Connect with us

Avrupa

AP milletvekili Rebecca Harms’tan kaçırılan Kırgız öğretmen için tepki

Published

on

Kırgızistan’da Sapat okullarının eski müdürü Kırgızistan vatandaşı Orhan İnandı, başkent Bişkek’te kaçırıldı.

Euronews’te yer alan habere göre, Oktyabrsky bölgesi polisinden yapılan açıklamada, İnandı’nın arabasının 1 Haziran sabahı saat 04:20 sularında kapısı açık halde bulunduğu ve İnandı’yı bulmak için “deneyimli müfettişler ve görevliler arasından bir soruşturma-operasyon grubu oluşturulduğu” kaydedildi.

Eski AB Parlamentosu eski milletvekilleri Rebecca Harms, sosyal medya hesabından Birleşmiş Milletler ve Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı’nın etiketleyerek İnandı’nın nerede olduğunu sordu.

Kırgızistan: Bulmak için elimizden geleni yapıyoruz

Ülkenin cumhurbaşkanlığı sitesindeki açıklamada, “Devlet başkanı, kolluk kuvvetlerine Kırgızistan vatandaşının nerede olduğunu belirlemek için gereken arama önlemleri alma talimatı verdi.” denildi. İçişleri Bakanlığı da İnandı’yı bulmak için ülke genelinde arama çalışması başlattı.

Sapat okullarından öğrenci ve öğretmenler, Bişkek’teki Türkiye Büyükelçiliği önünde toplanarak olayı protesto etti. Kalabalık, Kırgızca ve Rusça, “Orhan Bey Nerede?” yazılı pankartlar taşıdı.

Orhan İnandı’nın eşi Reyhan İnandı, “Herhangi bir görgü tanığım olmamasına rağmen Türkiye’ye kaçırılıp götürülme riskinden şüpheleniyorum ve can güvenliğinden endişe ediyorum.” dedi.

Kırgız Cumhuriyeti vatandaşı da olan İnandı’nın 1995 yılından beri Kırgızistan’da olduğu, 2001 yılından bu yana da Uluslararası Sapat Eğitim Kurumları başkanlığını yaptığı belirtildi.

Öğrenci velilerinden protesto

BBC Kırgız Servisi’nin haberine göre, Orhan’ı MİT’in kaçırmış olabileceğine inanan bir grup, Türkiye’nin Bişkek Büyükelçiliği önünde protesto gösterisi düzenledi.

Orhan İnandı’nın eşi Reyhan İnandı, BBC’ye, eşinin arabasının terk edilmiş, lastiği de sönük halde bulunduğunu söyledi ve “Kırgızistan istihbaratının haberi var, yetkililer ülkede olduğunu söyledi. 1995 yılından beri buradayız, eşimin de burada olduğunu düşünüyoruz. Kırgızistan demokratik bir ülke, yetkililerle de aramız iyi. Hala aranıyor” dedi.

BBC Kırgız Servisi’nin haberine göre Sapat okulları Genel Müdürü Nurlan Kudaiberdiev, “Türkiye siyasi olaylar nedeniyle farklı ülkelerden vatandaşlarını kaçırıyor. Benzer bir durum olabileceğini düşünüyoruz” dedi.

Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadyr Japarov, Ulusal Güvenlik ve İçişleri Bakanlığı Komitesi’ne İnandı’nın bulunması için çabaları artırmaları talimatı verdi.

BBC Monitoring’in Kırgız basınına dayandırdığı habere göre Devlet Ulusal Güvenlik Komitesi ve İçişleri Bakanlığı, 1 Haziran’daki açıklamalarında, İnandı’yı 2019 yılında ‘bir suç örgütünün kendisini kaçırma planları yaptığı’ konusunda uyardıklarını ifade etti.

Komite, Kırgız haber ajansı AKIPress’te yayımlanan açıklamalarında “O dönem, bazı organize suç örgütü mensuplarının İnandı’yı fidye karşılığı kaçırmak istediklerine dair ihbarlar aldıklarını” söyledi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avrupa

Avrupa Parlamentosu ‘Dijital Covid Sertifikası’na onay verdi

Published

on

By

İllüstrasyon: Gerd Altmann, Pixabay

Avrupa Parlamentosu, vatandaşların Birlik içerisinde kolayca seyahat etmelerini sağlamak için oluşturulan Dijital COVID sertifikasına ilişkin düzenlemeyi onayladı.

Dijital COVID sertifikası düzenlemesi AP’de yapılan oylamada 546 evet, 93 hayır sonucu çıktı. 51 vekilin çekimser kaldığı oylamada düzenleme kabul edildi.

Yedi ülke halihazırda aşı pasaportunu kendi aralarında kullanmaya başlamıştı. Avrupa Komisyonu’na göre bu 7 üye ülke Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Almanya, Yunanistan, Hırvatistan ve Polonya.

Sertifika, dijital veya kâğıt biçiminde vatandaşlara ücretsiz olarak temin ediliyor ve tüm sertifikalara QR kodları üzerinden erişilmesine de olanak tanınıyor.

AB’nin hedefi, geçiş belgesi sahibinin koronavirüs durumunu – aşılama, yakın tarihli bir negatif test sonucu veya virüsten kurtulduğuna dair kanıt yoluyla – doğrulayarak güvenli seyahati kolaylaştıracak tek bir sistem oluşturmak.

‘Kafa karışıklığına da neden olabilir’

HEC Paris’te AB hukuk politikası profesörü Alberto Alemanno, Euronews’e verdiği mülakatta sistemin AB ülkeleri arasındaki işbirliğini teste tabi tutacağını, çünkü bir çoğunun pandemi sırasında kendi hareket kurallarını uygulamaya çalıştığını söyledi ve ekledi:

“Bu sertifikayı almak için erişim koşullarının bir ülkeden diğerine değişeceğini unutmamalıyız. Kimin aşı olacağını, kimin testi yaptıracağını, kimin aşılı ilan edileceğini her ülke kendi belirlemeye devam edecek. Bu şekilde her ülke bir kişinin Covid sertifikasını reddetme hakkını saklı tutuyor. Bu durum aslında çok fazla kafa karışıklığının ve öngörülmezliğin kaynağı haline de gelebilir.”

Haberin kaynağı için tıklayın

Continue Reading

Avrupa

Dünya genelinde ‘mafya’ operasyonu; İsveç’te 155 kişi tutuklandı

Published

on

By

Peter Dejong/AP

Avrupa Birliği Polis Teşkilatı (Europol), ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ile yürüttüğü ortak operasyon ile dünya genelinde faaliyet gösteren 800 suç örgütü (mafya) üyesini tutukladı.

SVT’de yer alan habere göre, tutuklamaların 155’i İsveç’ten. Türkiye’de yaşadığı iddia edilen suç örgütü lideri Hakan Ayık’ın da farkında olmadan operasyonun başarılı olmasına önemli rol oynadığı açıklandı.

Europol’den yapılan yazılı açıklamada, “Truva Kalkanı” adı verilen operasyonlar kapsamında 700 evde arama yapıldığı ve 800 kişinin gözaltına alındığı kaydedildi.

Açıklamada, FBI ve 16 ülkenin güvenlik güçleriyle ortaklaşa düzenlenen operasyonda, şifreli iletişim ağlarını kullanarak 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren suç örgütlerine yönelik operasyon gerçekleştirildiği belirtildi.

Operasyonlarda 8 ton kokain, 22 ton kenevir tohumu, 2 ton sentetik uyuşturucu, 6 ton sentetik uyuşturucu yapımında kullanılan malzeme, 55 lüks araç ve 48 milyon dolar değerinde kripto paraya el konulduğu aktarıldı.

‘Bugüne kadarki en büyük polis operasyonu’

Truva Kalkanı’nın bu güne kadarki en büyük polis operasyonlarından biri olduğunun altını çizen Europol Direktörü Jean-Philippe Lecouffe, “Bu operasyon, suç örgütleri nerede olsalar da, hangi iletişim yöntemini kullansalar da güvenlik güçlerince yakalanabildiğini gösteren emsalsiz bir başarıdır.” ifadeleri kullandı.

FBI Suç Örgütlere Araştırma Birimi Direktör Yardımcısı Calvin Shivers de “Suç örgütleri güvenlik birimlerini atlatmak için şifreli iletişim ağlarını kullansa da FBI ve Europol yeni yöntemlerle bu problemi aşmaya devam edecek” değerlendirmesinde bulundu.

Hangi ülkede kaç kişi gözaltına alındı?

Her ülkede ne kadar şüphelinin yakalandığı açıklanmasa da, bazı ülkeler resmi olarak açıklama yaptı.

Avustralya Başbakanı Scott Morrison, “sadece bu ülkede değil, tüm dünyada yankı uyandıracak olan organize suça ağır bir darbe indirdik” diyerek ülkesinde 224 kişinin tutuklandığını açıkladı.

Yeni Zelanda polisi de 35 kişiyi tutukladıklarını ve milyonlarca dolar değerinde uyuşturucuya ve mal varlığına el koyduklarını ifade etti.

Avrupa’da ise, İsveç’te 155 , Hollada’da ise 49 kişinin tutuklandığı resmi makamlar tarafından teyit edildi.

Lecouffe, operasyonda yer alan ülkeler arasında Avustralya, Avusturya, İsveç, Danimarka, Estonya, Litvanya, Norveç, Yeni Zelanda, İskoçya, İngiltere, Almanya ve ABD’nin olduğunu ifade etti.

Operasyon nasıl başarılı oldu?

ABD’de FBI, organize suç örgütlerinin en çok kullandığı şifreli mesajlaşma uygulamalarından biri olan An0m adlı bir platformu , siber uzmanları sayesinde ele geçirdi.

Ancak daha sonra, FBI görevde olan gizli polislerin saha çalışmasıyla suç örgütlerine bu uygulamayı tavsiye etti ve “güvenli bir iletişim aracı” olarak yaygınlaşan An0m örgüt üyeleri tarafından kullanılmaya başlandı. Böylelikle polis, bütün mesajlaşmaları yakından takip edebildi.

The Sydney Morning Herald gazetesi, polisin kontrol ettiği uygulamanın dünya çapında yaklaşık 12,500 kullanıcısının, Avustralya’da ise yaklaşık 1,100 aktif kullanıcısının olduğunu yazdı.

Gazeteye göre, uygulamaya güvenen suç örgütü üyeleri şifre kullanmadı ve uyuşturucu nakliyelerinin fotoğraflarını paylaşacak kadar ileri gitti.

Euronews’te yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

Avrupa Birliği 2040’a kadar sigara kullanımını tamamen ortadan kaldırmak istiyor

Published

on

By

Foto: jette55, Pixabay

Küresel seviyede sigara içenlerin sayısı artmaya devam ederken Avrupa Komisyonu sigara ile mücadele için 2040 yılına kadar “tütünsüz nesil” oluşturmak amacıyla tütün düzenlemeleri konusunda daha katı önlemler alınması çağrısında bulundu.

Lancet tıp dergisinde 204 ülkeden toplanan verilerin yer aldığı tütün kullanımı üzerine yapılmış bir araştırma yayınladı. 27 Mayıs’ta yayınlanan araştırmanın bulgularına göre 1990’dan bu yana sigara kullanımındaki yaygınlık önemli ölçüde azalmış olsa da gerçekleşen nüfus artışı ile dünya çapında toplam içilen sigara sayısında büyük bir artış kaydedildi.

Lancet araştırmasını hazırlayan Emmanuela Gakidou, “Sigara, dünya çapında insanların sağlığını tehdit eden önemli risk faktörü, ancak dünyanın birçok ülkesinde tütün kontrolü ne yazık ki yetersiz” diyor.

AB ülkelerinde 2006’dan bu yana sigara kullanımı yoğunluğunda hafif bir düşüş görülse de, Komisyon daha fazla çabaya ihtiyaç olduğunu kabul ediyor ki AB tütün düzenlemeleri konusunda hali hazırda dünyadaki en sıkı düzenlemelere sahip yerlerden biri.

AB’nin 2040 yılına kadar ‘tütünsüz bir nesile’ sahip olma hedefi, Avrupa’nın Kanseri Yenme Planı’nda belirlendi. Tütün, tüm kanserlerin yüzde 27’sine neden olarak “AB’deki en büyük önlenebilir sağlık riski” olarak tanımlanıyor.

AB Sağlık Komiseri Stella Kyriakides 31 Mayıs Dünya Sigarasız Günü’nde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“2040 yılına kadar insanların yüzde 5’inden daha azının tütün kullandığı Avrupa’da hedefimiz dumansız bir nesil yaratmak. Tütünle ilgili AB mevzuatının AB’deki sigara içme oranları üzerinde olumlu bir etkisi oldu, ancak amaca ulaşmak için hedeflerimizi daha yüksek tutmalıyız. Tütün Ürünleri Direktifinin yakında gözden geçirilmesi bu çalışmanın önemli bir parçası olacak”

2040 yılı için belirlenen bu yüzde 5’lik hedef oldukça iddialı çünkü AB vatandaşlarının yaklaşık yüzde 25’i şu anda tütün kullanıyor ve bu hedef yüzde 20’lik bir düşüş anlamına geliyor.

Türkiye dünya genelinde ilk 10’da

2019 yılında dünya genelinde en çok tütün tüketen 10 ülke arasında Türkiye de var. Bu 10 ülke aynı zamanda tüm küresel tütün kullanımının üçte ikisini gerçekleştiriyor. O 10 ülke sırasıyla şunlar: Çin, Hindistan, Endonezya, ABD, Rusya, Bangladeş, Japonya, Turkiye, Vietnam ve Filipinler.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber