Connect with us

Dünya

BM: Yemen’de 100 bin çocuğun hayatı risk altında

Published

on

BM yetkilisi Jens Laerkede, 5 yaş altındaki 100 bin çocuğun hayati tehlikesinin bulunduğunu açıkladı.

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayınlanan bir rapora göre Yemen’in pek çok yerinde çocuklar ciddi oranda yetersiz beslenme nedeniyle ölüm riskiyle karşı karşıya. Rapora göre 100 bin çocuk hayatını bu sebeple kaybedebilir.

Gıda krizi ve kıtlığın yaşandığı ülkenin durumu 2020 yılında covid-19 salgını nedeniyle daha da kötüleşti. Ekonomik daralma, seller ve artarak devam eden silahlı çatışmalar Yemen’e ulaştırılmaya çalışılan yardımları da olumsuz etkiledi.

Altı yıldır iç savaş yaşayan Yemenliler ülkenin neresine göçerse göçsün açlık ve kıtlıkla karşılaşıyor. BM İnsani Yadım Koordinatörü Lise Grande şunları söylüyor: “Temmuz ayından beri uyarılarımızı yapıyoruz. Yemen korkunç bir gıda krizi ile karşı karşıya ve savaşa son verilmezse Yemenli en genç nesli tamamen kaybedeceğiz. Bu ülkenin geleceği için geri dönüşü olmayacak bir yıkımdan bahsediyoruz”

Sertaç Aktan’ın Euronews’te yer alan haberine göre, BM Entegre Gıda Güvenliği Bölüm Ayrımı (IPC) analizlerine göre ise güney Yemen’deki beslenme azlığı 2020’de yüzde 10 artışla toplamda 500 bin çocuğu etkiler hale geldi. Hayati tehlikesi olanların oranı ise yüzde 15,5 artarak sayı 100 bin çocuğa ulaştı.

“Yemen uçurumdan yuvarlanmaya başladı”

BM’nin Cenevre’deki İnsani İlişkiler Koordinasyon Ofisi (OCHA) yetkilisi Jens Laerkede “Aylardır Yemen’in uçuruma gittiğini söylüyorduk ve artık bu uçurumdan ilk grup insanların düştüğünü görüyoruz. Bu grup 5 yaş altındaki çocuklardan oluşuyor. 100 bine yakını her gün ölüm riski ile karşı karşıya.” diyor

Ülkede 5 yaşın altındaki 1,4 milyon çocuk uluslararası tanınan Yemen hükümetinin kontrolü altında yaşıyor. Ne var ki ülkenin kuzeyinde İran taraftarı Husilerce kontrol edilen bölgedeki çocuk sayısı tam olarak bilinmiyor.

Husiler yemek bulmak için her şeyi satıyor

Reuters’a konuşan CARE International’ın Yemen Direktörü Aaron Brent kuzeydekilerin borçlarını ödeyebilmek ve yiyecek alabilmek için sürekli mal varlıklarını elden çıkardıklarını aktarıyor. Brent’e göre resmi olarak ilan edilmese de ülkede gerçek anlamda kıtlık yaşanıyor.

Halkın yüzde 80’i yardımlarla ayakta duruyor

BM Yemen’deki durumu günümüz dünyasındaki en büyük insani kriz bölgesi olarak kategorilendiriyor. Ülke nüfusunun yüzde 80’i ancak uluslararası insani yardımlarla hayatını sürdürebiliyor. 100 binden fazla insanın ölümüne neden olan iç savaş ülkeyi her gün daha kötü bir noktaya sürüklüyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Covid-19’u dünyaya duyuran gazeteci 18 ay sonra ortaya çıktı

Published

on

By

Çin’in Wuhan şehrinde başlayan koronavirüs (covid-19) salgınının dünyaya duyurulmasında yardımcı olan Çinli gazeteci Chen Qiushi, 18 ay sonra yeniden ortaya çıktı.

Wall Street Journal’a göre, 30 dakikalık video çeken Qiushi, “Geçtiğimiz yıl ve sekiz ay boyunca birçok şey yaşadım. Bir kısmı hakkında konuşabilirim anca bir kısmı hakkında konuşamam. Anladığınıza inanıyorum.” dedi.

Eski insan hakları avukatı ve gazeteci Chen Qiushi, virüs dünyaya yayılırken geçen yıl Şubat ayının başında ortadan kaybolmuştu. Geçen yıl eylül ayına kadar Çin’in kuzeyindeki Qingdao’daki ailesinin yanına dönmesine izin verildiğine dair haberler çıkmasına rağmen, kendisinden haber alınamamıştı.

Qiushi, dünyayı Wuhan’daki salgın hakkında uyarmaya çalıştıktan sonra pandeminin ilk günlerinde ortadan kaybolan üç gazeteciden biriydi.

Diğer muhabirlerden biri olan 20’li yaşlarının ortasındaki Li Zehua, Wuhan Viroloji Enstitüsü’nün virüs salgınının kaynağı olduğunu iddia ettiği videolar yayınladıktan sonra kaçırıldı. Ancak eski Çinli TV sunucusu iki ay sonra yeniden ortaya çıktı.

Wuhan’da ikamet eden Fang Bin ise hastanelerdeki otobüslere ceset yığınları doldurulduğunu gösteren videoları yayınladıktan sonra 9 Şubat’ta kayboldu. O zamandan beri kendisinden haber alınamadı.

Continue Reading

Avrupa

İsveç ‘AB ordusu’ planına sıcak bakmıyor

Published

on

By

İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist, Avrupa Birliği’nin (AB), ABD’ye bağımlı kalmamak için kendi askeri gücünü kurma planına dair, “Bu planı sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” dedi.

Bakan Hultqvist, devlet radyosu SR’ye yaptığı açıklamada, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in “Stratejik Pusula” planı çerçevesinde “AB’nin ortak askeri güç oluşturması” önerisini değerlendirdi.
Hultqvist, ABD ile askeri işbirliğinin AB’nin belkemiği olduğunu belirterek, “ABD ile işbirliğinin ve transatlantik bağlantının Avrupa’nın geleceği için hala çok önemli olduğuna inanıyorum. AB’nin askeri gücünü oluşturma planını, sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

16 Kasım’da görüşülecek

‘Stratejik Pusula’nın, AB’nin askeri anlamda gelecekteki hedeflerini, stratejik planlarını, kendisine yönelik tehditleri içeren bir askeri strateji belgesi olması isteniyor.

AA’nın aktardığı haberde, ‘Stratejik Pusula’nın hazırlanmasında omurgayı oluşturacak belge ise AB’nin “tehdit analizi” raporu olacak. Bu gizli rapor, AB üyesi ülkelerin istihbarat kurumlarının tehdit değerlendirmelerinden oluşuyor. Ancak her AB üyesinin tehdit algısı farklı olduğundan henüz mutabakata varılmış değil.
AB’nin Stratejik Pusula oluşturmak istemesinin başlıca nedenlerinden biri “Avrupa’nın güvenliğinde özerklik” istemesi.
ABD’nin koruma kalkanından çıkmak ve kendi korumasını oluşturmak isteyen AB, bunu “stratejik özerklik” olarak tanımlıyor.

Stratejik Pusula adlı rapordaki öneri 16 Kasım’da Avrupa Konseyi’nde ele alınacak.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

DSÖ: Avrupa’da artan vaka sayısı çok endişe verici

Published

on

By

Foto: Jeyaratnam Caniceus, Pixabay

Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa’da artan Covid-19 vakalarının çok endişe verici olduğunu vurgulayarak aşılama faaliyetlerinin hızlandırılması çağrısında bulundu.

DSÖ Avrupa Direktörü Dr. Hans Kluge düzenlediği basın toplantısında Avrupa’da salgının durumuna ilişkin bilgi vererek, bölgede vaka sayısının 64 milyona ulaştığını, yaklaşık 1,3 milyon kişinin Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini ve 53 ülkeden bildirilen 14 günlük vaka sayılarında endişe verici şekilde yüzde 10’dan fazla artış gözlemlendiğini belirtti.

Kluge bazı ülkelerdeki hastanelerde aşırı yoğunluğun gözlenmeye başladığını belirterek özellikler Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya ülkelerindeki vaka artışlarında sert yükselişler olduğunu kaydetti.

Kluge, ayrıca aralık ayına kadar Avrupa bölgesinde salgın kaynaklı 200 bin ölümün gerçekleşebileceğini belirtti.

Vaka ve ölü sayılarındaki artış üç nedene bağlanıyor. Bunlar; halihazırda 15 ülkede baskın hale gelen Delta varyantı, alınan sağlık önlemlerindeki gevşeme ve yaz mevsimi nedeniyle artan seyahatler olarak gösteriliyor.

Aşılama yavaşladı

Ülkelere salgına karşı çoklu koruma önlemlerini (katmanlarını) sürdürmede kararlı olmaları çağrısında bulunan Kluge, bu önlemler arasında aşılama ve maske takmanın da yer aldığını söyledi.

“Aşılar, toplumları yeniden açmanın ve ekonomileri istikrara kavuşturmanın yoludur.” diyen Kluge, buna rağmen aşı üretimindeki yetersizlik, aşılara erişim ve aşıların kabulü gibi zorluklarla mücadele etmeyi sürdürdüklerini vurguladı.

DSÖ Avrupa bölgesinde son altı haftada aşılama hızının düştüğünü belirterek bunun “yetersiz üretim, yetersiz erişim ve yetersiz kabullenmeden” kaynaklandığını açıkladı.

Bölgedeki orta-alt ve alt gelir grubundaki ülkelerdeki toplumun sadece yüzde 6’sının tam olarak aşılandığı ve her on sağlık görevlisinden sadece birinin tam olarak bir aşı eğitimi aldığı belirtildi.

Kluge aşıyla ilgili tereddütler ve bilimsel verilerin reddi krizi kontrol atına almayı engellediğini vurguladı.

Kluge, “Aşı bir haktır ama aynı zamanda bir sorumluluktur. Bölgemizde aşı alımındaki durgunluk ciddi endişe kaynağıdır.” ifadesini kullandı.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber