Connect with us

Kültür

11. Londra Kürt Filmleri Festivali online başladı: Sinemada Kadınlar

Published

on

İngiltere’nin başkenti Londra’da bu yıl 11’incisi düzenlenecek olan Londra Kürt Film Festivali (LKFF), 15-24 Ağustos tarihleri arasında yapılacak. 10 gün sürecek festivalde, 50 filmin online gösterimi yapılacak.

Londra Kürt Film Festivali Koordinatörü Avesta Kadir, festival ekibi çoğunluğunun kadınlardan oluşmasının gurur verici olduğunu belirterek “Sinemada Kadınlar bu yıl festivalimizin temalarından birisi. Bizler bu tema ile hem kadınların yaşadığı sosyal-eşitsizlik sorununa temas etmeyi hem de kadın yönetmelerin film endüstrisindeki başarısının altını çizmek istedik” dedi.

Sınırların Ötesinde, Mücadele Sürüyor, Sinemada Kadınlar, Ekranda Savaş, Bir Zamanlar Kürdistan’da ve Sinemada Çocuklar temasıyla izleyicileriyle buluşacağını söyleyen Londra Kürt Film Festivali Koordinatörü Avesta Kadir, festivalde 11 kadın yönetmenin de canlı tartışmalara katılarak sinema tecrübelerini paylaşacağını aktardı.

Jinnews’te yer alan habere göre, film gösterimlerinin ardından ödül törenlerinin de online olacağını aktaran Avesta, uluslararası tanınmış jüri üyeleri tarafından 7’inci Yılmaz Güney filmi ile beraber iki jüri özel ödülünün anons edileceğini söyledi. Avesta, LKFF bu yıl ilk defa Onur ödülünü en iyi tematik filme takdim edeceğini sözlerine ekledi. Avesta, LKFF’nin amaçlarından birinin de  yeni genç yönetmen kuşağın film endüstrisinde var olduklarını bu platform üzerinden gösterebilmek olduğunu vurguladı.

‘Pandemiye meydan okundu’

Pandemi etkisinin kendileri için meydan okuma olduğunu belirten Avesta, seçkilerinin mart ayının başında ilan edecekleri gün erteleme kararı aldıklarını ifade etti. Avesta, “Online gösterimlere ciddi bir ilginin olduğunu fark ettik ve biz de bu fırsattan yararlanıp geniş bir izleyici kitlesine ulaşmayı tartıştık. Sonunda programımızı daha local ama global bir izleyici kitlesine uygun bir şekilde yeniden organize ettik. Kürt sinema tarihinde ilk defa bir online festivali global bir gösterim ile filmlerimizi, hikayelerimizi, mücadelemizi, dilimizi ve kültümüzü dünyanın gündemine bu şekli ile ulaştırmış oluyoruz” dedi.

‘Sinemada Kadınlar’ teması da işlenecek

“Sinemada Kadınlar” teması ile hem kadınların yaşadığı sosyal-eşitsizlik sorununa temas etmeyi hem de kadın yönetmelerin film endüstrisindeki başarısına dikkat çekmeyi hedeflediklerini dile getiren Avesta, “Bu yüzden iki günümüzü bu temaya ayırdık. 11 adet film ile hem kadın hikayelerini hem de kadınlar tarafından anlatılan hikayeleri keşfediyoruz. Bu seçkide yaklaşık 11 kadın yönetmen canlı tartışmalara katılarak sinema deneyimlerini bizler ile paylaşma imkanı bulacaklar. Londra Kürt Film Festivali ekibinin çoğunluğunun kadınlardan oluşması da bizim için gurur verici bir durum. Ekibimizin lider kadın ekibi aynı zamanda kendi alanında uzman ve deneyimli arkadaşlardan oluşuyor” diye kaydetti.

‘Geleceğin kadın yönetmenleri’ paneli

Film gösteriminden hemen sonra kendisinin modere edeceği önemli bir kadın paneli gerçekleştireceklerini aktaran Avesta, panele Kürdistan’ın dört parçasından ve diasporadan tanınmış yönetmen, aktris ve yapımcıların katılacağını belirtti. Avesta, “Yönetmen Beri Shalmashi and Soleen Yousef, aktris Halime Iltar ve yönetmen ve Rojava Film Komünü Direktörü Sêvînaz Evdikê, dünden bugüne Kürt Kadınlarının sinemadaki pozisyonlarını canlı bir şekilde tartışma imkanı bulacak. Aynı zamanda kadın yönetmenlerin yaşadığı zorlukları, Kürt sinemasının tabiatını, kadının buradaki rolünü tartışıp, panelistlerimiz ile bununla ilgili alternatif eğitim ve pratik yöntemler konusunda fikir alışverişi yapmaya çalışacağız” ifadelerine yer verdi. Avesta, panelin geleceğin kadın yönetmelerini sinemaya katılmaları için teşvik edici olmasını umut ettiklerini  de belirtti.

‘Ulusal Kürt Film Arşivi projesi geliştirilecek’

Beklentilerinin Kürt sinemasına global düzeyde güç kazandırmak olduğunun altını çizen Avesta, devamında şu ifadelere yer verdi: “Ambargoya ve sansüre maruz kalmış Kürt filmlerini LKFF platformu üzerinden teşvik edip, film yapımcılarının daha fazla film yapmaya teşvik etmek istiyoruz. Kürt ya da değil bu ücretsiz online özel seçkiye çok daha geniş bir izleyici kesimin katılmalarını, Kürt filmlerine aşık olmalarını umut ediyorum. Kürt Filmlerine global anlamda erişim fırsatlarını artırmak istiyoruz. İşte bu yüzden Ulusal Kürt Film Arşiv projemizi geliştirmek istiyoruz. Bundan dolayı kitlesel fonlama (crowfunding) üzerinden bu projemiz için destek kampanyasını bu online sayımızda organize ettik. Bu amaçları gerçekleştirecek yeterli düzeyde destek alabilirsek, kendi hikayelerimizin sahipleri bizler olabileceğiz.”

Londra Kürt Filmleri Festivali’nin bu yıl ilk defa vereceği onur ödülü ise en iyi tematik filme takdim edilecek. Festivalle ilgili detaylı bilgiye lkff.co.uk adresinden ulaşabilirsiniz.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Avrupa

‘Aşı pasaportu’ Avrupa Birliği genelinde yürürlüğe girdi

Published

on

By

İllüstrasyon: Gerd Altmann, Pixabay

Avrupa Birliği’nin (AB) koronavirüs salgınında seyahatleri kolaylaştırmak için hazırladığı “aşı pasaportu” uygulaması bugün itibariyle (1 Temmuz 2021) yürürlüğe girdi.

AB sınırları içindeki seyahatlerde kullanılacak aşı sertifikası uygulaması resmen faaliyete geçti.

Artık AB ülkelerinden hava yolu seyahatlerinde uçağa binmeden önce sertifika sunmak gerekecek.

Ücretsiz olan “AB Dijital Covid Sertifikası”, kâğıt veya dijital şekilde hazırlanıyor.

Ayrımcılığın önlenmesi amacıyla aşı olmayan kişiler de sertifikaya sahip olabiliyor.

Aşı sertifikası, kişilerin covid-19 aşısı olup olmadığını, olduysa nerede ve hangi aşıyı olduğunu gösteren bilgiyi, hastalığı geçirenlerin iyileştiğine dair belgeyi ve negatif test sonucunu içeriyor.

Covid-19 testlerinin PCR türleri, seyahatin 72 saat öncesine kadar yapılıp sertifikaya tanımlanabiliyor.

Hızlı antijen testler ise 48 saat öncesine kadar yapılabilirken, bu testin tanınmasına her ülkenin kendisi karar veriyor.

Sertifikayla AB’de onaylı covid-19 aşılardan Pfizer, Moderna, AstraZeneca ve Johnson and Johnson olmuş ve son dozun üzerinden 2 hafta geçmiş kişilere seyahatlerde ek test veya karantina gibi kısıtlamalar uygulanmıyor.

Sertifika, AB vatandaşlarına, hangi ülkenin vatandaşı olduğuna bakılmaksızın ailelerine, ayrıca AB’de ikamet eden ancak AB vatandaşı olmayan kişilerle diğer AB ülkelerine seyahat hakkı bulunan ziyaretçilere veriliyor.

Aşı sertifikası, tüm AB ülkeleriyle birlikte İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre’de geçerli oluyor.

Sertifika üye ülkelerin dilleri ile birlikte İngilizce olarak hazırlanıyor.

Şimdilik 12 ay için geçerli olan sertifika, seyahatlerde kontrol ediliyor.

AB sertifikasının dış ülkelerle de karşılıklı tanınmasına yönelik görüşmeler yürütülüyor.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

İsveç

İsveç’te ‘Midsommar’ nedir, nasıl kutlanır?

Published

on

By

Foto: Corina Selberg, Pixabay

İsveç’te “yılın en uzun gününün” ardından ülke çapında geleneksel Midsommar (yaz ortası) kutlanıyor. İsveçlilerin kafalarına çiçekten taç taktıkları bu günde doğurganlığı simgeleyen çiçekli bir direk toprağa gömülerek, doğanın canlanacağına ve bitki örtüsünün renkleneceğine inanılıyor.

Kurbağa dansları ve şarkıları eşliğinde Midsommar direğinin (Midsommarstången) etrafında halka şeklinde el ele tutuşan İsveçliler, müzik eşliğinde geleneksel danslar ediyorlar. Midsommar bu sene 25-26 Haziran tarihlerinde kutlanıyor.

Geleneksel olarak patates haşlaması, salamura ringa balığı, çilek ve likörlerin tüketildiği bu günün kökleri pagan geleneğine dayanıyor. Midsommar Günü’nde çuvalla koşu yarışı, halat çekme, ağızda kaşıkla yumurta taşıma gibi geleneksel oyunlar da oynanıyor.

Noel’den sonra ülke için ikinci en önemli gün sayılan Midsommar’da İsveçliler, 7 farklı çiçeği doğadan toplayıp gece uyumadan önce yastıklarının altına koyuyor ve gelecekteki eşlerinin o gece rüyalarına gireceğine inanıyor.

Her yıl 19 ve 25 Haziran tarihleri arasındaki cuma akşamı Midsommar Gecesi; cumartesi ise Midsommar Günü olarak kutlanıyor. Finlandiya, Norveç ve Danimarka gibi diğer kuzey Avrupa ülkelerinde de kutlanan Midsommar İsveç için ise özel bir anlam taşıyor. İsveç’te 6 Haziran yerine Midsommar Gecesinin ülkenin ulusal bayramı olarak kabul edilmesi teklifleri söz konusu.

Continue Reading

Danimarka

İki akraba Viking askeri bin yıl sonra yeniden bir arada

Published

on

By

Bin yıldır ayrı olan aynı aileye mensup iki Viking savaşçısının kalıntıları, DNA analizlerinin ardından akraba olmalarının anlaşılması üzerine Danimarka Ulusal Müzesi’nde yeniden bir araya geldi.

Vikinglerden biri, 11’inci yüzyılda 20’li yaşlarında İngiltere’de başından aldığı darbe nedeniyle hayatını kaybetti ve Oxford’da bir toplu mezara gömüldü. Diğeri ise 50’li yaşlarında Danimarka’da öldü, iskeletinde savaşlarda görev aldığını gösteren yara izleri vardı. Danimarka’da gömüldü.

Vikinglerin Avrupa’daki hareketlerinin gün yüzüne çıkarılması amacıyla Kuzey Denizi’nin iki yakasındaki arkeologlar tarafından 8’inci yüzyıldan 12’inci yüzyıla kadarki dönemi kapsayan DNA haritalandırması, iki savaşçının akrabalık bağını tesadüfen ortaya çıkardı.

Danimarka Ulusal Müzesi’nden arkeolog Jeanette Varberg, “Bu büyük bir keşif çünkü artık Avrupa’daki hareketlerini ve zamanı bir aile üzerinden takip edebilirsiniz.” diyor.

Varberg’in iki çalışma arkadaşı, Oxford’da sergilendiği müzeden yeni getirilen 20’li yaşlardaki gencin iskeletini bir araya getirmek için hayli zaman harcadı.

İngiltere’deki Oxfordshire Müzesi, 150 parça kemikten oluşan iskeleti, 3 yıl süreyle Danimarka müzesine ödünç vermişti.

Tarihçilere göre kökenleri Danimarkalı olan Vikingler, sekizinci yüzyılın sonlarından itibaren İskoçya ve İngiltere’yi işgal etti.

Üzerinde mutabık kalınan konu; iki Viking’den genç olanının bir baskınında öldürülmüş olabileceği. Ancak toplu mezarda bulunanların, 1002 yılında dönemin İngiltere Kralı II. Ethelred tarafından yayımlanan bir kraliyet kararnamesinin kurbanı olduklarına dair farklı bir teori de var.

Varberg’e göre Kral, İngiltere’deki tüm Danimarkalıların öldürülmesi talimatını vermişti.

İki Viking savaşçısının akraba olduğu teyit edilmiş olsa da aralarındaki yakınlık derecesinin net olarak belirlenmesi mümkün görünmüyor.

Kopenhag Üniversitesi’nden genetik bilimci Eske Willerslev, DNA testlerinin iki savaşçının üvey kardeş amca, yeğen, büyükbaba, torun veya yeğen olabilecekleri sonucuna vardıklarını aktardı.

Görevlilere göre birbiriyle bağlantılı iskeletlere rastlamak nadir görülen bir durum olsa da asillerin arasındaki yakınlık hemen anlaşılıyor.

Varberg, “Aynı dönemde mi yaşadıkları yoksa farklı zamanlarda mı yaşadıklarını kestirebilmek çok zor. Çünkü mezarda kesin tarih verebilecek hiçbir kanıt yok. 50 yıl ileri, 50 yıl geri olacak şekilde bir zaman aralığımız var.” şeklinde konuştu.

İskandinavyalı korsan ve ticaretle uğraşan bir toplum olarak bilinen Vikinglerin 8’inci yüzyıl ile 12. yüzyıl arasında Avrupa’nın kuzeybatısında birçok yeri ele geçirdikleri biliniyor. Denizcilik alanında oldukça ileri gittikleri belirtiliyor.

Haberin kaynağı için tıklayın.

Continue Reading

Çok Okunanlar

Copyright © İskandinavhaber