Connect with us

Dünya

2 milyon insanın hayatına mâl olan pandeminin dönüm noktaları

Published

on

İllüstrasyon: FrankundFrei, Pixabay

Koronavirüs pandemisi, dünya genelinde 2 milyondan fazla insanın hayatına mâl oldu, dünya ekonomilerini sarstı, insanların hayat tarzlarını değiştirdi.

11 Mart 2020’de Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ, WHO) tarafından resmen “pandemi” ilan edilen koronavirüs salgınının dönüm noktaları şöyle gerçekleşti:

Koronadan ilk ölüm

Melis Özoğlu’nun Euronews’te yer alan haberine göre, 31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü, (DSÖ) Çin’in Wuhan kentinde ‘nedeni bilinmeyen’ zatürre vakalarına karşı uyarıldı.

Bir hafta sonra ise yeni tip koronavirüs tespit edildi, Çinli yetkililer de 11 Ocak’ta Wuhan’da Covid-19 kaynaklı ilk ölümü dünyaya duyurdu.

Wuhan dış dünyaya kapandı

23 Ocak’ta Wuhan karantina altına alındı ve dünyayla bağlantısı kesildi. Ülkeler Çin’deki vatandaşlarını geri çekmeye başladı.

Bu sırada Fransa, 15 Şubat’ta Asya dışında teyit edilen ilk ölümü bildirdi.

Pandemi

6 Mart’a kadar dünya çapında 100 binden fazla vaka kaydedildi. Kuzey İtalya hızla virüsün en fazla görüldüğü bölge haline geldi.

11 Mart’ta ise DSÖ, Covid-19’un bir pandemi olduğunu açıkladı. Ardından küresel borsalar çöktü.

Hükümetler, ekonomik destek paketleri açıklamaya başladı.

Avrupa karantinaya girdi

İspanya 14 Mart, Fransa ise 17 Mart’ta karantina kararı aldı.

Almanya ve İngiltere, insanların her türlü sosyal temastan kaçınması gerektiğini söylerken, 27 üye ülkeden oluşan Avrupa Birliği (AB) ise dış sınırlarını kapattı.

Olimpiyatlar ertelendi

24 Mart’ta, Temmuz 2020’de yapılması planlanan Tokyo Yaz Olimpiyatları bir yıllığına ertelendi.

Kararın birgün sonrasında Birleşmiş Milletler (BM) salgının ‘tüm insanlığı tehdit ettiği’ konusunda uyardı.

Dünyanın yarısı eve kapandı

Karantina neredeyse tüm dünyada uygulanmaya başladı.

AFP sayımına göre, 2 Nisan’da 3,9 milyardan fazla insan yani dünya nüfusunun yarısı evlerine kapanmak zorunda kaldı.

İllüstrasyon: FrankundFrei, Pixabay

Aynı günlerde vaka sayısında bir milyon eşiği de aşılmış oldu. Bu sırada İngiltere Başbakanı Boris Johnson virüse yakalandı ve yoğun bakıma alındı.

Ekonomi diz çöktü

ABD’li uçak üreticisi Boeing, 29 Nisan’da 16 bin kişiyi işten çıkardı. Bunu diğer birçok havayolu ve otomabil üreticisi takip etti.

Farklı alanlarda faaliyet gösteren birçok şirket ya iflas etti ya da salgında küçülmeye gittiklerini duyurdu.

Latin Amerika salgının yeni merkezi

7 Haziran’a kadar küresel vefat sayısı 400 bini aştı.

İllüstrasyon: Alexandra_Koch, Pixabay

Brezilya, ABD’den sonra ölü sayısının en fazla olduğu ikinci ülke oldu. Oysa Brezilya Lideri Jair Bolsonaro, kendisine bulaşmadan önce koronavirüse “hafif bir grip” diyordu.

Meksika’da da yaşamını yitirenlerin sayısının artmasıyla Latin Amerika hızla salgının yeni merkezi haline geldi.

Maske ve anti-maskeciler

Vakaların artmasıyla birlikte, bazı Avrupa ülkeleri toplu taşıma araçlarında, okullarda, mağazalarda ve sokakta maske takmayı zorunlu kıldı.

Foto: Anna Shvets, Pexels

Bununla birlikte protestocular da ortaya çıktı. Maske karşıtları, 30 Ağustos’ta Berlin’deki Reichstag binasına saldırmaya çalışırken Londra, Paris ve Roma’da maske karşıtı gösteriler düzenlendi.

Vaka dalgasında artış ve yeni varyantlar

Dünya çapında bir milyon kişinin salgın nedeniyle öldüğü haberi 28 Eylül’de geldi. Ekim ayında birçok ülke yeni tecrit ve sokağa çıkma yasakları uygulamaya başladı.

Pandemi, başkanlık kampanyasında ele alınmasının önemli bir konu olduğu Amerika Birleşik Devletleri’nde de (ABD) hız kazandı.

İngiltere’de ise daha bulaşıcı olduğu belirtilen yeni bir varyantın ortaya çıkması yine eylül ayına denk geldi. Başbakan Johnson da 4 Ocak’ta yeni bir karantina kararı aldı.

Varyant diğer birçok ülkede de görülmeye başladı. DSÖ 7 Ocak’ta, yeni varyantın endişe verici olduğunu belirterek, “pandeminin devrilme noktası” olarak nitelendirdi.

Aşı duyuruldu

9 Kasım’da ABD’li biyoteknoloji devi Pfizer ve Alman ortağı BioNTech, oldukça başarılı bir aşı geliştirdiklerini duyurdu.

Bir hafta sonra ise benzer bir duyuru AstraZeneca-Oxford Üniversitesi ile ABD’li firma Moderna’dan geldi.

Ayrıca İngiltere, aşılama kampanyasına başlayan ilk Batı ülkesi oldu.

İki milyon can kaybı

Salgın nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı dört aydan kısa bir sürede ikiye katlanarak 15 Ocak 2021 Cuma günü iki milyonu geçti.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avrupa

AB Dışişleri Bakanları İsrail saldırıları için acil toplanıyor

Published

on

By

Foto: Greg Montani, Pixabay

Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dışişleri bakanları, İsrail’in Filistinlilere saldırılarının ardından bölgede artan gerilimi görüşmek üzere olağanüstü toplantı yapacak.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, “İsrail ile Filistin arasında devam eden gerginlik ve kabul edilemez sivil can kayıpları” nedeniyle gelecek salı bakanları olağanüstü toplantıya çağırdığını duyurdu.

Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Borrell, toplantının salı günü video konferans yöntemiyle yapılacağını açıkladı.

Borrell, “Şiddetin sonlandırılmasına AB’nin nasıl katkı sağlayabileceğini koordine edeceğiz ve tartışacağız.” ifadesini kullandı.

Gazze Şeridi’ndeki Filistinli direniş grupları, 10 Mayıs’ta İsrail polisinin işgal altındaki Doğu Kudüs’te yer alan Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah Mahallesi’nden çekilmesini istemiş, İsrail polisinin çekilmemesi üzerine Filistinli direniş grupları İsrail’e çok sayıda roket fırlatmıştı. Bunun üzerine İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik “Surların Muhafızı” adıyla askeri operasyon başlatıldığını bildirmişti.

İsrail’in 10 Mayıs’tan bu yana Gazze’ye düzenlediği saldırılarda şu ana kadar en az 147 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail tarafında ise Gazze’den atılan roketler nedeniyle 9 kişi yaşamını yitirdi.

Euronews’te yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Dünya

DSÖ: Çocuk ve gençleri bırakıp, aşıları yoksul ülkelere bağışlayın

Published

on

By

Foto: Jeyaratnam Caniceus, Pixabay

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yetişkinlerin ardından çocuk ve gençlere Covid-19 aşısı yapmayı planlayan yüksek gelirli ülkelere, ellerindeki aşıları düşük gelirli ülkelere bağışlama çağrısında bulundu.

Ghebreyesus, örgütün Cenevre’deki merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Covid-19 salgınının, ikinci yılında daha ölümcül olabileceği uyarısı yaptı.

Dünya genelindeki aşı adaletsizliğine dikkati çeken Ghebreyesus, yoksul ülkelerde sağlık çalışanları ve yaşlı grupların halen aşılanmadığına, hastanelerin dolup taştığına işaret etti.

“Şu anda aşı tedarikinin yalnızca yüzde 0,3’ü düşük gelirli ülkelere gidiyor.” uyarısı yapan Ghebreyesus, zengin ülkeleri Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programı’na (COVAX) destek vermeye davet etti.

Ghebreyesus, “Bazı ülkelerin neden çocuk ve gençlerini aşılamak istediklerini anlıyorum. Ama şu anda onları yeniden düşünmeye ve bunun yerine aşıları COVAX’a bağışlamaya çağırıyorum.” diye konuştu.

DSÖ’ye göre, bugün itibarıyla salgın nedeniyle dünya genelinde 3,34 milyon kişi hayatını kaybetti, toplam vaka sayısı 161 milyonu aştı ve 1,26 milyon doz Covid-19 aşısı uygulandı.

Euronews’te yer alan haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Avrupa

Alman istihbaratı İslam karşıtı hareketi kara listeye aldı

Published

on

By

Almanya’da İslam ve göç karşıtı Pegida hareketi, iç istihbarat tarafından “anayasaya aykırı aşırı sağ oluşum” ilan edildi. Bu kararla Pegida vakfı ile, bağlantılı kişi ve faaliyetlerin resmen izlenmesi mümkün olacak.

Almanya’da Saksonya eyaletine bağlı Dresden kentinde kurulan “Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Avrupalı Yurtseverler” (Pegida), iç istihbarat tarafından anayasaya aykırı oluşum ilan edildi.

Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın Saksonya birimi, Pegida’yı “aşırılıkçı niteliği kanıtlanmış yapılanma” olarak sınıflandırarak Pegida’nın yıllar içinde anayasaya aykırı bir oluşuma dönüştüğüne yönelik güvenilir yeterli bulgular bulunduğunu bildirdi.

Açıklamada, başlangıçta heterojen bir kitleye hitap eden Pegida’nın yıllar içinde hem ideolojik hem de söylem olarak giderek radikalleştiği ve aşırı sağ çevrelerin ayrılmaz bir parçası haline geldiğine yer verildi. Pegida’nın, parlamenter sistemi küçük düşürme, hukukun üstünlüğünü hiçe sayma gibi Alman anayasasının değerleriyle uyuşmayan tutumların propagandasını yaptığı, Yahudi, Müslüman ve azınlıklara yönelik düşmanca içerikler yaydığı kaydedildi.

‘Ciddiye alınacak bir tehlike’

İç istihbaratın Saksonya teşkilat başkanı Dirk-Martin Christian, Pegida’nın tanınmış aşırı sağcılara anayasa düşmanı tutum ve ideolojileri kamuoyuna yaymak için düzenli olarak ajitasyon platformu sunduğunu ve böylelikle aşırılıkçılarla aşırılıkçı olmayanlar arasında bir bağlantı unsuru işlevi gördüğünü kaydetti. Christian, “Bu şekilde kamuoyundaki tartışma ortamında demokratik, radikal ve aşırılıkçı tutumlar arasındaki sınır giderek belirsizleşmekte, aşırı sağcı düşüncenin toplumun merkezine giderek daha derin bir şekilde nüfuz etmesi, özgürlükçü-demokratik toplum düzenimiz için ciddiye alınacak bir tehlike oluşturmaktadır” dedi.

İç istihbaratın bu kararı, Pegida Derneğinin yanı sıra bağlantılı kişi ve faaliyetlerin de resmen istihbari takibini mümkün kılacak. Pegida’nın düzenlediği gösterilerdeki “barışçı katılımcıların” ise izlemeye dahil olmayacağı belirtildi.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber