Connect with us

Dünya

BM: Arakanlı göçmen Müslümanlar 7 ay denizde kaldıktan sonra kurtarıldı

Published

on

Endonezya’nın Açe eyaletinde, deniz kenarında yaklaşık 300 Arakanlı Müslüman kurtarıldı. Ujong Blang Plajına ulaşan Rohingya göçmenlerin 7 aydır denizde oldukları tespit edildi.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Asya Pasifik Bölge Koordinatörü Indrika Ratwatte, Rohingyaların denizin ortasında, ağır koşullarda yaklaşık 7 ay boyunca hayatta kalmaya çalıştıklarını söyledi.

Bir başka BM yetkilisi de ahşap tekneleriyle eyaletin Lhokseumawe kentine ulaşan sığınmacıların 7 aydır denizde olduklarını ve bazılarının tıbbi tedaviye ihtiyaç duyduklarını belirtti. Kurtarılanların 14’ünün çocuk, 181’inin kadın ve 102’sinin erkek oldukları kaydedildi.

AP

Toplam 297 kişiden oluşan Arakanlı Müslümanların bitkin oldukları gözlemlenirken sığınmacılardan bazıları hastaneye nakledildi. Foto: AP

Toplam 297 kişiden oluşan Arakanlı Müslümanların bitkin oldukları gözlemlenirken sığınmacılardan bazıları hastaneye nakledildi.

Kalabalık sığınmacı grubun yerel halk tarafından fark edildikten sonra yetkililere haber verildiğini dile getiren Banda Sakti bölgesi askeri yetkilisi Roni Mahendra, yetkililer gelinceye kadar Rohingyaların karaya çıkıp üç gruba ayrıldıklarını söyledi.

Mahendra “Kendilerini (korkmamaları konusunda) ikna edip bir araya toplanmalarını söyledik ve yerel halktan da onlara yardımcı olmalarını istedik.” dedi.

UNHCR Bölge Koordinatörü Indrika Ratwatte ise şubat ayında toplam 330 Arakanlı Müslüman’ın Bangladeş’in Cox’s Bazaar bölgesinden ahşap tekneyle deniz yolculuğuna çıktıklarını ancak yolda 30 sığınmacının hayatını kaybettiğinin anlaşıldığını aktardı.

AP

Endonezyalı yerel yetkililer kentteki bir kamu binasına geçici olarak yerleştirilen sığınmacıların temel ihtiyaçlarını gidermeye yönelik çalışmalara başlandığını bildirdi.

BM yetkilileri, grubun 200 gün kaldıkları denizde defalarca karaya çıkmaya çalıştıklarını, ancak buna hiç müsaade edilmediğini belirtti.

Arakanlı Müslümanlara etnik soykırım

Myanmar’ın Arakan eyaletinde 2012’de Budistler ile Müslümanlar arasında çatışmalar çıkmış, olaylarda çoğu Müslüman binlerce kişi katledilmiş, yüzlerce ev ve iş yeri ateşe verilmişti.

Arakan’daki sınır karakollarına 25 Ağustos 2017’de düzenlenen eş zamanlı saldırıları gerekçe gösteren Myanmar ordusu ve Budist milliyetçiler, kitlesel şiddet eylemleri başlatmıştı.

Birleşmiş Milletlere göre, Ağustos 2017’den sonra Arakan’daki baskı ve zulümden kaçıp Bangladeş’e sığınanların sayısı 900 bine ulaştı.

BM ve uluslararası insan hakları örgütleri, Arakanlı Müslümanlara yönelik şiddeti “etnik temizlik” ya da “soykırım” olarak tanımlıyor.

Euronews’te yer alan haberin tamamı için tıklayın.

Avrupa

İsveç ‘AB ordusu’ planına sıcak bakmıyor

Published

on

By

İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist, Avrupa Birliği’nin (AB), ABD’ye bağımlı kalmamak için kendi askeri gücünü kurma planına dair, “Bu planı sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” dedi.

Bakan Hultqvist, devlet radyosu SR’ye yaptığı açıklamada, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in “Stratejik Pusula” planı çerçevesinde “AB’nin ortak askeri güç oluşturması” önerisini değerlendirdi.
Hultqvist, ABD ile askeri işbirliğinin AB’nin belkemiği olduğunu belirterek, “ABD ile işbirliğinin ve transatlantik bağlantının Avrupa’nın geleceği için hala çok önemli olduğuna inanıyorum. AB’nin askeri gücünü oluşturma planını, sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

16 Kasım’da görüşülecek

‘Stratejik Pusula’nın, AB’nin askeri anlamda gelecekteki hedeflerini, stratejik planlarını, kendisine yönelik tehditleri içeren bir askeri strateji belgesi olması isteniyor.

AA’nın aktardığı haberde, ‘Stratejik Pusula’nın hazırlanmasında omurgayı oluşturacak belge ise AB’nin “tehdit analizi” raporu olacak. Bu gizli rapor, AB üyesi ülkelerin istihbarat kurumlarının tehdit değerlendirmelerinden oluşuyor. Ancak her AB üyesinin tehdit algısı farklı olduğundan henüz mutabakata varılmış değil.
AB’nin Stratejik Pusula oluşturmak istemesinin başlıca nedenlerinden biri “Avrupa’nın güvenliğinde özerklik” istemesi.
ABD’nin koruma kalkanından çıkmak ve kendi korumasını oluşturmak isteyen AB, bunu “stratejik özerklik” olarak tanımlıyor.

Stratejik Pusula adlı rapordaki öneri 16 Kasım’da Avrupa Konseyi’nde ele alınacak.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

DSÖ: Avrupa’da artan vaka sayısı çok endişe verici

Published

on

By

Foto: Jeyaratnam Caniceus, Pixabay

Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa’da artan Covid-19 vakalarının çok endişe verici olduğunu vurgulayarak aşılama faaliyetlerinin hızlandırılması çağrısında bulundu.

DSÖ Avrupa Direktörü Dr. Hans Kluge düzenlediği basın toplantısında Avrupa’da salgının durumuna ilişkin bilgi vererek, bölgede vaka sayısının 64 milyona ulaştığını, yaklaşık 1,3 milyon kişinin Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini ve 53 ülkeden bildirilen 14 günlük vaka sayılarında endişe verici şekilde yüzde 10’dan fazla artış gözlemlendiğini belirtti.

Kluge bazı ülkelerdeki hastanelerde aşırı yoğunluğun gözlenmeye başladığını belirterek özellikler Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya ülkelerindeki vaka artışlarında sert yükselişler olduğunu kaydetti.

Kluge, ayrıca aralık ayına kadar Avrupa bölgesinde salgın kaynaklı 200 bin ölümün gerçekleşebileceğini belirtti.

Vaka ve ölü sayılarındaki artış üç nedene bağlanıyor. Bunlar; halihazırda 15 ülkede baskın hale gelen Delta varyantı, alınan sağlık önlemlerindeki gevşeme ve yaz mevsimi nedeniyle artan seyahatler olarak gösteriliyor.

Aşılama yavaşladı

Ülkelere salgına karşı çoklu koruma önlemlerini (katmanlarını) sürdürmede kararlı olmaları çağrısında bulunan Kluge, bu önlemler arasında aşılama ve maske takmanın da yer aldığını söyledi.

“Aşılar, toplumları yeniden açmanın ve ekonomileri istikrara kavuşturmanın yoludur.” diyen Kluge, buna rağmen aşı üretimindeki yetersizlik, aşılara erişim ve aşıların kabulü gibi zorluklarla mücadele etmeyi sürdürdüklerini vurguladı.

DSÖ Avrupa bölgesinde son altı haftada aşılama hızının düştüğünü belirterek bunun “yetersiz üretim, yetersiz erişim ve yetersiz kabullenmeden” kaynaklandığını açıkladı.

Bölgedeki orta-alt ve alt gelir grubundaki ülkelerdeki toplumun sadece yüzde 6’sının tam olarak aşılandığı ve her on sağlık görevlisinden sadece birinin tam olarak bir aşı eğitimi aldığı belirtildi.

Kluge aşıyla ilgili tereddütler ve bilimsel verilerin reddi krizi kontrol atına almayı engellediğini vurguladı.

Kluge, “Aşı bir haktır ama aynı zamanda bir sorumluluktur. Bölgemizde aşı alımındaki durgunluk ciddi endişe kaynağıdır.” ifadesini kullandı.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

AB’nin ‘güvenli ülkeler’ listesinde Türkiye’nin durumu

Published

on

By

Avrupa Birliği (AB), Covid-19 tedbirleri nedeniyle uygulanan seyahat kısıtlamalarından muaf tutulabilecek ülkeler listesinden aralarında Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) de olduğu altı ülkeyi çıkardı.

AB Konseyi’nden yapılan açıklamaya göre, “zorunlu olmayan seyahatler için uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasının tavsiye edildiği ülkeler listesi” güncellendi. Liste dışındaki Türkiye’nin durumunda bir değişiklik yapılmadı.

Tavsiye niteliği taşıyan listeye göre, salgın tedbirleri kapsamında geçen yıl tamamen kapatılan AB dış sınırları Arnavutluk, Ermenistan, Avustralya, Azerbaycan, Bosna Hersek, Brunei, Kanada, Japonya, Ürdün, Yeni Zelanda, Katar, Moldova, Suudi Arabistan, Sırbistan, Singapur, Güney Kore ve Ukrayna’ya kademeli olarak açılabilecek.

Ayrıca AB ülkelerinin vatandaşlarına seyahat izni vermesi halinde Çin’e de sınırlar açık olabilecek.

Son güncelleme ile AB’nin seyahat listesinden ABD, İsrail, Kosova, Lübnan, Karadağ ve Kuzey Makedonya çıkarıldı.

Gerekçe olarak, söz konusu ülkelerde son dönemde hızla artan Covid-19 vakaları gösterildi.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber