Connect with us

İsveç

28 sene boyunca oğlunu hapsettiği iddia edilen kadın serbest bırakıldı

Published

on

İsmi açıklanmayan 40 yaşındaki şahıs ve annesi bu evde yaşıyordu

İsveç’in başkenti Stockholm’de 70 yaşındaki bir kadının 28 sene boyunca oğlunu evde hapsettiği iddia edilmişti. 70 yaşındaki anne, polis sorgusundan sonra serbest bırakıldı.

40 yaşındaki oğulun 20 sene boyunca evde hapis kalması sosyal hizmetler tarafından soruşturulacak. 40 yaşındaki oğulun hastanede tedavisi devam ediyor.

İsmi açıklamayan şahıs evde bir akrabası tarafından bulunmuştu.

Yine ismi açıklanmayan annenin hastaneye kaldırılmasının ardından eve giden bir akraba, “Pazar akşamı eve gittiğimde dairenin kapısı kilitli değildi, etraf pislik ve toz içerisindeydi. Seslendiğimde kimse cevap vermedi. Mutfaktan gelen sesler üzerine 40 yaşındaki erkeği karanlık bir köşeye büzüşmüş bir halde buldum, dizlerine kadar yaralar vardı, neredeyse tüm dişleri dökülmüştü, sağlıklı konuşamıyordu.” dedi.

 

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim

Umeå Üniversitesi: Okulların kapatıldığı ülkelere göre, İsveçli çocuklar kendilerini daha iyi hissediyorlar

Published

on

By

Foto: dschap, Pixabay

Umeå Üniversitesi’den Prof. Maria Forsner, İsveç’te koronavirüsle mücadelede okulların kapatılmayıp açık kalmasının çocukların psikolojilerinin bozulmamasını sağladığını açıkladı.

Prof. Maria Forsner, “Okulların kapatıldığı ülkelere göre, İsveçli çocuklar kendilerini daha iyi hissediyorlar,” dedi.

Umeå Üniversitesi’nden dört araştırmacı, okul çağındaki çocuklarla yaptıkları anketlerde, çocukların sorulara “olumlu” cevaplar verdiğini ortaya koydu.

Buna karşılık, sıkı karantina tedbirleri kapsamında okulları kapatan ülkelerdeki çocuklar üzerinde yapılan araştırmalarda, okula gidemeyen çocukların kendilerini kötü hissettikleri sonucu çıktı.

Maria Forsner, İsveçli çocuklarda yapılan anketlerde, çocukların yüzde 5.4’ünün kendini iyi hissetmediğini; sıkı tedbirler uygulayıp okulları kapatan Brezilya’da ise kendini iyi hissetmediğini söyleyen çocukların oranın yüzde 22 olduğunu ifade etti.

Araştırmaya 6 ila 19 yaş arasındaki 1400 çocuk katıldı.

Continue Reading

İsveç

İsveç’te 5 haftada 6 kadın öldürüldü, hükûmet tedbirleri artırıyor

Published

on

By

Kadına yönelik şiddet dünyanın birçok yerinde olduğu gibi İsveç’te de var. Elbette az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelere nazaran bu oran çok düşük olsa da, İsveçli yetkililer kadına yönelik şiddeti sıfıra indirmek için harekete geçti.

İsveç’te son 5 hafta içinde 6 kadın cinayeti gerçekleşti ve genelde cinsiyet eşitliği alanında övgü alan ülkede, “aile içi şiddet tartışması” yeniden alevlendi.

BBC’de yer alan habere göre, cinayet kurbanları 3 farklı bölgede 3 farklı kuşaktan kadınlar, ancak hepsindeki ortak unsur, yakın ilişkide oldukları bir erkeğin tutuklanmış olması.

Cinayetlerin ikisi gündüz vakti, sokak ortasında işlendi. Biri, ülkenin güneyindeki kırsal kesimde yer alan bir kasabanın merkezinde, diğeri ise başkent Stockholm’un güneyindeki üniversite kenti Linkoping’de, bir otobüs garajında.

Stockholm’ün dar gelirlerin yaşadığı, yüksek katlı binalarla dolu dış mahallesi Flemingsberg’te bir kadın, 4 küçük çocuğuyla birlikte yaşadığı apartman dairesinde bıçaklandı. Cinayet şüphesiyle tutuklanan erkeğin, iyi tanıdığı biri olduğu belirtiliyor.

‘Çok da güvende değilim’

18 yaşındaki kızı Emma-Louise ile birlikte Flemingsberg’te alışveriş yapan 51 yaşındaki Kristian Jansson, “Bence bu daha çok yüzeye çıkartılmalı, kadına yönelik bu şiddet, çünkü normal değil” diyor.

Genç kız ise, son cinayetlerin tek başına nadiren dışarı çıktığı bölgedeki kadınların güvenliği konusundaki kaygıları daha da artırdığını vurguluyor. “Öyle çok da güvende değilim. Çünkü burada cinayet işleyebilecek çok sayıda insan var” diyor.

Son kadın cinayetleri dalgası, dünyanın en güvenli ve en yüksek düzeyli cinsiyet eşitliğine sahip ülkelerinden biri olma şöhretine sahip İsveç’te kadına yönelik şiddetle ilgili kaygıların arttığı bir dönemde işlendi.

2020’de kadınların yakın ilişkide oldukları birinden şiddet gördüğü 16 bin 461 saldırı vakası bildirildi. Bu, Ulusal Suç Önleme Konseyi’nin verilerine göre bu 14 bin 261 vakanın bildirildiği 2019’a kıyasla yüzde 15,4’lük bir artış anlamına geliyor.

‘Feminist hükümet’

İsveç Cinsiyet Eşitliği Bakanı Marta Stenevi son şiddet olaylarından dolayı “dehşete düştüğünü ve üzüldüğünü” ancak olanlara şaşırmadığını söylüyor.

Stenevi “İsveç’te cinsiyet eşitliğinde birçok aşıdan önemli bir mesafe kat ettik ama hala kadınları baskılayan toplumsal yapılarla birlikte yaşıyoruz” diyor.

Bakan, siyasi yelpazedeki tüm politikacıların kınamaları ve daha sert önlemler alınmasını istemesinin ardından, partiler arası görüşmeler başlattı.

Kendisini “feminist hükümet” diye tanımlayan yönetim, eğitimi geliştirmek ve tehdit altındaki kadınlara daha fazla koruma ve destek vermeyi içeren 10 yıllık ulusal stratejide yarıya geldi.

Ay sonunda yeni bir kriz komisyonu, planlarda bir güncelleme sunacak. Güncellemede daha uzun hapis cezaları ve elektronik kelepçe ile uzaklaştırma emirleri kullanımının artışının da yer alması bekleniyor.

Bazı partilerin umduğu kadar kapsamlı olmasa da, önerilere parlamentoda karşı çıkılması düşük ihtimal.

Polis de kadına karşı şiddete yeniden odaklanılmasından memnun. Emniyet Genel Müdürü Anders Thonberg kadına yönelik şiddetteki artışı “daha çok şey yapılması gereken büyük bir sorun” diye tanımlıyor. Thonberg memurlarının kadın ve çocuklara yönelik saldırılara öncelik verdiğini ve bu tür suçlarla mücadele için 350 ek personelin alındığını belirtiyor.

Ancak Thonberg, cezaların sadece bir “başlama noktası” olduğu görüşünde. Sağlık ve sosyal hizmetler gibi farklı makamlar arasında daha çok işbirliği ve genel olarak toplumda konunun daha ciddiye alınması çağrısı yapıyor.

Ulusal Kadın Sığınakları Örgütü Roks’un Başkanı Jenny Westerstrand, toplumda son yıllarda kamuoyunda kadına yönelik şiddete karşı oluşan bıkkınlık sorununun çözülmesi gerektiğine katılıyor.

Westerstrand, “İsveç’te birçok kişi, şiddetten bahsetmekten biraz yorgun düştü. Çünkü hep gündemde ve düzgün bir şekilde ele alınmadı” diyor.

Ancak, siyasetçilerin ve kamuoyunun son cinayetlere gösterdiği tepkinin bir dönüm noktası olma ihtimalinden umutlu.

Westerstrand, “Şu ana dek sadece laf duyduk ancak bence konuşmalar da geçmiştekilere kıyasla daha güçlü” diye konuşuyor.

‘İthal değerler’

Büyük bir siyasi tartışma noktası, son şiddet olaylarının İsveç’e yönelik son göç dalgasıyla bağlantılı olup olmadığı. İsveç polisi şüphelileri etnik kökenlerine göre sınıflandırmıyor ancak savcılar yargılanan bazı erkeklerin kökenlerinin İsveçli olmadığını söylüyor ve bu durum göç karşıtı siyasi partiler tarafından cephane olarak kullanılıyor.

Geçen hafta televizyonda yayımlanan bir parti liderleri tartışmasında, milliyetçi İsveç Demokratları Partisi’nin lideri Jimmie Akesson, kadına karşı şiddete onay veren “ithal değerlere” karşı çıkılması çağrısı yaptı.

Cinsiyet Eşitliği Bakanı Marta Stenevi ise İsveç’in “namus suçları” sorunu olduğunu kabul ediyor ancak kadınlara yönelik şiddeti bir “göçmen sorunu” diye nitelemenin sorunu “gerçekten, gerçekten küçümsemek” olduğunu vurguluyor.

Pandemi rol oynadı mı ?

Roks’tan Jenny Westerstrand son şiddet olaylarının en azından bir kısmının pandemiyle bağlantılı olabileceğini belirtiyor.

İsveç resmen kapanmalardan kaçındı ancak Westerstrand’a göre koronavirüsün yayılması kadınların evlerde daha çok zaman geçirmesine yol açtı:

“Toplum açık olduğunda isteyecekleri kadar yardım istemiyorlar. Yani ilişkilerine devam ediyor olabilirler ve böylece de işler kötüleşmiş olabilir”

İsveç çam ormanlarının, dolup taşan, beton alışveriş merkezleriyle buluştuğu Fleminsberg’te ise görüşler birbirinden çok farklı.

Adının açıklanmasını istemeyen 25 yaşındaki bir kadın, “Burada yaşayanlar, İsveç yasalarını kabul etmek istemiyor” diyor.

Ancak 28 yaşındaki Sandra Engzell gibi bazıları da, göçmenlerin çok daha geniş kapsamlı bir sorunun günah keçileri ilan edildiği görüşünde:

“Ben meselenin nereden geldiğiniz olduğunu düşünmüyorum. Bir kadın, kendisine vuran bir erkekleyken güvende değildir. İster Afrikalı, ister İsveçli olsun. İsterse dünyanın başka bir bölgesinden gelsin.”

Continue Reading

İsveç

Türkiye ile İsveç arasında ‘JETCO Protokolü’ imzalandı

Published

on

By

Türkiye-İsveç Ortak Ekonomi ve Ticaret Komisyonu (JETCO) Birinci Dönem Toplantısı’nda iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yanı sıra Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi ve Avrupa Yeşil Mutabakatı konuları başta olmak üzere AB ile olan ilişkiler ele alındı.

Ticaret Bakanı Mehmet Muş ve İsveç Dış Ticaret ve Nordik İlişkiler Bakanı Anna Hallberg arasında Türkiye-İsveç Ortak Ekonomi ve Ticaret Komisyonu (JETCO) Birinci Dönem Toplantısı’na ilişkin protokol imzalandı.

Video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen toplantıda, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yanı sıra Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesi ve Avrupa Yeşil Mutabakatı konuları başta olmak üzere Avrupa Birliği (AB) ile olan ilişkiler ele alındı.

Toplantıda yeni tip koronavirüs (covid-19) salgınının etkileri, karşılıklı yatırımlar ve müteahhitlik hizmetleri, üçüncü ülkelerde işbirliği ve ortak projeler konuları da görüşüldü.

Ülkeler arasında sanayi ve teknoloji alanındaki işbirlikleri, yenilenebilir enerji, kadın girişimciliği gibi pek çok farklı alana ilişkin başlıklarda toplantıda değerlendirilen konular arasında yer aldı.

Öte yandan, JETCO mekanizması eş başkanları Muş ile Hallberg, toplantı kapsamında Türkiye ve İsveç’in özel sektör temsilcileriyle bir araya gelerek ticari ve ekonomik ilişkilerin daha da ileriye götürülmesi adına fikir alışverişinde bulundular.

İsveç ile ticaret hacmini, dengeli bir biçimde artırarak 5 milyar dolar seviyesine çıkartma hedefi doğrultusunda, ülkeler arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi açısından iki ülkenin hem resmi hem de özel sektörü arasında diyaloğun geliştirilmesine imkan tanıyan görüşmelerin somut çıktısı olarak Bakan Muş ve Hallberg tarafından JETCO Birinci Dönem Toplantısı’na ilişkin protokol imzalandı.

İsveç ile ticaret hacmi 3.1 milyar dolara yükseldi

Geçen yıl salgın koşullarına rağmen, İsveç ile ticaret hacmi, 2019 yılına göre artış göstererek 3.1 milyar dolar oldu.

İsveç’te bugüne kadar 4 müteahhitlik projesi üstlenilirken, bu projelerin bedeli 171 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

Türkiye’nin, 2002-2021 döneminde İsveç’teki yatırımları 156 milyon dolar değerine ulaşırken, bu dönemde İsveç’ten Türkiye’ye toplam 385 milyon dolar uluslararası doğrudan yatırım geldi.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber