Connect with us

Dünya

Almanya Cumhurbaşkanı: Kendi ülkemizdeki ırkçılığa sessiz kalırken…

Published

on

ABD’de George Floyd’un polis tarafından katledilmesi, dünya genelinde ırkçılığa karşı farkındalık olmasını sağladı. Dünya çapında protestolar yapılırken, sömürgeciliği temsil eden heykeller yıkılırken, bazı ülkeler de ırkçılık konusunda “öz eleştiri” çağrısı yapmaya başladı.

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, Alman vatandaşlarından ırkçılığa karşı daha fazla öz eleştiri yapmalarını istedi. Steinmeier “Kendi ülkemizdeki ırkçılığa sessiz kalırken George Floyd’un ölümünden yakınamayız” dedi.

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, başkent Berlin’de ırkçılıkla ilgili deneyimler üzerine gerçekleştirilen bir panelde konuştu.

Deutsche Welle’de yer alan habere göre, Alman vatandaşlarından ırkçılıkla mücadelede daha aktif olmalarını ve daha fazla özeleştiri yapmalarını isteyen Steinmeier, ABD’de polis şiddeti sonucu hayatını kaybeden George Floyd’un ölümüyle ilgili tepki ve protestoları kastederek şöyle dedi:

“Kendi ülkemizdeki ırkçılık karşısında sessiz kalırken George Floyd’un ölümünden yakınamayız.”

Almanya Cumhurbaşkanı, “Irkçı olmamak yetmez. Irkçılık karşıtı olmalıyız” diye konuştu.

“Almanya her zaman ve her yerde bir hoşgörü yuvası değil” ifadesini kullanan Steinmeier, “Burada da insanlar dışlanıyor, saldırıya uğruyor ve tehdit ediliyor. Çünkü bazı özelliklerinden dolayı azınlık olarak tanımlanıyorlar. Çünkü tenleri koyu, kipa takıyorlar, camide dua ediyorlar ya da sadece çoğunluktan farklı görünüyorlar” diye ekledi.

Alman Cumhurbaşkanı, “Irçılık (ile mücadele) ona karşı taraf olmayı, konuşmayı, eylemi, eleştiriyi ve belki de en zor şey olan öz eleşiriyi ve öz değerlendirmeyi gerektirir” dedi.

ABD’li Floyd’un 25 Mayıs’ta polis tarafından öldürülmesinin ardından dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Almanya’da da geniş katılımlı ırkçılık karşıtı protestolar düzenlenmişti.

Ancak Almanya’da ayrımcılıkla mücadele amacıyla görev yapan resmî kurum, geçen haftaki açıklamasında, 2019 yılında bin 176 ırkçılık şikâyeti aldığını duyurdu. Bu sayı, bir önceki yıla kıyasla yüzde 10’luk bir artışa tekabül ediyor.

Anayasadan “ırk” kelimesinin çıkarılması

Steinmeier, Berlin’deki panelde yaptığı konuşmada, Alman anayasasından “ırk” kelimesinin çıkarılmasına dair tartışmaları da “meşru” bulduğunu ifade etti.

Bazı Alman milletvekilleri ve aktivistler, bu terimi kullanmanın, insanlığın farklı ırklardan oluştuğu düşüncesini desteklediği görüşünde. Alman anayasasının üçüncü maddesi, “Cinsiyeti, soyu, ırkı, dili, yurdu ve kökeni, inancı, dini veya siyasi görüşleri dolayısıyla hiç kimse mağdur edilemez ve hiç kimseye imtiyaz tanınamaz” ifadelerini içeriyor.

Almanya’da federal hükümetin İnsan Hakları Temsilcisi Bärbel Kofler, Yeşiller’in  tartışmaya açtığı konuya ilişkin geçen hafta yaptığı açıklamada, “Irk kavramının anayasadan çıkarılmasından ve yerine başka bir formülasyon bulunmasından yana olduğunu” söylemişti. Bu doğrultuda anayasa hukukçuları, bilim insanları ve diğer uzmanların önerilerinin toplanarak Federal Meclis ve Eyalet Temsilciler Meclisi’nde görüşülmesini öneren Kofler, “Burada önemli olan anayasamınızın ırkçılıktan da koruduğu konusunda soru işaretlerine mahal vermeyecek, ayrımcılıktan arınmış bir dil bulmak” demişti.

Avrupa

İsveç ‘AB ordusu’ planına sıcak bakmıyor

Published

on

By

İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist, Avrupa Birliği’nin (AB), ABD’ye bağımlı kalmamak için kendi askeri gücünü kurma planına dair, “Bu planı sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” dedi.

Bakan Hultqvist, devlet radyosu SR’ye yaptığı açıklamada, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in “Stratejik Pusula” planı çerçevesinde “AB’nin ortak askeri güç oluşturması” önerisini değerlendirdi.
Hultqvist, ABD ile askeri işbirliğinin AB’nin belkemiği olduğunu belirterek, “ABD ile işbirliğinin ve transatlantik bağlantının Avrupa’nın geleceği için hala çok önemli olduğuna inanıyorum. AB’nin askeri gücünü oluşturma planını, sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

16 Kasım’da görüşülecek

‘Stratejik Pusula’nın, AB’nin askeri anlamda gelecekteki hedeflerini, stratejik planlarını, kendisine yönelik tehditleri içeren bir askeri strateji belgesi olması isteniyor.

AA’nın aktardığı haberde, ‘Stratejik Pusula’nın hazırlanmasında omurgayı oluşturacak belge ise AB’nin “tehdit analizi” raporu olacak. Bu gizli rapor, AB üyesi ülkelerin istihbarat kurumlarının tehdit değerlendirmelerinden oluşuyor. Ancak her AB üyesinin tehdit algısı farklı olduğundan henüz mutabakata varılmış değil.
AB’nin Stratejik Pusula oluşturmak istemesinin başlıca nedenlerinden biri “Avrupa’nın güvenliğinde özerklik” istemesi.
ABD’nin koruma kalkanından çıkmak ve kendi korumasını oluşturmak isteyen AB, bunu “stratejik özerklik” olarak tanımlıyor.

Stratejik Pusula adlı rapordaki öneri 16 Kasım’da Avrupa Konseyi’nde ele alınacak.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

DSÖ: Avrupa’da artan vaka sayısı çok endişe verici

Published

on

By

Foto: Jeyaratnam Caniceus, Pixabay

Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa’da artan Covid-19 vakalarının çok endişe verici olduğunu vurgulayarak aşılama faaliyetlerinin hızlandırılması çağrısında bulundu.

DSÖ Avrupa Direktörü Dr. Hans Kluge düzenlediği basın toplantısında Avrupa’da salgının durumuna ilişkin bilgi vererek, bölgede vaka sayısının 64 milyona ulaştığını, yaklaşık 1,3 milyon kişinin Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini ve 53 ülkeden bildirilen 14 günlük vaka sayılarında endişe verici şekilde yüzde 10’dan fazla artış gözlemlendiğini belirtti.

Kluge bazı ülkelerdeki hastanelerde aşırı yoğunluğun gözlenmeye başladığını belirterek özellikler Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya ülkelerindeki vaka artışlarında sert yükselişler olduğunu kaydetti.

Kluge, ayrıca aralık ayına kadar Avrupa bölgesinde salgın kaynaklı 200 bin ölümün gerçekleşebileceğini belirtti.

Vaka ve ölü sayılarındaki artış üç nedene bağlanıyor. Bunlar; halihazırda 15 ülkede baskın hale gelen Delta varyantı, alınan sağlık önlemlerindeki gevşeme ve yaz mevsimi nedeniyle artan seyahatler olarak gösteriliyor.

Aşılama yavaşladı

Ülkelere salgına karşı çoklu koruma önlemlerini (katmanlarını) sürdürmede kararlı olmaları çağrısında bulunan Kluge, bu önlemler arasında aşılama ve maske takmanın da yer aldığını söyledi.

“Aşılar, toplumları yeniden açmanın ve ekonomileri istikrara kavuşturmanın yoludur.” diyen Kluge, buna rağmen aşı üretimindeki yetersizlik, aşılara erişim ve aşıların kabulü gibi zorluklarla mücadele etmeyi sürdürdüklerini vurguladı.

DSÖ Avrupa bölgesinde son altı haftada aşılama hızının düştüğünü belirterek bunun “yetersiz üretim, yetersiz erişim ve yetersiz kabullenmeden” kaynaklandığını açıkladı.

Bölgedeki orta-alt ve alt gelir grubundaki ülkelerdeki toplumun sadece yüzde 6’sının tam olarak aşılandığı ve her on sağlık görevlisinden sadece birinin tam olarak bir aşı eğitimi aldığı belirtildi.

Kluge aşıyla ilgili tereddütler ve bilimsel verilerin reddi krizi kontrol atına almayı engellediğini vurguladı.

Kluge, “Aşı bir haktır ama aynı zamanda bir sorumluluktur. Bölgemizde aşı alımındaki durgunluk ciddi endişe kaynağıdır.” ifadesini kullandı.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

AB’nin ‘güvenli ülkeler’ listesinde Türkiye’nin durumu

Published

on

By

Avrupa Birliği (AB), Covid-19 tedbirleri nedeniyle uygulanan seyahat kısıtlamalarından muaf tutulabilecek ülkeler listesinden aralarında Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) de olduğu altı ülkeyi çıkardı.

AB Konseyi’nden yapılan açıklamaya göre, “zorunlu olmayan seyahatler için uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasının tavsiye edildiği ülkeler listesi” güncellendi. Liste dışındaki Türkiye’nin durumunda bir değişiklik yapılmadı.

Tavsiye niteliği taşıyan listeye göre, salgın tedbirleri kapsamında geçen yıl tamamen kapatılan AB dış sınırları Arnavutluk, Ermenistan, Avustralya, Azerbaycan, Bosna Hersek, Brunei, Kanada, Japonya, Ürdün, Yeni Zelanda, Katar, Moldova, Suudi Arabistan, Sırbistan, Singapur, Güney Kore ve Ukrayna’ya kademeli olarak açılabilecek.

Ayrıca AB ülkelerinin vatandaşlarına seyahat izni vermesi halinde Çin’e de sınırlar açık olabilecek.

Son güncelleme ile AB’nin seyahat listesinden ABD, İsrail, Kosova, Lübnan, Karadağ ve Kuzey Makedonya çıkarıldı.

Gerekçe olarak, söz konusu ülkelerde son dönemde hızla artan Covid-19 vakaları gösterildi.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber