalabalık etkinliklere katılmaması isteniyor.

İsveç Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Johan Carlson, “Tam doz aşı olmayanlar, dansa ve barlara gitmemeli,” dedi.

Verilere göre, 18 yaş üzeri aşılanması gereken 1.5 milyon insan kaldı. Uzmanlar, herkesin aşı olmasını tavsiye ediyor.

Aşıların etkili olması hakkında, virüse karşı koruduğu, ölüm riskini azalttığı ve bulaşma riskini de düşürdüğü biliniyor.

Continue Reading

İsveç

Lund Üniversitesi: Düzenli egzersiz yapmak anksiyete riskini önemli ölçüde azaltıyor

Published

on

By

Foto: Free-Photos, Pixabay

Düzenli şekilde spor yapmak, anksiyete riskini yüzde 60 oranında azaltıyor. İsveç Lund Üniversitesi’nin de dâhil olduğu araştırma, yaklaşık 21 yıl sürdü.

EurekAlert internet sitesinin haberine göre, araştırmacılar, 1989-2010 yılları arasında düzenlenen, “Vasaloppet” adı verilen, dünyanın en büyük uzun mesafe kayak yarışına katılan ve katılmayan kişilerin verilerini inceledi.

Sonuçları “The Innovation” dergisinde yayımlanan çalışmada, 400 bin kişinin verileri değerlendirildi.

Araştırmanın baş yazarı Martine Svensson ve İsveç Lund Üniversitesi Deneysel Tıp Bilimleri bölümünden araştırmacı Tomas Deirborg, “Fiziksel olarak daha aktif bir yaşam tarzına sahip olan grubun, 21 yıla varan bir takip döneminde, kaygı bozuklukları geliştirme riskinin neredeyse yüzde 60 daha düşük olduğunu bulduk.” dedi.

Uzmanlar, kadınlarda da erkeklerde olduğu gibi aktif yaşam tarzı ile düşük kaygı riski arasında bir bağlantı görüldüğünü kaydetti.

Erkek ve kadın kayakçılar üzerinde yapılan incelemelerde, erkek kayakçıların performans düzeyleriyle kaygı bozukluğu arasında doğrudan bir ilişki bulunamazken, kayakta yüksek performans gösteren kadınların daha düşük düzeyde performansta bulunan kadınlara göre 2 kat kaygı bozukluğu yaşadığını ortaya konuldu.

Ancak buna rağmen kaygı riskinin, yüksek performans sergileyen kadınlarda, egzersiz yapmayanlara kıyasla daha düşük olduğu belirtildi.​​​​​​​

Continue Reading

Sağlık

Yeni bir koronavirüs varyantı daha: Mu varyantı

Published

on

By

İllüstrasyon: Inactive_account_ID_249, Pixabay

Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüsün yeni bir versiyonunu varyantlar listesine ekledi.

B.1.621 olarak da bilinen ‘Mu’ varyantı, 39 ülkede tespit edildikten ve birçok kişinin edindiği bağışıklık korumasını daha az duyarlı hale getirebilecek mutasyonlara sahip olduğu tespit edildikten sonra 30 Ağustos’ta DSÖ’nün izleme listesine eklendi.

DSÖ’nün pandemi hakkındaki haftalık bültenine göre, Mu varyantı “bağışıklık kaçışının potansiyel özelliklerini gösteren bir mutasyonlar kümesine sahip”.

Rapordaki ön veriler Mu’nun Güney Afrika’da keşfedilen Beta varyantına benzer şekilde bağışıklık savunmalarından kaçabileceğini öne sürüyor, ancak bunun daha fazla çalışma ile doğrulanması gerekiyor.

Mu varyantı ilk olarak Ocak 2021’de Kolombiya’da tanımlandı. O zamandan beri, dünya çapında vakalar kaydedildi. Güney Amerika’nın ötesinde, İngiltere, Avrupa, ABD ve Hong Kong’da vakalar bildirildi. Varyant şimdilik küresel olarak Covid-19 enfeksiyonlarının yüzde 0,1’inden daha azını oluşturuyor ancak Kolombiya ve Ekvador’da vakaların yüzde 39 ve yüzde 13’ünü oluşturarak buralarda zemin kazandığı görülüyor.

Bilim insanları ve halk sağlığı yetkilileri, Mu varyantının dünyanın çoğunda baskın olan Delta varyantından daha bulaşıcı olup olmadığını veya daha ciddi hastalıklara neden olup olmadığını araştırıyor.

Amerika ve Avrupa kıtasında mevcut

Birleşik Krallık’ta şu ana kadar en az 32 Mu varyantı vakası tespit edildi. Public Health England (PHE) tarafından Temmuz ayında yayınlanan bir raporda, bunların çoğunun Londra’da ve 20’li yaşlardaki insanlarda bulunduğu belirtildi. Mu testi pozitif çıkanlardan bazılarının bir veya iki doz Covid-19 aşısı almış olduğu da raporda yer alıyor.

Mu varyantına ABD’de de rastlanıyor. New York Post’a konuşan sağlık yetkilileri, bu varyantın Miami Üniversitesi’nin patoloji laboratuvarında incelenen pozitif vakaların yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğunu söyledi.

Belçika’da bir huzurevinde kalan ve iki aşısını da olmuş yedi kişinin söz konusu Mu varyantı nedeniyle öldüğü belirlenmişti. 21 huzurevi sakini ve bazı çalışanlarda da bu varyanta rastlandı ancak bu kişiler hastalığı hafif geçirdi.

En az Beta varyantı kadar dirençli

Mu varyantı ilk olarak Temmuz ayında incelenmekte olan varyantlar listesine eklenmişti. Daha ciddi endişe yaratan Alpha ve Delta varyantları nedeniyle şimdiye kadar kadar alarm vermese de Ağustos ayında yayınlanan bir risk değerlendirmesinde varyantın aşılamadan kaynaklanan bağışıklığa karşı en az Beta varyantı kadar dirençli olduğunu gösteren laboratuvar çalışmaları olduğu belirtiliyor.

Yine de kanıt için var olan çalışmalardan daha fazlası gerekli. Bu nedenle bu varyantın ne kadar tehdit oluşturduğu henüz oldukça belirsiz.

Mu hakkındaki endişelerin bir kısmı, taşıdığı belirli mutasyonlardan kaynaklanıyor. P681H mutasyonu, Alfa varyantında da bulunuyor ve daha hızlı bulaşmasına neden oluyor. E484K ve K417N dâhil olmak üzere diğer mutasyonlar, virüsün bağışıklık savunmalarını geçmesine yardımcı oluyor.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber