Connect with us

Dünya

2020’ye damgasını vuran kelime: Koronavirüs

Published

on

İllüstrasyon: FrankundFrei, Pixabay

Özel haber – Neredeyse bütün dünyaya yayılarak insanlık nüfusunun yüzde 1’inden fazlasına bulaştığı koronavirüs pandemisi, 2020 senesine damgasını vurdu.

Koronavirüs (covid-19), şubat ayının son günlerinde “pandemi” ilan edildi, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından.

Pandemi ilan edildiğinde dünya genelinde birçok ülke sınırlarını ve sosyal hayatı kapattı. Dünyanın birçok ülkesinde sokağa çıkma yasakları uygulandı. Pandemi kısıtlamalarını uygulamayan ülkelerde (ABD, İsveç gibi) pandeminin kontrolü kaybedildi.

Koronavirüs pandemisi yaz aylarında tam da “beklendiği” gibi azalma gösterdi fakat, tedbir almayan ülkelerde yayılmaya devam etti.

İkinci dalga

DSÖ, yaz ayları sonunda “ikinci dalga” konusunda uyarılarda bulundu. Fakat daha önceden aldıkları sıkı tedbirlerle takdir edilen ülkeler (Danimarka, Almanya gibi) ikinci dalgaya “hazırlıksız” yakalandılar. Almanya’da yoğun bakım ünitelerinde yer kalmayacak şekilde vaka sayıları artmaya devam etti.

İlan edilen aşılar

İkinci dalganın ortalarında dünya genelinde birkaç şirket koronavirüs aşısını bulduklarını ilan etti. Alman BioNTech/Pfizer, Moderna, Çinli Sinovac, Astra-Zeneca gibi şirketler koronavirüse karşı yüzde 90’ın üzerinde etkili aşı bulunduğunu duyurdu. Avrupa Birliği (AB) tarafından Çin, Rusya ve Asrta-Zeneaca’nın aşılarına henüz temkinli yaklaşılmaya devam ediliyor.

Koronavirüs, Google aramalarında da üst sıralarda yerini aldı. Pandemi hakkında çok sayıda komplo teorileri de ortaya atıldı.

83 milyon vaka

Dünya genelinde senenin son günü itibariyle (31 Aralık 2020) can kaybı 1 milyon 815 bine dayandı, toplam vaka sayısı da 83 milyon 182 bini geride bıraktı. 60 milyona yakın insan da sağlığına kavuştu. En çok vaka 20 milyondan fazla enfekteyle ABD oldu. ABD’de toplam can kaybı 350 bini geçti. İkinci sırada 10 milyondan fazla vaka ile Hindistan var. Hindistan’da can kaybı da 150 bine dayandı.

Türkiye de en çok vaka görülen 7. ülke olarak seneyi kapatıyor. Vaka sayısı 2 milyon 200 bine dayandı, toplam can kaybı da 20 bin 600’ü geride bıraktı.

Korona ne demek?

Türk Dil Kurumu’na göre, “taç” demek olan korona, esasen “ay halesi, ay ağılı” anlamına geliyor.

Tüm dünyayı etkileyen küresel salgına adını veren “koronavirüs” terimi de adını virüsün en belirgin özelliği olan etrafındaki değneğe benzeyen çıkıntılarından alıyor.

Bu özelliğiyle mikroskop altında güneşin ya da ayın taç küresine (Latince: corona) benzediği için “koronavirüs” olarak adlandırılıyor.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

Covid-19’u dünyaya duyuran gazeteci 18 ay sonra ortaya çıktı

Published

on

By

Çin’in Wuhan şehrinde başlayan koronavirüs (covid-19) salgınının dünyaya duyurulmasında yardımcı olan Çinli gazeteci Chen Qiushi, 18 ay sonra yeniden ortaya çıktı.

Wall Street Journal’a göre, 30 dakikalık video çeken Qiushi, “Geçtiğimiz yıl ve sekiz ay boyunca birçok şey yaşadım. Bir kısmı hakkında konuşabilirim anca bir kısmı hakkında konuşamam. Anladığınıza inanıyorum.” dedi.

Eski insan hakları avukatı ve gazeteci Chen Qiushi, virüs dünyaya yayılırken geçen yıl Şubat ayının başında ortadan kaybolmuştu. Geçen yıl eylül ayına kadar Çin’in kuzeyindeki Qingdao’daki ailesinin yanına dönmesine izin verildiğine dair haberler çıkmasına rağmen, kendisinden haber alınamamıştı.

Qiushi, dünyayı Wuhan’daki salgın hakkında uyarmaya çalıştıktan sonra pandeminin ilk günlerinde ortadan kaybolan üç gazeteciden biriydi.

Diğer muhabirlerden biri olan 20’li yaşlarının ortasındaki Li Zehua, Wuhan Viroloji Enstitüsü’nün virüs salgınının kaynağı olduğunu iddia ettiği videolar yayınladıktan sonra kaçırıldı. Ancak eski Çinli TV sunucusu iki ay sonra yeniden ortaya çıktı.

Wuhan’da ikamet eden Fang Bin ise hastanelerdeki otobüslere ceset yığınları doldurulduğunu gösteren videoları yayınladıktan sonra 9 Şubat’ta kayboldu. O zamandan beri kendisinden haber alınamadı.

Continue Reading

Avrupa

İsveç ‘AB ordusu’ planına sıcak bakmıyor

Published

on

By

İsveç Savunma Bakanı Peter Hultqvist, Avrupa Birliği’nin (AB), ABD’ye bağımlı kalmamak için kendi askeri gücünü kurma planına dair, “Bu planı sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” dedi.

Bakan Hultqvist, devlet radyosu SR’ye yaptığı açıklamada, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in “Stratejik Pusula” planı çerçevesinde “AB’nin ortak askeri güç oluşturması” önerisini değerlendirdi.
Hultqvist, ABD ile askeri işbirliğinin AB’nin belkemiği olduğunu belirterek, “ABD ile işbirliğinin ve transatlantik bağlantının Avrupa’nın geleceği için hala çok önemli olduğuna inanıyorum. AB’nin askeri gücünü oluşturma planını, sorunları çözmenin ana yolu olarak görmüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

16 Kasım’da görüşülecek

‘Stratejik Pusula’nın, AB’nin askeri anlamda gelecekteki hedeflerini, stratejik planlarını, kendisine yönelik tehditleri içeren bir askeri strateji belgesi olması isteniyor.

AA’nın aktardığı haberde, ‘Stratejik Pusula’nın hazırlanmasında omurgayı oluşturacak belge ise AB’nin “tehdit analizi” raporu olacak. Bu gizli rapor, AB üyesi ülkelerin istihbarat kurumlarının tehdit değerlendirmelerinden oluşuyor. Ancak her AB üyesinin tehdit algısı farklı olduğundan henüz mutabakata varılmış değil.
AB’nin Stratejik Pusula oluşturmak istemesinin başlıca nedenlerinden biri “Avrupa’nın güvenliğinde özerklik” istemesi.
ABD’nin koruma kalkanından çıkmak ve kendi korumasını oluşturmak isteyen AB, bunu “stratejik özerklik” olarak tanımlıyor.

Stratejik Pusula adlı rapordaki öneri 16 Kasım’da Avrupa Konseyi’nde ele alınacak.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

DSÖ: Avrupa’da artan vaka sayısı çok endişe verici

Published

on

By

Foto: Jeyaratnam Caniceus, Pixabay

Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa’da artan Covid-19 vakalarının çok endişe verici olduğunu vurgulayarak aşılama faaliyetlerinin hızlandırılması çağrısında bulundu.

DSÖ Avrupa Direktörü Dr. Hans Kluge düzenlediği basın toplantısında Avrupa’da salgının durumuna ilişkin bilgi vererek, bölgede vaka sayısının 64 milyona ulaştığını, yaklaşık 1,3 milyon kişinin Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini ve 53 ülkeden bildirilen 14 günlük vaka sayılarında endişe verici şekilde yüzde 10’dan fazla artış gözlemlendiğini belirtti.

Kluge bazı ülkelerdeki hastanelerde aşırı yoğunluğun gözlenmeye başladığını belirterek özellikler Balkanlar, Kafkasya ve Orta Asya ülkelerindeki vaka artışlarında sert yükselişler olduğunu kaydetti.

Kluge, ayrıca aralık ayına kadar Avrupa bölgesinde salgın kaynaklı 200 bin ölümün gerçekleşebileceğini belirtti.

Vaka ve ölü sayılarındaki artış üç nedene bağlanıyor. Bunlar; halihazırda 15 ülkede baskın hale gelen Delta varyantı, alınan sağlık önlemlerindeki gevşeme ve yaz mevsimi nedeniyle artan seyahatler olarak gösteriliyor.

Aşılama yavaşladı

Ülkelere salgına karşı çoklu koruma önlemlerini (katmanlarını) sürdürmede kararlı olmaları çağrısında bulunan Kluge, bu önlemler arasında aşılama ve maske takmanın da yer aldığını söyledi.

“Aşılar, toplumları yeniden açmanın ve ekonomileri istikrara kavuşturmanın yoludur.” diyen Kluge, buna rağmen aşı üretimindeki yetersizlik, aşılara erişim ve aşıların kabulü gibi zorluklarla mücadele etmeyi sürdürdüklerini vurguladı.

DSÖ Avrupa bölgesinde son altı haftada aşılama hızının düştüğünü belirterek bunun “yetersiz üretim, yetersiz erişim ve yetersiz kabullenmeden” kaynaklandığını açıkladı.

Bölgedeki orta-alt ve alt gelir grubundaki ülkelerdeki toplumun sadece yüzde 6’sının tam olarak aşılandığı ve her on sağlık görevlisinden sadece birinin tam olarak bir aşı eğitimi aldığı belirtildi.

Kluge aşıyla ilgili tereddütler ve bilimsel verilerin reddi krizi kontrol atına almayı engellediğini vurguladı.

Kluge, “Aşı bir haktır ama aynı zamanda bir sorumluluktur. Bölgemizde aşı alımındaki durgunluk ciddi endişe kaynağıdır.” ifadesini kullandı.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber