Connect with us

Sağlık

Araştırma: Covid-19’u ağır geçiren her 3 kişiden birinin semptomları uzun sürüyor

Published

on

Araştırmalara göre Covid-19 nedeniyle hastaneye kaldırıldıktan sonra iyileşen her üç hastadan en az birinin sağlığı kalıcı olarak etkilendi. Hastaların çeşitli organlarında kalıcı hasarlar ve psikolojik sorunlar baş gösterdiği tespit edildi.

Nature Medicine dergisinde yayınlanan makale, Covid-19 ile ilgili son zamanlarda yayınlanan çeşitli araştırmaları özetleyerek, “uzun dönemli Covid-19” hastalarında en sık görülen semptomların “yorgunluk, nefes darlığı, anksiyete, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuna” işaret ediyor.

Söz konusu araştırma, hastaları uzun süre takip eden Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri ve Çin’den 9 çalışmayı analiz etti.

İtalya’da yapılan bir araştırma, 143 hastadan yaklaşık yüzde 90’ının en az bir semptom gösterdiğini ve yarısından fazlasının hastaneden taburcu olduktan iki ay sonra birkaç semptom gösterdiği sonucuna vardı.

En sık görülen semptomlar şiddetli yorgunluk (%53.1), nefes darlığı (%43.4 ), eklemlerde (% 27.3) veya göğüste ağrı (% 21.7).

Akıl sağlığı açısından da sonuçlar endişe verici. Hastaneden taburcu olduktan bir ay sonra 402 İtalyan hastanın yüzde 56’sınde en az bir psikiyatrik sorun teşhisi kondu. Bunların yaklaşık yüzde 30’unda travma sonrası stres bozukluğu ve depresyon görüldü.

Uzun dönemli korona semptomları henüz çok bilinmiyor

Yeni tip koronavirüs esas olarak hastaların akciğerlerine saldırıyor, ve bazen uzun süre devam eden nefes darlığı semptomu görülüyor. Ancak araştırmalar, virüsün diğer organlara da saldırarak kardiyovasküler problemlerden kronik inflamasyona kadar değişen komplikasyonlara neden olduğunu gösterdi.

Harvard Tıp Fakültesi’nde onkoloji uzmanı Prof. Kartik Sehgal, AFP’ye verdiği demeçte, “Dünya çapında Sars-CoV-2 ile enfekte olmuş milyonlarca insan göz önüne alındığında, fiziksel, bilişsel ve zihinsel sağlık üzerindeki uzun vadeli sorunlar yeterince bilinmiyor. Şu an muhtemelen buzdağının sadece ucunu tespit ediyoruz” dedi.

Bilim insanları, Covid-19 kaynaklı ölümlerin önlenmesinin sağlık açısından yeterli bir sonuç olmadığını, “uzun dönemli Covid” konusunda araştırmaların derinleştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İsveç

İsveç 30 yaş altı için Moderna’nın aşısını tedbiren durdurdu

Published

on

By

İsveçli Halk Sağlığı Kurumu, 30 yaş ve altındakiler için Moderna’nın Covid-19 aşısının kullanımını durdurdu. Kurum bu adımın önlem amaçlı atıldığını belirtti.

Kurum konuyla ilgili açıklamasında “kalbin ve ana damarların köklerinin bulunduğu çift duvarlı kesenin” iltihaplanması yani perikardiyum gibi yan etkilerin artan riskine dair işaretleri gerekçe olarak gösterdi ancak riski “çok küçük” olarak tanımladı.

Bulaşıcı hastalık uzmanı Anders Tegnell durumu yakından takip ettiklerini ve Covid-19 aşılarının güvenli ve aynı zamanda da etkili olabilmesi için hemen harekete geçtiklerini belirtti.

İsveçli yetkililer kalple ilgili belirtilerin genellikle kendi kendine geçtiğini ancak yine de bir doktor muayenesinin gerektiğini vurguluyor.

İskandinav ülkeleri konu üzerinde çalışıyor

Covid-19 gibi enfeksiyonlarla bağlantılı kalp rahatsızlıkları genç erkeklerde daha sık görülüyor. 2019’da 30 yaşın altında yaklaşık 300 kişinin miyokardit (kalp kası iltihaplanması) nedeniyle hastanede tedavi gördü.

Veriler Covid-19’a karşı geliştirilen aşılarla bağlantılı kalp rahatsızlıkların da yine genellikle ergen ve genç erkeklerde görüldüğüne işaret ediyor.

İsveç Halk Sağlığı Kurumu, İskandinav ülkelerinden gelen yeni ön analizlerin özellikle Moderna aşısının ikinci dozundan sonra bu bağlantının daha net hale geldiğini belirtti. Kurum riskin aşıdan bir iki hafta sonra meydana geldiğini, bazı durumlarda dört haftayı bulabildiğini açıkladı.

Bahse konu çalışma Danimarka’daki Statens Serum Enstitüsü, İsveç Tıbbi Ürünler Ajansı, Norveç Halk Sağlığı Enstitüsü ve Finlandiya Sağlık ve Refah Enstitüsü’nün katılımıyla yapıldı.

Analiz sonuçlarının önümüzdeki hafta açıklanması bekleniyor.

Moderna Danimarka’da 18 yaş altındakilere kullanılmıyor

Danimarka’da 18 yaş altındakiler için Moderna aşısı tedbir amaçlı olarak kullanılmıyor.

Danimarka sağlık yetkilileri dört İskandinav ülkesinden toplanan verilere göre, her ne kadar kalp iltihabı görülen kişi sayısı düşük olsa da, Moderna aşısından sonra kalp enfeksiyonu riskinin arttığına dair şüphe bulunduğunu belirtti.

İskandinav ülkelerinin ortak çalışmasının yeni ön analizleri Avrupa İlaç Ajansı (EMA) yan etki komitesine gönderildi.

12-17 yaş aralığındakiler için yalnızca Pfizer/BioNTech’in ürettiği Covid-19 aşısının uygulayan Danimarka, tedbirli yaklaşım prensibine bağlı olarak bu uygulamaya devam edeceklerini kaydetti.

Euronews’te yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

İsveç

İsveç’te aşılananlar için pandemi ‘kuralları’ kalkıyor

Published

on

By

Foto: Angelo Esslinger, Pixabay

İsveç genelinde en az bir aşı olanların sayısı 7 milyonu geride bıraktı. Bu sayının 6 milyonu iki doz aşıyı da aldı. İsveç’te beklenen oranda aşının gerçekleşmiş olması sebebiyle pandemi kuralları (tavsiyeleri), tam doz aşılananlar için kaldırılıyor.

Pandemi için verilen tasviyeler, aşılanmayanlar için aynen geçerli olacak.

Aşı olmayanların, sosyal mesafeye uyması, yaşlı insanlarla ve risk grubundakilerle temas etmemesi, tiyatro, spor müsabakaları, konser gibi kalabalık etkinliklere katılmaması isteniyor.

İsveç Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Johan Carlson, “Tam doz aşı olmayanlar, dansa ve barlara gitmemeli,” dedi.

Verilere göre, 18 yaş üzeri aşılanması gereken 1.5 milyon insan kaldı. Uzmanlar, herkesin aşı olmasını tavsiye ediyor.

Aşıların etkili olması hakkında, virüse karşı koruduğu, ölüm riskini azalttığı ve bulaşma riskini de düşürdüğü biliniyor.

Continue Reading

İsveç

Lund Üniversitesi: Düzenli egzersiz yapmak anksiyete riskini önemli ölçüde azaltıyor

Published

on

By

Foto: Free-Photos, Pixabay

Düzenli şekilde spor yapmak, anksiyete riskini yüzde 60 oranında azaltıyor. İsveç Lund Üniversitesi’nin de dâhil olduğu araştırma, yaklaşık 21 yıl sürdü.

EurekAlert internet sitesinin haberine göre, araştırmacılar, 1989-2010 yılları arasında düzenlenen, “Vasaloppet” adı verilen, dünyanın en büyük uzun mesafe kayak yarışına katılan ve katılmayan kişilerin verilerini inceledi.

Sonuçları “The Innovation” dergisinde yayımlanan çalışmada, 400 bin kişinin verileri değerlendirildi.

Araştırmanın baş yazarı Martine Svensson ve İsveç Lund Üniversitesi Deneysel Tıp Bilimleri bölümünden araştırmacı Tomas Deirborg, “Fiziksel olarak daha aktif bir yaşam tarzına sahip olan grubun, 21 yıla varan bir takip döneminde, kaygı bozuklukları geliştirme riskinin neredeyse yüzde 60 daha düşük olduğunu bulduk.” dedi.

Uzmanlar, kadınlarda da erkeklerde olduğu gibi aktif yaşam tarzı ile düşük kaygı riski arasında bir bağlantı görüldüğünü kaydetti.

Erkek ve kadın kayakçılar üzerinde yapılan incelemelerde, erkek kayakçıların performans düzeyleriyle kaygı bozukluğu arasında doğrudan bir ilişki bulunamazken, kayakta yüksek performans gösteren kadınların daha düşük düzeyde performansta bulunan kadınlara göre 2 kat kaygı bozukluğu yaşadığını ortaya konuldu.

Ancak buna rağmen kaygı riskinin, yüksek performans sergileyen kadınlarda, egzersiz yapmayanlara kıyasla daha düşük olduğu belirtildi.​​​​​​​

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber