Connect with us

Danimarka

Danimarka, okullarda ‘sosyal mesafeyi’ nasıl koruyor?

Published

on

Koronavirüs pandemisiyle başarılı şekilde mücadele eden Danimarka’da belli şartlar çerçevesinde okullar açıldı. Bu şartların başında “sosyal mesafeyi” okullarda da korumak geliyor. Peki Danimarka’da bu nasıl yapılıyor?

Okulların yeniden açılıp açılmaması tartışılabilir. Ancak, hem personel hem de öğrenciler için güvenli ve sosyal mesafeyi koruyan bir okul ortamı sağlamak adına yerine getirilmesi gereken çok sayıda yeni uygulama olacağı da bir gerçek.

İki hafta önce açılan Copenhagen International School tam da bu süreci yaşadı ve 400 öğrencisi okul kampüsüne geri döndü. Sosyal mesafeyi koruma amaçlı uygulanan yöntemlerle ilgili bilgi almak için okulun tesis yöneticisi Kent Sehested ile bir röportaj yapıldı.

1. Net işaretler ve yönlendirmeler

Her şeyden önce, tüm yeni önlemlerin ebeveynlere ve personele net bir şekilde açıklandığından emin olmak gerekiyor. Böylece yeni okul gününün nasıl geçeceğini anlayabilirler.

“Okulu açmamızdan birkaç gün önce okul müdürümüzün ebeveynlere gönderdiği ve açık talimatlardan oluşan e-posta işimizi epey kolaylaştırdı,” diyor Sehested.

Bu sayede, çoğu ebeveyn ve öğrencinin yeni düzene hazırlıklı ve ne yapmaları gerektiğini bilerek okula geldiklerini ifade ediyor.

Ebeveynler ve çocuklar nihayet okula adım attığında ise hem kendisinin hem de diğer okul çalışanlarının onlara yardımcı olmak için hazır beklediğini de ekliyor.

“Meslektaşlarımla her sabah trafik yeleği giyerek bahçede bekliyoruz ve insanların doğru şekilde sıraya girmesine yardımcı oluyoruz. Sorularına cevap veriyoruz ve yanlarında oluyoruz – bu herkesin kendini güvende hissetmesini sağlıyor.”

2. Fiziksel mesafe okulun dışında başlıyor

Okul bahçesi, potansiyel temas açısından en riskli alanlardan biridir, bu yüzden insanların mesafeyi korumasına yardımcı olacak önlemler almak çok önemli.

“İnsanların aralarında iki metrelik bir sıra oluşturmasına yardımcı olmak için trafik konileri koyduk. Fiziksel mesafenin korunmasına yardımcı oluyor.”

Bu okuldaki mesafelendirme koni kullanılarak yapıldı. Diğer okullar da benzeri nesneler kullanarak fiziksel mesafeyi koruyabilirler.

3. Fiziksel mesafe okulun içinde devam ediyor

Fiziksel mesafe okul içinde de korunuyor: “Çocukların mesafelerini korumalarına yardımcı olmak için yere maskeleme bantları yapıştırdık. Nerede olmaları gerektiğini bildikleri zaman kurala uymaları çok daha kolay,” diye açıklıyor Sehested.

4. Okula giriş-çıkış saatleri birbiriyle çakışmayacak şekilde düzenleniyor

Yoğunluğu önlemek amacıyla öğrenciler okula farklı saatlerde geliyor ve okuldan farklı saatlerde ayrılıyorlar. Çocukların yarısı okula sabah 8.30’da gelip öğlen 2.30’da çıkarken, diğer yarısı 9’da geliyor ve öğlen 3’te gidiyor.

Toplu taşıma araçları zamanlama ve aşırı kalabalık gibi nedenlerden ötürü elverişsiz olabilir.

Sehested, “Ayrıca, fiziksel mesafeyi artıramadığımız ve tek seferdeki çocuk sayısını azaltamadığımız için okul servisi hizmetimizi sonlandırmak zorunda kaldık,” diye ekliyor.

5. Trafiği en aza indirmek ve yönetmek 

Bir diğer önemli husus, kurallara uymadan veya kalabalık alanlar oluşturarak hareket eden insanların oluşturduğu riski önlemek için okul giriş ve çıkış noktalarının iyi yönetildiğinden emin olmak.

Sehested, “Sıkışıklığa sebep olmadığımızdan emin olmak için ön kapıyı kullanmak yerine üç ayrı giriş ve üç ayrı çıkış kullanıyoruz,” diyor.

“İnsanların binanın çevresinde saat yönünün tersine doğru hareket etmelerini sağlıyoruz, bu sayede tek yönlü bir akış oluşuyor ve insanlar birbirlerine çarpmıyor ya da trafik sıkışıklıklarına neden olmuyorlar.”

6. Bekleme salonları ve dezenfektanlar

Temizliğin sağlanması en önemli konulardan biri. Bu yüzden okul yönetimi, öğrencilerin okulun başka bir yerine gitmeden önce dezenfekte olduklarından emin olmak için “bekleme salonları” oluşturdu.

“Öğrenciler okul binasına girdikten sonra, uygun aralıklarla yerleştirilmiş sandalyelere oturarak bekleme salonlarında bekliyorlar. Binaya giren ve çıkan herkesin olabildiğince temiz olmasını sağlamak için her giriş-çıkış noktasında dezenfektanlarımız var.”

7. On kişilik gruplar halinde sınıf öğretimi

Önceden belirlenen ve değişmeyen öğretmenlere sahip az öğrencili sınıflar oluşturmak, bulaşma riskini önemli ölçüde azaltan basit ama etkili bir yöntem.

“Öğrencilerimiz on kişilik gruplar halinde ve tek bir öğretmen eşliğinde sınıfta öğretim görüyorlar. Kendi özel tuvalet ve el yıkama alanlarına sahipler. Branş derslerinin öğretimi hala uzaktan devam ediyor, ancak sınıfta yapılıyor.”

“Bu şekilde, öğrenciler yalnızca dokuz sınıf arkadaşı ve bir öğretmen ile fiziksel olarak bir araya geliyorlar, hem de özel öğretim alıyorlar.”

8. Kişiye özel beslenme kutuları sınıflarda dağıtılıyor

Öğle yemeğinin her öğrencinin kendi sınıfında servis edilmesi sonucu temas riskini azaltmak kolaylaşıyor.

Sehested, “Açık büfeden yiyecek almak ve yemekhanede yemek yerine, ayrı ayrı paketlenmiş beslenme kutuları sınıflara getiriliyor,” diye belirtiyor.

Okul, bu beslenme kutularının tek kullanımlık olduğunu, bunun da sürdürülebilir bir kurum olarak ilkelerine aykırı olduğunu, ancak şu anda çocukların güvende olmasını sağlamak için tek çözümün bu olduğunu ifade ediyor.

9. Çok sık temizlik yapılıyor

Tahmin edebileceğiniz gibi, her şey düzenli olarak temizleniyor.

“Tuvaletler, tırabzanlar, oyuncaklar ve sıkça kullanılan diğer her şey günde iki kez temizleniyor,” diyor Sehested.

Tüm bu temizlik, okulun mevcut temizlik personeli tarafından yapılıyor, ancak her şey daha sık temizlendiği için maliyet de artıyor. Neyse ki okulun diğer bölümleri şu anda kapalı ve bu sayede biraz tasarruf yapılabiliyor.

10. Esnek olun

Sehested, “Özetlemek gerekirse, bence işin esası esnek olmak, iyi dinlemek ve gerektiği takdirde hızlı değişiklikler yapmak,” diye belirtiyor.

“Çok çalışmamız gerekti,” diye anlatıyor, “Ama okulumuzu açmayı başardık ve öğrencileri burada görmek harika. Gün be gün normale dönüyoruz. ”

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Danimarka

Danimarka’da pandemide son durum

Published

on

By

Foto: SvitlanaRom, Pixabay

Koronavirüs pandemisinde başarılı bir seyir takip eden Danimarka’da can kaybı 2 bin 502’ye yükseldi. Ülkede koronavirüs enfekte sayısı da 166 bini geçti.

Enfekte olan 250 bin kişi de sağlığına kavuştu. Danimarka koronavirüs tedbirlerini esnetmeye başladı.

Danimarka’da 2 milyon 630 bin kişi ilk doz aşıyı aldı. Bir milyon 10 bin kişi de ikinci doz aşıyı oldu.

Danimarka hakkında daha detaylı bilgi için tıklayın.

Continue Reading

Danimarka

Danimarka bir koronavirüs aşısının daha kullanımını durdurdu

Published

on

By

Danimarka sağlık yetkilileri Johnson and Johnson’ın ürettiği Covid-19 aşısının ülkesindeki kullanımını durdurma kararı aldı.

Danimarka sağlık yetkililerince yapılan açıklamada koronavirüs salgınından kaynaklanan risklerin Johnson and Johnson tarafından üretilen Covid-19 aşınının muhtemel yan etkilerinin neden olabileceği risklerden daha fazla olmadığına kanaat getirdiklerini duyurdu.

Kopenhag yönetimi, bu nedenle ülkedeki Covid-19’a karşı yürütülmekte olan aşılama kampanyasının bu firmanın aşısı kullanılmadan devam edeceğini bildirdi. Danimarkalı yetkililer, daha önce İngiltere’deki Oxford Üniversitesi’nce geliştirilen ve AstraZeneca firması tarafından üretilen aşının ülkedeki kullanımının da durdurulması kararının alındığını hatırlattı.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Danimarka

Danimarka’dan Türkiye’ye uçuşlar yeniden başlıyor

Published

on

By

Foto: ThePixelman, Pixabay

Türkiye, salgının kontrol altına alındığı Danimarka’ya sınırları yeniden açtı. THY’den yapılan açıklamada, “Otoritlerimizce alınan karara istinaden son 72 saatte yapılan PCR testi NEGATİF olmak kaydı ile İngiltere ve Danimarka’dan Türkiye’ye yolcu gelişine müsaade edilecektir,” ifadeleri kulanıldı.

Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği’nden yapılan açıklamada İngiltere’den Türkiye’ye yolcu taşıyan uçuşların yeniden başladığı belirtildi.

Büyükelçilik’ten bugün yapılan açıklamada “Birleşik Krallık’tan ülkemize doğrudan uçuşla seyahat edilmesine yönelik COVID-19 salgını tedbirleri çerçevesindeki kısıtlamalar kaldırılmıştır” denildi.

Açıklamada ayrıca “Birleşik Krallık’ta son 10 gün içinde bulunan” ve Türkiye’ye gelen kişilere yönelik 10 günlük karantina uygulamasına da son verildiği ifade edildi.

Açıklamaya göre İngiltere’den Türkiye’ye seyahat etmek isteyen 6 yaş ve üzerindeki kişilerin son 72 saat içinde yapılmış negatif PCR testi sonucunu ibraz etmeleri gerekiyor.

THY’den duyuru

Türk Hava Yolları (THY) da Danimarka ve İngiltere’den Türkiye’ye uçuşlarla ilgili bir duyuru yaptı. THY Genel Müdürü Bilal Ekşi Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada “İngiltere ve Danimarka’dan Türkiye’ye uçuşlar açılıyor” dedi. Ekşi “Otoritlerimizce alınan karara istinaden son 72 saatte yapılan PCR testi NEGATİF olmak kaydı ile İngiltere ve Danimarka’dan Türkiye’ye yolcu gelişine müsaade edilecektir” diye yazdı.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber