Connect with us

Çevre

‘Covid-19 öldürmezse, bizi küresel ısınma öldürecek’

Published

on

Birlemiş Milletler (BM) Genel Kurul toplantılarında birçok ülke lideri, covid-19 salgını gölgesinde küresel ısınma probleminin unutulmaması gerektiğine değindi.

Bir yandan Sibirya’da tarihin en yüksek sıcaklıkları kaydedilirken Grönland ve Kanada’da eriyen buz kitleleri rekor seviyelere çıktı. Küresel ısınma karşısında en çok tehlikede olan ada ülkeleri, bu soruna daha fazla önem verilmesi için BM’nin yıllık toplantısında çağrıda bulundu.

Küçük Ada Devletleri Birliği ile En Az Gelişmiş Ülkeler Grubu, iklim krizinin bazı ülkeleri yok olma tehdidiyle karşı karşıya bıraktığını belirterek, “Bu şekilde devam ederse 75 yıl sonra birçok üye ülkeyi Birleşmiş Milletler’de temsil edebilecek kimse kalmayabilir” açıklamasını yaptı.

Enis Günaydın’ın Euronews’te yer alan haberine göre, dünya genelinde artan doğal afetlere dikkat çeken Fiji Başbakanı Frank Bainimarama, “Zaten bir tür çevresel kıyamet yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

En yüksek noktası deniz seviyesinde yaklaşık 4,6 metre olan Tuvalu’nun başbakanı Kausea Natano da, “Covid-19 şu an birincil sorunumuz olsa da, Pasifik bölgesinde yaşayan halkaların yaşamına, güvenliğine ve iyiliğine uzun vadede en büyük sorun iklim değişimidir” şeklinde konuştu.

Marshall Adaları Cumhurbaşkanı David Kabua, “Benimki gibi küçük adaların sadece kağıt üzerinde verilen sözler için vakti kalmadı” uyarısında bulundu.

Afrika liderleri de destek verdi

Küresel ısınmada en az payı olan ancak değişimden en olumsuz etkilenenler arasında yer alan Afrika ülkeleri de BM Genel Kurulunda iklim krizine değindi.

Ülkesinin büyük bir bölümü çöl olan Nijer Cumhurbaşkanı Issoufou Mahamadou, “Doğaya saygılı çözümleri desteklersek, halklarımızın sağlığını da korumuş oluruz” dedi.

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Çevre

Türkiye yine Avrupa’dan en çok plastik çöp alan ülke oldu

Published

on

By

Foto: Mine Yormaz

Greenpeace’den yapılan açıklamada Türkiye’nin 2020 yılında da Avrupa’dan en çok plastik atık alan ülkesi olduğu belirtildi.

Açıklamaya göre bir önceki yıla göre plastik atık ithalatında yüzde 13 artış gerçekleşti ve her gün 241 kamyon dolusu plastik atık Türkiye’ye geldi. Son 16 yılda ise Avrupa’dan Türkiye’ye gelen plastik atıklar 196 kat arttı.

Çin’in 2018 yılındaki plastik atık ithalatı yasağının ardından Türkiye’de her sene plastik atık ithalatı artmaya devam ediyor.

Greenpeace ekibinin, Kasım 2020’de Adana’da çektiği görüntüler, ithal edilen plastiklerin bir kısmının doğaya atıldığını ya da yakıldığını ortaya koymuştu.

Nisan 2021’de yeniden Adana’ya yapılan saha gezisinde durumun değişmediği gözlendi.

Çekilen görüntüler Avrupa’dan gelen plastik çöplerin doğaya atıldığını ya da yakıldığını bir kez daha ortaya çıkardı.

Greenpeace Akdeniz, “Türkiye plastik çöplüğü olmasın” diyerek başlattığı projede plastiklerin çevreye, deniz canlılarına ve en nihayetinde insan sağlığına yönelik tehlikelerine karşı plastik atık ithalatının acilen yasaklanmasını talep ediyor.

Greenpeace Akdeniz’in, Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ve İngiltere Ulusal İstatistik Dairesi’den topladığı veriler şöyle:

Türkiye, 2020 yılında AB ülkeleri ve İngiltere’den toplam 659 bin 960 ton plastik atık ithal etti.

2019 yılında Avrupa’dan Türkiye’ye gelen plastik atık miktarı 582 bin 296 tondu. Bir yılda plastik atık ithalatı yüzde 13 arttı.

Türkiye, 2020 yılında da Avrupa’dan en çok plastik atık alan ülke oldu. Ayrıca Türkiye, Avrupa plastik atık ihracatının yüzde 28’ini karşıladı.

Plastik atık ithalatı son 16 yılda (2004’ten bu yana) ise 196 kat arttı.

Türkiye’ye 2020 yılında en çok plastik atık gönderen ilk beş ülke: İngiltere (209,642), Belçika (137,071), Almanya (136.083), Hollanda (49.496), Slovenya (24.884)

Greenpeace Akdeniz Biyoçeşitlilik Projeler Lideri Nihan Temiz Ataş, Türkiye’nin “Sıfır Atık” hedefine her geçen gün katlanarak artan ithal plastik atıklarla ulaşmasının mümkün olmadığını belirterek acilen ithalatın yasaklanması gerektiğini belirtti.

Ataş, “Geçen sene başlattığımız ‘Türkiye Plastik Çöplüğü Olmasın’ kampanyamız sonucunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı plastik atık ithalatı kotasını düşürdü; bu adımın güzel ancak yeterli olmadığını o zaman da söylemiştik. Verilerden ve sahadan gördüğümüz kadarıyla Avrupa’nın en büyük plastik çöplüğü olmaya devam ediyoruz. Hatta kotanın düştüğü günden sonra da artış devam ediyor. Bu durum, denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması gerektiğini gösteriyor. Bununla birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanı, Ocak ayında hedefin sıfır atık ithalatı olduğunu belirtti. Bakanlığın bu taahhüdünü acilen gerçekleştirerek plastik atık ithalatı yasağı eylem planını açıklamasını, denetim ve şeffaflık mekanizmalarını artırmasını talep ediyoruz.” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Euronews’te yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çevre

Kozmetik sanayiinde hayvanlara işkenceyi anlatan kısa film

Published

on

By

Orijinal ismi ‘Ralph’i Kurtar’ olan filmde tüm ailesi test için kullanılıp öldürülen Ralph, bunu son derece normal bir durum olduğunu ve hayata geliş amacının bu olduğunu kabullenmiş olarak başına gelenleri anlatıyor.

Ricky Gervais gibi ünlü isimler tarafından seslendirilen film yayınlandıktan sonra sosyal medyada en çok tartışılan konular arasına girdi.

Konuyla ilgili euronews Türkçe‘ye konuşan vegan diyetisyen Doktor Kevser Başkara tüketiciyi bilinçlendirmenin önemine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Test konusu çok sıkıntılı. Kozmetik aslında hayvan deneylerinin yüzde olarak en az yapıldığı alan. Tıp alanında çok daha yaygın. İnsanlar bu videoya baya ilgi gösterdiler ancak bir yandan da bana gelen insanlar ‘Bizim kafamız karıştı’ diyorlar. Mesela Loreal markası ‘Biz deney yapmıyoruz’ diyor ama nasıl bileceğiz nasıl ayırt edeceğiz? gibi sorular çok var. Ben bunları 4 madde ile anlatıyorum: Bir ürün vegan ve deneysiz olduğu kadar ham maddesi üzerinde de deney yapılmamış olacak ve Çin’de satışı olmayacak. Ancak o zaman emin olabilirsiniz.”

‘Teknolojik alternatifler mevcut, karar vericiler adım atmalı’

İlaç üretimi konusunda da kademe kademe gerekli adımları atmak gerektiğine inanan Başkara, hayvan testlerinin zaten insanlar için gerekli güvenilirliği sağlamadığını ve hayvan testlerinden edinilen sonuçların önemli oranda insanlar söz konusu olunca geçersiz olduğunun ortaya çıktığını kaydederek yeni teknolojilerin el verdiği alternatif dikkat çekiyor.

Organizmaları taklit edebilen mikroçipler, 3 boyutlu yazıcılarla geliştirilen organlar, kültürler ve daha birçok yeni imkanın ortaya çıktığını aktaran Başkara, tüketiciler kadar karar vericilerin de bu alanda cesur adımlar atmalarının zamanının geldiğini ileri sürüyor.

Kadın Doğum Uzmanı Operatör Doktor İlter Yenidede artık hayvanlı deneylere gerek bırakmayacak teknolojilerin oluştuğunu şu sözlerle anlatıyor:

“Eskiden bu kadar gelişmiş teknolojiler ve ölçüm yapan cihazlar bulunmadığı için hayvanlar başvurduğumuz bir yoldu ancak bugün bunun yerini alacak olan bir sürü laboratuvar yöntemi, çeşitli bilgisayar simülasyonları ve yapay zeka kullanılan yöntemler var. Ancak kalıplaşmış, kabul görmüş bilgilerle ve nispeten ucuz olması ve ciddi bir altyapı gerektirmemesi sebebiyle kullanımı devam ediyor.”

Haberin tamamı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

AB üyeleri karbon emisyonlarının yüzde 55 düşürülmesi için anlaştı

Published

on

By

Foto: Foto-Rabe, Pixabay

Avrupa Parlamentosu (AP) ve Avrupa Birliği (AB) üyeleri, karbon emisyonlarının 2030 yılına kadar “en azından” yüzde 55 düşürülmesi hedefi konusunda anlaşma sağladı.

AB Komisyonu, AB ülkeleri ve AP’nin uzun müzakerelerin ardından konuyla ilgili mutabakata vardığı duyurdu.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber