Connect with us

Dünya

BM: Yemen’de 3 milyondan fazla insan açlık tehlikesi altında

Published

on

Birleşmiş Milletler (BM) dünyanın en fakir ülkesi Yemen ile ilgili son raporunda ülkenin açlık tehlikesi ile tekrar karşı karşıya olduğunu açıkladı.

BM’ye bağlı Dünya Besin Programı (WFP), BM Çocuk, Besin ve Çiftçilik Fonu tarafından yayınlanan raporda, iç savaşla boğuşan Yemen’de gıda kıtlığı tehlikesi altındaki kişi sayısının 2 milyondan 3.2 milyona çıkacağı belirtildi. Belgede açlık riskinin artmasına koronavirüs salgını ve düşüşe geçen ekonomi gösterildi.

WFP Yemen Direktörü Laurent Bukera, “Şu anda harekete geçmek zorundayız. 2019 yılında, büyük bir artırım (bütçe) sayesinde, WFP ve partnerleri Yemen’in en kötü durumdaki bölgelerinde görülen kötüye gidişi tersine çevirebilmiştik,” dedi.

Yemen Husiler ve uluslararası kamuoyu tarafından tanınan hükûmet arasında devam eden savaş sebebi ile dünyanın en büyük gıda krizi yaşanan ülkesi. Covid-19 salgını ile birlikte ülkedeki durum daha da zorlaştı.

Euronews’te yer alan habere göre, Yemen’e insani yardımda bulunan ülkeler koronavirüs ve İran destekli Husilerin kontrol ettiği bölgelerde yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmadığı gerekçesiyle desteklerini kesmiş durumda. BM Yemen İnsani Yardım Koordinatörü Lise Grande 18 ay önce de böyle bir durumla karşı karşıya kaldıklarını ancak sonradan gelen yardımlarla açlığın önüne geçtiklerini aktardı.

Yaklaşık 30 milyon nüfusu olan Yemen’de ülkenin üçte ikisi gıda yardımına muhtaç şekilde yaşıyor. Ülkedeki iç savaş sebebi ile şu ana kadar 100 bin kadar insanın hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Covid-19’u dünyaya duyuran gazeteci 18 ay sonra ortaya çıktı

Published

on

By

Çin’in Wuhan şehrinde başlayan koronavirüs (covid-19) salgınının dünyaya duyurulmasında yardımcı olan Çinli gazeteci Chen Qiushi, 18 ay sonra yeniden ortaya çıktı.

Wall Street Journal’a göre, 30 dakikalık video çeken Qiushi, “Geçtiğimiz yıl ve sekiz ay boyunca birçok şey yaşadım. Bir kısmı hakkında konuşabilirim anca bir kısmı hakkında konuşamam. Anladığınıza inanıyorum.” dedi.

Eski insan hakları avukatı ve gazeteci Chen Qiushi, virüs dünyaya yayılırken geçen yıl Şubat ayının başında ortadan kaybolmuştu. Geçen yıl eylül ayına kadar Çin’in kuzeyindeki Qingdao’daki ailesinin yanına dönmesine izin verildiğine dair haberler çıkmasına rağmen, kendisinden haber alınamamıştı.

Qiushi, dünyayı Wuhan’daki salgın hakkında uyarmaya çalıştıktan sonra pandeminin ilk günlerinde ortadan kaybolan üç gazeteciden biriydi.

Diğer muhabirlerden biri olan 20’li yaşlarının ortasındaki Li Zehua, Wuhan Viroloji Enstitüsü’nün virüs salgınının kaynağı olduğunu iddia ettiği videolar yayınladıktan sonra kaçırıldı. Ancak eski Çinli TV sunucusu iki ay sonra yeniden ortaya çıktı.

Wuhan’da ikamet eden Fang Bin ise hastanelerdeki otobüslere ceset yığınları doldurulduğunu gösteren videoları yayınladıktan sonra 9 Şubat’ta kayboldu. O zamandan beri kendisinden haber alınamadı.

Continue Reading

Avrupa

İsveç ‘AB ordusu’ planına sıcak bakmıyor

Published

on

By

İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist, Avrupa Birliği’nin (AB), ABD’ye bağımlı kalmamak için kendi askeri gücünü kurma planına dair, “Bu planı sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” dedi.

Bakan Hultqvist, devlet radyosu SR’ye yaptığı açıklamada, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in “Stratejik Pusula” planı çerçevesinde “AB’nin ortak askeri güç oluşturması” önerisini değerlendirdi.
Hultqvist, ABD ile askeri işbirliğinin AB’nin belkemiği olduğunu belirterek, “ABD ile işbirliğinin ve transatlantik bağlantının Avrupa’nın geleceği için hala çok önemli olduğuna inanıyorum. AB’nin askeri gücünü oluşturma planını, sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

16 Kasım’da görüşülecek

‘Stratejik Pusula’nın, AB’nin askeri anlamda gelecekteki hedeflerini, stratejik planlarını, kendisine yönelik tehditleri içeren bir askeri strateji belgesi olması isteniyor.

AA’nın aktardığı haberde, ‘Stratejik Pusula’nın hazırlanmasında omurgayı oluşturacak belge ise AB’nin “tehdit analizi” raporu olacak. Bu gizli rapor, AB üyesi ülkelerin istihbarat kurumlarının tehdit değerlendirmelerinden oluşuyor. Ancak her AB üyesinin tehdit algısı farklı olduğundan henüz mutabakata varılmış değil.
AB’nin Stratejik Pusula oluşturmak istemesinin başlıca nedenlerinden biri “Avrupa’nın güvenliğinde özerklik” istemesi.
ABD’nin koruma kalkanından çıkmak ve kendi korumasını oluşturmak isteyen AB, bunu “stratejik özerklik” olarak tanımlıyor.

Stratejik Pusula adlı rapordaki öneri 16 Kasım’da Avrupa Konseyi’nde ele alınacak.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

DSÖ: Avrupa’da artan vaka sayısı çok endişe verici

Published

on

By

Foto: Jeyaratnam Caniceus, Pixabay

Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa’da artan Covid-19 vakalarının çok endişe verici olduğunu vurgulayarak aşılama faaliyetlerinin hızlandırılması çağrısında bulundu.

DSÖ Avrupa Direktörü Dr. Hans Kluge düzenlediği basın toplantısında Avrupa’da salgının durumuna ilişkin bilgi vererek, bölgede vaka sayısının 64 milyona ulaştığını, yaklaşık 1,3 milyon kişinin Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini ve 53 ülkeden bildirilen 14 günlük vaka sayılarında endişe verici şekilde yüzde 10’dan fazla artış gözlemlendiğini belirtti.

Kluge bazı ülkelerdeki hastanelerde aşırı yoğunluğun gözlenmeye başladığını belirterek özellikler Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya ülkelerindeki vaka artışlarında sert yükselişler olduğunu kaydetti.

Kluge, ayrıca aralık ayına kadar Avrupa bölgesinde salgın kaynaklı 200 bin ölümün gerçekleşebileceğini belirtti.

Vaka ve ölü sayılarındaki artış üç nedene bağlanıyor. Bunlar; halihazırda 15 ülkede baskın hale gelen Delta varyantı, alınan sağlık önlemlerindeki gevşeme ve yaz mevsimi nedeniyle artan seyahatler olarak gösteriliyor.

Aşılama yavaşladı

Ülkelere salgına karşı çoklu koruma önlemlerini (katmanlarını) sürdürmede kararlı olmaları çağrısında bulunan Kluge, bu önlemler arasında aşılama ve maske takmanın da yer aldığını söyledi.

“Aşılar, toplumları yeniden açmanın ve ekonomileri istikrara kavuşturmanın yoludur.” diyen Kluge, buna rağmen aşı üretimindeki yetersizlik, aşılara erişim ve aşıların kabulü gibi zorluklarla mücadele etmeyi sürdürdüklerini vurguladı.

DSÖ Avrupa bölgesinde son altı haftada aşılama hızının düştüğünü belirterek bunun “yetersiz üretim, yetersiz erişim ve yetersiz kabullenmeden” kaynaklandığını açıkladı.

Bölgedeki orta-alt ve alt gelir grubundaki ülkelerdeki toplumun sadece yüzde 6’sının tam olarak aşılandığı ve her on sağlık görevlisinden sadece birinin tam olarak bir aşı eğitimi aldığı belirtildi.

Kluge aşıyla ilgili tereddütler ve bilimsel verilerin reddi krizi kontrol atına almayı engellediğini vurguladı.

Kluge, “Aşı bir haktır ama aynı zamanda bir sorumluluktur. Bölgemizde aşı alımındaki durgunluk ciddi endişe kaynağıdır.” ifadesini kullandı.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber